Avrupa Birliği (AB) yeni Tüketici Hakları Yönergesi iş sahipleri ve özellikle online alışveriş yapan müşterilerin daha iyi korunabilmesi için bir takım yasal kesinliklerin kazandırılması yoluyla tüketici hakları mevzuatının 21. yüzyıla hazırlanması için tasarlanmış bulunuyor. Ancak AB politika yapıcıları hâlen bu kanun taslağının kapsamı konusunda ihtilâfa düşmüş durumdalar.
Dönüm noktaları:
- 8 Ekim 2008: AB yeni Tüketici Hakları Yönergesi’ne ilişkin teklifleri masaya yatırdı.
- 15 Nisan 2010: Avrupa Komisyonu Avrupa’da tüketici haklarının tamamen uyumlu hâle getirilebilmesi fikrinden vazgeçti.
- 25 Mayıs 2010: İspanya dönem başkanlığı temel haklara dayalı karma uyumu tercih edeceklerini bildirdi.
- 3 Haziran 2010: Avrupa Parlamentosu (AP) İç Pazar ve Tüketici Komitesi (IMCO) yönerge taslağının ilk üç bölümünü tartıştı.
- 24 Haziran 2010: Yönerge taslağının ana başlıkları IMCI komitesinde bir araya getirildi.
- 10 Aralık 2010: Belçika dönem başkanlığı bir tüccarın sözleşmeyi çiğnediği durumlarda tüketiciye tanınan adil olmayan yasal garantiler ve sözleşme şartları gibi ihtilâfa açık kısımları taslaktan çıkardı.
- 24 Ocak 2011: AB üyesi ülkeler Belçika’nın girişimine resmî destek verdiler.
- 1 Şubat 2011: IMCO komitesi güncellenmiş yönergeyi desteklerken Sosyalistler ve Yeşiller metni reddetti.
- 24 Mart 2011: AP Genel Kurulu güncellenmiş metni onayladı ancak nihai tutumun kabulünü ileri bir tarihe erteledi.
- 6-9 Haziran 2011: Genel Kurul’da yönergenin son hâli oylandı.
Politika özeti:
Yeni Tüketici Hakları Yönergesi’ne ilişkin taslak öneriler ilk önce Avrupa Komisyonu tarafından Ekim 2008’de masaya yatırılarak mevcut dört benzer yönerge birleştirilerek birbiriyle tamamen uyumlu bir set oluşturuldu.
Yönerge taslağı iş çevreleriyle tüketici (B2C) arasında imzalanan satış sözleşmelerini ve özellikle sözleşme öncesi bilgi, sevk şartnamesi, uzun mesafe satışları için bekleme süresi, tamir, değiştirme ve garantiler ile yeni satış teknolojileri gibi konuları kapsıyor.
Yeni kanun tüketici haklarının 21. Yüzyıla uyarlanması amacıyla ve özellikle online satışları da ihtiva etmek üzere hazırlandı. Ancak konu giderek daha ayrıntılı bir hâl almaya başladı.
Konu başlıkları:
Brüksel’de AP üyeleri Komisyon’un hazırladığı tüketici hakların korunmasına ilişkin taslak teklifleri inceliyor.
Yeni düzenlemelerle Avrupalı tüketicilerin ve AB üyesi ülkelerde online alım satım yapan firmaların daha iyi korunması hedefleniyor.
Online satışlar ‘çıban başı’
Online satışlarla ilgili şartlar müzakereler sırasında en hararetli tartışmalara sebep oluyor.
Tüketici grupları yönergede köklü değişiklikler yapılmaksızın müzik, video ve yazılım gibi online dijital ürün satın alma hakkının oluşturulması fırsatının kaçırılmış olacağına dikkat ederek bu tür işlemlerin yeterince mevcut mevzuatın kapsamında yer almadığına dikkat çekiyor.
AB Tüketici Grubu Temsilcisi BEUC dijital piyasanın giderek büyümesine karşın tüketici hakları konusunda hâlen bir boşluk olduğuna, “Avrupalıların kurallardan yararlanamadıklarını ya da herhangi bir tersliğin telafi edilmesinin mümkün olmadığına” dikkat çekiyor.
BEUC, Komisyon’un kendisini mevzuatın en kısa sürede kabulünü görmek için tartışmalı konularda taviz vermesinden endişe ediyor.
BEUC Genel Müdürü Ursula Pachl “Komisyon pilotsuz bir uçağa benziyor. Tüketici Hakları Yönergesi’ni artık gündeminde görmek istemiyor” şeklinde konuşuyor.
İptal kuralları anlaşması
AP’ın 24 Mart tarihli genel kurul toplantısında onaylanan kurallarla AB genelinde tüketicilere yurt dışından mal satın aldıklarında bu işlemi iptal etmek için 14 gün süre tanınırken satın alınan malın sevki için 30 gün süre tanınıyor. Aksi hâlde alıcının satışı iptal etme hakkı doğuyor.
Milletvekilleri ayrıca satıcının sevk sırasında meydana gelebilecek hasardan sorumlu olduğuna karar vererek online satış durumunda tüketicilerin neyi kaça satın aldıklarının satıcı tarafından kendilerine açıkça belirtilmesi şartını da getirdileri.
Müşterinin satış işlemi tamamlanmadan önce malın toplam satış fiyatını kabul etmesi de gerekecek.
Oylama sonrasında AP merkez-sağ üyesi ve aynı zamanda raportör Alman Andreas Schwab AB’de online satışın hem satıcı hem de alıcı için yakında daha güvenli ve daha kolay olacağını söyledi.
Schwab “Konsey’in yeni mevzuatın İnternet üzerinden ya da telefonla yapılan satışlarda satış iptal kurallarının standardizasyonu gibi kilit noktalar üzerinde AP ile görüş birliği içinde olmasından memnunluk duydum. İptal kuralları çok önemli. Ancak ortak ve şeffaf kurallar varsa müşteri sınır ötesi alışveriş yaparken kendini güvende hissediyor. Bu şekilde iç piyasada gerçekleştirilecek bütün satın almalar daha güçlü lacak ve beraberinde daha fazla seçenek, rekabet, piyasaya canlılık getirecek. Ayrıca tüketicilere karşı internet üzerinden yapılan şüpheli ve belirsiz satışlarla ilgili sahtecilikle mücadeleye de hız vermiş bulunuyoruz” dedi.
Buna rağmen üye devletlerin söz konusu yaklaşımı kabul edip etmeyecekleri henüz belli değil.
Uyum düzeyi meclisi karıştırdı
Aylardır AP’da süren görüş farkı giderek kendini daha fazla belli ediyor. AB tüketici hakları mevzuatının gidişatının ne olacağı henüz belli değil. Mevzuatın 1 Şubat’da IMCO komitesindeki onaylama sırasında ayrılık yeniden ortaya çıktı.
AP raportörü Schwab Konsey’in yaklaşımını benimsedi.
Diğer milletvekilleri ise henüz olgunlaşmamış sonuçlarla hareket etmenin yanlış olduğunu ileri sürerek her iki taraf için de yararlı ortak bir anlaşma zemininin gerekliliğine dikkat çekiyor.
Fikir ayrılıkları ilk kez geçtiğimiz haziran ayında yeni yönerge tartışmaları sırasında baş gösterdi. Meclis üyeleri. AB ülkelerinde tüketici haklarında ne dereceye kadar uyum sağlanması konusunda uzlaşamadılar.
Tam uyum mu, karışım mı?
AB’nin tamamında tüketici haklarında tam uyum başarılması hedefini ilk kez Avrupa Komisyonu teklif etmişti. İş çevreleri açısından memnunluk uyandıran teklif firmaların birlik içerisinde ticaret yapabilmelerine imkân tanıyordu. Ancak teklif üye ülkeleri AB standartlarına uygun mevzuat içerisinde daha katı kurallar uygulamaya sevk ediyor. Bu durumda teklife karşı çıkanlar karma bir yaklaşıma destek veriyor.
BEUC kendi adına tam uyum için iş çevrelerine ne pahasına olursa olsun eşit oyun alanı yaratacak bir mevzuattan yana tavır alıyor. Schwab taslak yönergenin ötesinde bu yasanın uygulandığı bazı ülkelerde tüketicinin korunması noktasında fedakârlık yapılacağı riski uyarısında bulundu.
BEUC “Tam uyumla bu mevzuat herkese uygun bir yaklaşım olmayacak. Ama bu durum kaçınılmaz. AP bu yönergeyi kurtaracak ve metni tüketici ihtiyacını karşılayacak şekilde değiştirebilecek ikinci merci” açıklamasında bulundu.
Ancak grup “karma uyum” yaklaşımını benimsiyor ve AB genelinde en az düzeyde uyum gözetilmesini ama üye devletlerin istedikleri takdirde daha katı koruma yöntemleri uygulamalarına sıcak bakıyor.
Milletvekilleri ile hükümetlerin kıyasıya rekabeti
Aralık 2010’da Belçika dönem başkanlığı taslak yönergenin en ihtilâflı kısımlarını metinden çıkardığında tüketici gruplarının şiddetli eleştirilerine maruz kalmıştı.
Belçika’nın bu girişimine hükümetler 24 Ocak 2011’de yapılan oylamada destek verdiler.
Avrupa Komisyonu Konsey’in yaklaşımına arka çıktı. Konsey Başkan Yardımcısı Viviane Reding bunun çok önemli bir adım olduğuna dikkat çekti.
24 Mart’ta AP Tüketici Hakları Yönergesi’ni hazırlamakla görevli Alman üye Scwab’ın tutumuna destek verdi.
Schwab ez az düzeyde karma uyuma destek verirken KOBİ’ler gibi tüketicilerin en fazla yarar sağlayabilecekleri en üst düzeyde uyumdan yana tavır aldı.
Nitekim AP, İngiliz üye Malcolm Harbour başkanlığındaki İç Pazar ve Tüketici İlişkileri Komitesi bilgi gerektiren alanlarda, sevkiyatların son günü ve mesafelere ilişkin süreler, yerleşke dışı satışlar gibi konularda KOBİ’lere yasal belirginlik ve şeffaflık hakkı uygulanmasını kararlaştırdı. Üye devletler diğer konularda serbest bırakıldı.
Schwab’ın Tüketici Hakları Yönergesi’nde uzlaşmaya gittiği noktalarda AP üyeleri genel kurulda destek verildi. Ancak hükümetlerin uyum konusunda taviz kazanmaları bekleniyor.
IMCO komite üyeleri taslak mevzuatı ikince kez gözden geçirmeye hazırlanıyor.
Politika yapıcılar yönergenin nihai oylamasının mayıs veya hazirandaki AP genel kurulunda yapılması önerisinde bulunuyor.
Nihai metnin hem AP hem de Konsey’e üye ülkeler tarafından onaylanması bekleniyor.
Taraflar:
AB Adalet Komiseri Reding “Tüketici Hakları Yönergesi hem tüketici hem de iş çevrelerine elle tutulur faydalar sağlayacaktır.
“Uygulamadaki kurallar parçalı, vatandaşları ve iş çevrelerini tek pazarın bütün avantajlarından yararlanmaktan alıkoyuyor. Tasarı gizli ücretlendirme ve maliyetlerden arındırılması nedeniyle tüketiciyi daha iyi koruyacak. Tüketiciler AB genelinde 14 günlük bekleme süresinden de yararlanabilecekler. Meclis’te yapılan değişiklikler ve Konsey’in genel yaklaşımı nihai anlaşma için iyi bir başlangıç noktası. Raportör Schwab ve Diana Wallis kanun tasarısını dengeli bir hâle getirmekte oldukça başarılılar. Birlikte çalışarak bunu en kısa sürede başarıya ulaştırabileceğimize inanıyorum” dedi.
Fransız liberal AP üyesi Robert Rochefort yeni kuralların elektronik ortamda alışverişi daha güvenli duruma getireceğini söyledi. “İnternet üzerinden yapılan satışların şu an toplam satışların yüzde 10’una karşın gelmesine ve giderek artmasına bakılırsa daha iyi düzenleme için güven inşa etmek ve ortak pazarımızı canlandırmak için farklı ulusal kuralların uyumlu hâle getirilmesinin artık vakti gelmiştir. Metnin onaylanmasıyla emvcut kuralları basitleştirmiş, iş yerlerine sınır ötesi satış işlemlerini devam ettirmelerini cesaretlendirmiş ve tüketici koruma kurallarının e-ticaret gelişimine uyarlanmasını teşvik etmiş olacağız” dedi.
Alman AP üyesi ve IMCO üyesi Jürgen Creutzmann “Liberal Demokratlar her şeye rağmen metnin daha da geliştirilmesi için yürütülecek görüşmeler sırasında bazı değişiklikler yapılmasında ısrarcılar. Yönerge iş sahiplerine her türlü satış sırasında tüketiciye sözleşme öncesi kapsamlı bilgi temin edilmesi yükümlüğünü getiriyor. Bu küçük işletmeler için sorun arz ediyor ve bu yönerge çerçevesinde düzenlenmemesi gerekiyor çünkü yönerge esases uzaktan satışı kapsıyor. Teklif internet üzerinden satış yapan bütün iş sahiplerini, üye ülkeleri, tüketici korumaya ilişkin yerel yasaları ve ürünleri kapsıyor ve küçük iş sahiplerini mahvetme riskini taşıyor”dedi.
AB perakendeciler grubu EuroCommerce Meclis’teki oylamanın “felâket” olduğunu belirterek sınır ötesi e-ticaretin önüne daha çok engeller çıkaracağını ileri sürdü.
EuroCommerce’in iddialarına göre, iki yıldan fazla süren görüşmeler sonrasında AP online sınır ötesi satışları artıracak zemin sağlamak konusunda başarılı olamadı ama sadece sınır ötesi satışlar için değil aynı zamanda iç piyasadaki şatış şirketleri için daha fazla engel yarattı. İş çevrelerinin küresel pazarda rekabeti artırmak için yardıma ihtiyaçları var ama Meclis mevcut soruna çözüm önerisinde henüz bulunabilmiş değil. Tam tersine, AP iş çevrelerinin önüne daha fazla engel çıkarıyor özellikle KOBİ’ler sınır ötesi satışlarda sıkıntı yaşıyor.
EuroCommerce Genel Sekreteri Xavier Durieu “En az uyum ile tam uyumun bir karması iç pazara güven telkin etmeyecek, yasal parçalanma daha da arttı, daha fazla engelin ve ek maliyetin ortaya çıktığı görüldü. Dolayısıyla iş sahiplerinin Avrupa’da iş yapması engellenmiş oluyor özellikle e-ticaret konusunda…” şeklinde konuştu.
EuroCommerce Konsey, Komisyon ve AP’a üçlü görüşmelerde hem tüketicilere hem de iş sahiplerine daha açık ve daha öngörülebilir yesal çerçevesi içerisinde tüketicinin korunması, iş çevrelerine gerçek fırsatlar sunmak, tüketicilere katma değer getirecek daha dengeli kurallar için çaba harcamalarını salık verdi.
EuroCommerce, iç piyasanın daha da parçalı hâle getirilmesinin önüne geçirilmesi gerektiği uyarısında bulundu.
"[March’s plenary] vote shows that members of the European Parliament have lost sight of one of the key objectives of the on the Consumer Rights Directive, which was to cut legal costs for businesses wishing to sell cross-border," said Arnaldo Abruzzini, secretary-general of Eurochambres.
Eurochambers Genel Sektreteri Arnaldo Abruzzini ise “Marttaki genel kurul oylaması AP üyelerinin tarafsızlıklarını kaybettikleri konulardan biri Tüketici Hakları Yönergesidir. Yönetim ve finansman açısından yük oldukça ağır özellikle küçük işletmeler için” şeklinde konuştu.
En alt düzeyde uyum üye devletleri bazı konularda serbest bıraktığını kaydeden Abruzzini Avrupa Komisyonu etki değerlendirmesine göre 27 parçalı yasal çerçevenin uyarlanması için €70,000 gerekiyor.
Eurochamber Konsey’in görüşmelerde daha akıllı bir yaklaşım belirleyeceğini ve meclisteki oylamanda daha az kesintiye uğrayacağını ümit ediyor.
Avrupa e-ticaret ve mektupla sipariş birliği EMOTA meclisin mart genel kurulunda üzerinde anlaşmaya varılan değişiklikler nedeniyle son derece endişeli.
EMOTA yayımladıkları yazılı açıklamada “Avrupa Komisyonu’nun ilk hedefi gerçek bir iş-müşteri iç piyasasını oluşturmak, tüketicinin en üst düzeyde korunması ve iş çevrelerinin rekabete devam edebilmesi arasında sağlıklı bir denge oluşturmak olduğuna dikkat çekti. Kuruluş sınır ötesi online veya posta yoluyla satışların tam uyumun önündeki çok parçalı yasal uygulamaların kaldırılması yoluyla Komisyon tarafından teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
EMOTA Genel Sekreteri Sussanne Czech “Meclis oylaması sonrasındaki metin Komisyon’un değerli hedeflerine ulaşılabilmesi için izlenmesi gereken yol değil. Bu metin neredeyse sınır ötesi satış yapan iş sahiplerinin cep telefonu, hazır giyim ve diğer ürünleri ücretsiz vermelerini ister gibi. Bu kabul edilemez” dedi.
Uzaktan satış ve ticaret sektörünün Avrupa’da ekonomik büyüme hızını artırmak için bir çıkış yolu olarak göründüğü bir sırada EMOTA Meclis ve Konsey’in daha fazla büyüme, rekabet, seçim ve yüksek kalite için çaba sarfetmeleri gerektiğini belirterek ancak bunun yerine giderek cazibesini kaybeden iş modelleri sunulduğunu ileri sürdü.
Czech “Metnin bu hâliyle yasalaşmasının, maliyet her iki taraf için de artması, yasal belirsizlik ve sektörde rekabetin riske atılması anlamına geleceğini” söyledi.
EMOTA üye ülkelere, AP’a ve Komisyon’a bundan sonraki görüşmelerde ilk hedeflere daha iyi odaklanmaları önerisinde bulundu.
Avrupa iş örgütleri AP genel kurul toplantısında tüketici haklarının tam uyumunun korunması önerisinde bulunarak IMCO ve yasal ilişkiler komitesinin Komisyon’un başlangıçtaki planını riske attığı ileri sürdü.
Yayımlanan ortak bildiride BusinessEurope, Eurochambers ve KOBİ’lerin temsilcisi UEAPME milletvekillerinden tam uyuma odaklanmalarını istedi.
Yayımlanan belgede “Komisyon’un da teklif ettiği gibi sınır ötesi satışlarda tam uyumyasal belirsizlikleri gidermek için en iyi yol” denildi.
Üç kuruluş da satış sözleşmelerinin, adil olmayan sözleşme şartlarının Konsey tarafından önerildiği üzere silinmesine destek vererek ilgili maddelerin iç pazardaki parçalı yasal mevzuatın giderilmesi teklifiyle ihtilâf halinde olduklarını kaydettiler.
Dahası iş örgütleri yerleşke içinde yapılan sözleşmelerle ilgili bilgilerin eklenmesi çağırısında bulunarak yerleşke dışı satış sözleşmeler için satıcı ziyaretçilerinin engellenmesi talebinde bulundular ve bu durumun ek maliyete sebep olacağına dikkat çektiler.
BEUC Tüketici Hakları Yönergesi’nde verilen tavizlere yönelik kararın komite tarafından desteklendiğini, Konsey’le görüşmelerin mevcut metindeki pürüzleri gidermek için bir fırsat olduğunu kaydetti.
BEUC ayrıca adil olmayan sözleşme şartlarının da metinden çıkarılması talebinde bulunuyor ve bu durumun tüketicinin korunmasını engellediği gibi iş sahiplerine de herhangi bir fayda getirmediğine dikkat çekiyor.
BEUC başlangıçta ücretsizmiş gibi görünen hizmet için daha sonra ücret talep edilmesinin önüne geçmek için teklif edilen tedbirlerin güçlendirilmesi gerektiğini ileri sürüyor.
Yerleşke dışı satış kurallarında çok fazla boşluk bulunduğunu ileri süren BEUC Genel Müdürü Monique Goyens “Eğer Haklar Yönergesi’nin Avrupa’ya gerçekten hizmet etmesini istiyorsak, yasa yapıcıların bu son aşamada tüketicileri kesinlikle ait oldukları yere koymaları ve iç piyasayı onların idaresine bırakmaları gerekmektedir. AB’li kanun koyuculara saygı duyuyoruz ve tüketici haklarının istismarını önleyecek şekilde onlarla ortak çalışmalara imza atmak istiyoruz ancak kendileri mevzuata isim kazandırma peşindeler. AP’a Konsey’le bundan sonraki görüşmelerde bu yönergeye katkıda bulunacak olumlu davranışlar sergilemesini salık veriyoruz. Kredi kartına taksit ve makul fiyat uygulaması gibi kurallarla tüketici için katma değer üretilmesini istiyoruz” dedi.
“Which?” örgütü başkanı Peter Vicary-Smith “yönerge İngiliz tüketiciye birtakım yararlar sağlamakla birlikte mevcut faydalardan bir kısmını ortadan kaldırıyor. İngiltere’de düzenleyicilerin eli kolu bağlı ve sundukları tüketici koruma seçeneklerini Brüksel sınırlıyor” dedi.
Yazılım sektörü ise marttaki genel kurul oylamasının kendileri için düş kırıklığı olduğunu belirterek AP’ın Dijital Tek Pazar’da tüketici haklarını göz ardı ettiğini ileri sürdü.
The decision taken to apply protection intended for tangible goods to software and other digital services could have the unintended consequence of weakening consumer protections for digital services while
AP’daki oylamada söz konusu kuralların yazılım sektörü için de aynı şekilde uygulanması talep edildi.
Yazılım sektörü Avrupa’da kurumların tüketicilerin karşılaştıkları sıkıntıları tamamen anlayabilmeleri için uygun ve etkili tüketici koruma mevzuatına yeniden odaklanmak zorunda olduklarına dikkat çekti.







