Avrupa Komisyonu, 20 Temmuz 2011 tarihinde, 2007–2013 döneminde yürütülen ve 50,5 milyar Euro’luk bütçeye sahip olan Yedinci Çerçeve Programı altında, 7 Milyar Euro değerinde bir bütçe ile 2012 yılı için proje çağrılarını başlattı.
Çokuluslu araştırma ve teknoloji geliştirme projelerini destekleyen Yedinci Çerçeve Programı’na AB üyesi devletleri ile eşit koşullarda katılan Türkiye de bu çağrılara proje sunabiliyor. Böylelikle, Temmuz ayında yapılan çağrılar, Türkiye’de hazırlanan nitelikli projelerin sayısının artmasına ve özellikle KOBİ’lerin bilimsel projelerinde daha fazla mali kaynağa erişmelerine katkı sağlamakta.
Söz konusu çağrılar altında, KOBİ’lerin sunacakları projeler için yaklaşık 1 milyar Euro tahsis edilmiş olması Türk şirketleri için de büyük bir imkân.
Yedinci Çerçeve Programı’nda açıklanan yeni projeler
i) Sağlık
Yedinci Çerçeve Programı kapsamında 2012 yılı için yapılan çağrıların 656 milyon Euro’su sağlık projelerine ayrıldı. Sağlık için ayrılan bütçenin 220 milyon Euro’su ve ayrıca Bilgi ve İletişim Teknolojileri için ayrılan 1,3 milyar Euro’luk bütçenin 240 milyon Euro’su ile yaşlanan Avrupa nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak projelere destek veriliyor. Bilindiği üzere, AB’nin yaşlı nüfusa sahip olması, daha az maliyetli sağlık hizmetlerinin ve yaşlıların bağımsız yaşamalarını sağlayacak koşulların geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Bilgi ve iletişim teknolojileriyle de, yaşlıların özellikle iş dünyasında daha uzun süre kalmalarının sağlanması amaçlanıyor. Sağlık için ayrılan bütçenin diğer kısmı ile örneğin kliniğe ve organ nakline yönelik araştırmaların yürütülmesine destek veriliyor.
ii) Bilgi ve İletişim Teknolojileri
Bilgi ve iletişim teknolojileri için, sağlık dışında ayrılan bütçenin diğer kısmı güvenli internet ağı ve hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik altyapı, nanoteknoloji, fotonik teknolojiler ve dijital içerikli teknoloji gibi alanlarda yürütülecek araştırmalara tahsis ediliyor.
iii) Çevre
Çevre ile ilgili araştırmalar için 265 milyon Euro ayrıldı. Bu kapsamda, özellikle iklim değişikliği ile mücadele etmek, vatandaşların çevresel afetlerden korunması, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kaynak verimliliğinin geliştirilmesine yönelik araştırmalar yürütülüyor. Gıda, tarım, balıkçılık ve biyoteknoloji alanlarına ayrılan 307 milyon Euro tutarındaki bir bütçe ile de biyolojik kaynakların sürdürülebilir üretimini ve yönetimini geliştirmek için özellikle tohumculuk, verimli sulamacılık, balık hastalıkları, genetiği değiştirilmiş organizmalar, endüstriyel biyoteknoloji gibi birçok alanla yürütülecek araştırmalar destekleniyor.
iv) Ulaştırma
Ulaştırma alnında ise, 313 milyon Euro’luk bir bütçe ile daha temiz, daha güvenli ve daha etkin ulaştırma sistemlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda özellikle “Green Cars Initiatives” ile çevre dostu elektrikli araçların üretimine önem veriliyor. Çağrı teklifleri, havayolu, demiryolu ve ulaştırma alanlarını da kapsıyor. Ulaştırma alanında yapılan çağrılar arasında dikkat çeken diğer bir husus da, özellikle Asya bölgesi ile uluslararası işbirliğinin öne çıkması. Avrupa Komisyonu ayrıca nanoteknoloji alanında yürütülen araştırmalar için 448 milyon Euro’luk mali destek sağlayacak. Bu fonun özellikle çevreci arabaların, enerji tasarruflu binaların ve akıllı fabrikaların yapımında kullanılması öngörülüyor.
v) Enerji
Enerji alanına ayrılan bütçe ile yenilenebilir enerji kaynaklarının (fotovoltaik, rüzgar, güneş enerjisi, okyanus) ve akıllı enerji ağlarının geliştirilmesine öncelik tanınıyor. Karbondioksitin yakalanmasına ve toplanmasına yönelik AR-GE çalışmalarının desteklenmesi de öncelikler arasında yer alıyor.
vi) Uzay
Uzay alanında yapılan çağrılar için 84 milyon Euro’luk bir bütçe ayrıldı. Bu kapsamdaki uzay politikasının gelişmesine yönelik, özellikle sınır güvenliği acil durum yönetiminin yanı sıra uzay, bilim ve teknolojilerinin güçlendirilmesine yönelik projelere de ağırlık verildi.
vii) Güvenlik
Temmuz 2011’de güvenlik alanında açıklanan projeler için 241,7 milyon Euro tahsis edildi. Bununla, vatandaşların terör, organize suçlar ve doğal afetlerden korunmalarını güçlendirecek projelere önem veriliyor. Ayrıca güvenlik sistemleri entegrasyonu ve birlikte işlerlik, kriz yönetimi ve sonrasında güvenliğin yeniden oluşturulmasını sağlayacak projelere de destek verilmesi öngörülüyor.
viii) Sosyo – ekonomik ve beşeri bilimler
Sosyo – ekonomik ve beşeri bilimlerde geniş bir alanda toplum sorunlarını araştırmak üzere yaklaşık 90 milyon Euro’luk bir bütçe ayrılmış bulunuyor. Araştırma konuları arasında eğitim sistemleri, AB’nin parasal birliği, istihdam ve iş piyasaları, yaşlılık, iklim değişikliği, enerji güvenliği, AB’nin genişleme politikası, AB vatandaşlığı ve insan hakları gibi birçok konu yer alıyor. Dünyadaki son gelişmeler dikkate alınarak, Arap dünyasındaki siyasi ve sosyal değişimlere ilişkin araştırmaların yürütülmesine de önem veriliyor.
Türkiye’nin, 2012 yılı için yapılan çağrılara projeler sunmasıyla Yedinci Çerçeve Programı’na katılımını artırmak suretiyle bilim ve teknoloji alanlarında uluslar rası işbirliğini daha da güçlendirme imkânı olacak. Böylelikle, başta KOBİ’ler olmak üzere, Türk sanayisinin rekabet gücünün artırılması ve yeni pazarlara erişim fırsatlarının yakalanması sağlanacak. Yedinci Çerçeve Programı altında oluşan uluslararası işbirliği sayesinde, ayrıca Türkiye’nin bilgi transferinden faydalanması imkânı da doğacak. Sonuç itibariyle, AB ile müzakere sürecinde bulunan Türkiye’nin, Çerçeve Programları’na katılımıyla, Avrupa Araştırma Alanı’na entegrasyon sürecini hızlandırma imkanı da yaratılmış oluyor.
Yedinci Çerçeve Programı’nda hakem olarak yer almak
AB Çerçeve Programları’na bir proje kapsamında katılım dışında Avrupa Komisyonu’na sunulan projeleri değerlendirmek üzere hakem olarak katılmak da mümkün. Hakem olabilmek için öncelikle Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan uzmanlar veritabanına- Uzman Yönetim Modülü’ne (Expert Managment Modul) – kayıtlı olunması gerekiyor. Avrupa Komisyonu’nun, veritabanından hakem seçerken dikkate aldığı nitelikler arasında adayın bilimsel yayınları, iş deneyimleri ve çalışmaları, proje teklifinin konusuyla ilgili araştırma deneyimleri, araştırma ve teknoloji geliştirmeye yönelik projelerdeki deneyimleri ve İngilizce diline hâkimiyet yer alıyor.
Türkiye’deki uzmanların ve akademisyenlerin Yedinci Çerçeve Programı’na hakem olarak katılmaları, ilgili uzmanlara proje sürecini farklı bir açıdan gözlemleme imkânı sunuyor. Ayrıca bu, bir projenin Avrupa Komisyonu tarafından nasıl değerlendirildiği ve yürütüldüğü konusunda deneyim elde edilmesi için büyük bir fırsat teşkil ediyor. Hakemlik deneyimlerinin, ileride projede sunulması halinde başarı oranını ve Türkiye’nin Çerçeve Programları’na katılımını artırmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Sekizinci Çerçeve Programı’na doğru
Türkiye çapında, Yedinci Çerçeve Programı kapsamında yeni çağrılara başvuru teşvik edilirken, 2014 – 2020 döneminde yürütülecek Sekizinci Çerçeve Programı için hazırlık çalışmalarına da başlandı. Bu bağlamda, Türkiye’nin Sekizinci Çerçeve Programı’na ilişkin temel görüşü hazırlanıp Avrupa Komisyonu’na Aralık 2010’da iletildi.
Bu temel görüşte, AB’nin desteklediği araştırma programları ( Çerçeve Programları, Rekabet Edebilirlik ve Yenilik Programı, Yapısal Fonlar ve Uyum Fonları) ile bölgesel ve ulusal kapsamda yürütülen araştırma programları arasındaki işbirliğinin artırılması ve bütünlüğünün sağlanması gerektiği hususu vurgulandı. Ayrıca, TÜBİTAK’ın Avrupa Komisyonu’na gönderdiği “ ulusal görüşte” proje ortaklarının ve projenin uygulanacağı yerin seçiminde coğrafi çeşitliliğin geniş tutulmasına özen gösterilmesi ve proje değerlendirme sürecinde coğrafi alanın da kriter olarak yer alması ilkesi ortaya kondu.
Ulusal görüşte, sanayinin projelere katılımının artırılması gerektiği belirtildi. Buna göre, Çerçeve Programı kapsamında yürütülen araştırma ve projelerin sanayinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla pazara dönük nitelikte olması gerektiğinin ve ayrıca KOBİ’lerin Çerçeve Programı’na proje sunmaları için daha çok teşvik verilmesinin uygun olacağının altı çizildi. Sanayi sektörü ve şirketlerin üniversiteler ile işbirliğini artırılmasının büyük önem teşkil ettiği de vurgulandı. Bu görüşün ortaya çıkmasına neden olan faktörlerden biri, Altıncı Çerçeve Programı kapsamında, Avrupa Komisyonu’nun desteklemiş olduğu Türk ortaklı projeler içerisinde üniversitelerin yüze 54 oranıyla en fazla kabul alanlar arasında bulunması, KOBİ’ler açısında ise bu oranın yüze 17 ile sınırlı kalmış olmasıydı.
Görüşte ayrıca bilim, araştırma ve yenilikçiliğin teşvik edilmesinin ancak uygun sanayi, eğitim ve uyum politikalarıyla ve araştırma yapılarının geliştirilmesiyle sağlanacağı vurgulandı. Bu bağlamda, eğitim alanında, örneğin Maria Curie Destek Programı ile başta doktora öğrencileri olmak üzere araştırmacıların dolaşımını sağlamasıyla kariyerlerini geliştirmeleri ve bilgi transferinden faydalanmaları için bu kişilere bilimsel seyahat için verilen vize (scientific visa) uygulaması önerildi.
Avrupa Komisyonu’nun, 2011 yılındaki AB araştırma ve yenilikçilik fonları üzerine yürüttüğü açık danışma sürecinde de elde ettiği bilgiler doğrultusunda, ulusal görüşleri değerlendirerek, Kasım 2011’in sonuna kadar Sekizinci Çerçeve Programı’na ilişkin bir teklif sunması bekleniyor.
İlgili bağlantılar
Yeni yapılan proje çağrıları (TÜBİTAK)
Yeni yapılan proje çağrıları (Avrupa Komisyonu): http://ec.europa.eu/research/participants/portal/page/fp7_calls
Yedinci Çerçeve Programı kapsamında hakemlik kaydı
http://cordis.europa.eu/emmfp7/index.cfm
Hakemlikle ilgili detaylı bilgiler
http://cordis.europa.eu/emmfp7/index.cfm?fuseaction=wel.faq
http://fp7.org.tr/home.do?ot=1&sid=3745
TÜBİTAK tarafından Avrupa Komisyonu’na iletilen ulusal görüş
http://www.fp7.org.tr/tubitak_content_files//305/turkeys_Position_Paper_towards_FP8.pdf









