Yazı:Işıl Kırbay
Fotoğraf: Hatice Deniz – Semra Dursun
Saat 14.00 ile 16.00 arasında yapılan ilk panelde Sakatlar Federasyonu Başkanı Cemal Mardan, Görülmeyen Gazete Yazı İşleri Müdürü F.Mehmet Moray, Omurilik Felçliler Derneği Başkanı Ramazan Baş, Posta Gazetesi Yazarı Yavuz Kocaömer ve Türkiye Gazeteciler Derneği Başkan vekili ve panel moderatörü Turgay Olcayto yer aldı.
Tüm panelistlere 15 dakika verilen panelde ilk konuşmayı F.Mehmet Oray gerçekleştirdi. İletişimin ülkemizde bireyselciliğe yöneldiğini söyleyen Oray sözlerine şöyle devam etti; “Değerli katılımcılar, hiç kimse bizim üzerimizden getirim elde etmesin ki buna medyada dâhil. İnsan haklarını, demokrasiyi devam ettirmek istiyorsak önce bireyi sakat, engelli, sağlam diye ayırarak değil bireyi birey olarak kabul etmeliyiz. Onun engelini kendisinin ve bizim dışımızdaki şeylerin yarattığını, başarılı işler yapabileceğine inanmalıyız.”
Panelin diğer konuşmacısı Ramazan Baş, ülkemizde engellileri basında acitasyona dâhil ettiklerini söyledi. Konuşması sırasında söylediklerini belgelercesine, çeşitli haber kanallarındaki spikerlerin haber sunuşlarını dinleten Baş, medyada çok sayıda yanlış yorumlamaların yapıldığını söyledi. Medyanın kamuoyu üzerinde çok büyük etkisinin olduğunu söyleyen Omurilik Felçliler Derneği Başkanı Ramazan Baş her iki tarafında dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Panelde en renkli dakikaları Sakatlar Federasyonu Başkanı Cemal Mardan yaşattı. Hem uyaran hem de esprili bir dille engellilerin halkın gözünde 2.sınıf insan muamelesi görmesinde en büyük payın medyaya düştüğünü söyleyen Mardan, aslında bu görüşün çok eskilere, Yeşilçam filmlerine dayandığını, filmlerin aşklarda bir taraf engelli olduktan sonra terk edilişini anlattığını ve izleyenlerinde bunlardan etkilendiğini ve bunları öğrendiğini söyledi. Hayatında büyük başarılara imza atan Mardan, “Engelli ya da özürlü olmam hiçbir şeyi değiştirmez. En yüksek koltuğa da oturabilirim, en güzel kızla da evlenebilirim. Özürlü ile özürsüz arasındaki tek fark yaşam biçimleridir,’’ diyerek büyük alkış topladı.
Panelin son konuşmacısı Posta Gazetesi Yazarı Yavuz Kocaömer’di. Çok uzun zaman engellilerle vakit geçirdiğini söyleyen Kocaömer, engelliler hakkında çıkan haberlerin başlıklarını ve halkın bakış açısını eleştirdi. Eğitimsizlik ve öğretilenler sonucunda oluşan engellilere bakış açısından rahatsızlık duyduklarını, devletinde bu
konuda ön ayak olması gerektiğini söyledi. Kocaömer ’’Pek çok yardım toplanıyor ancak bunların denetlenmesi gerek,’’ dedi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 3’üncüsünü düzenlediği Babıâli Şenlikleri’nde bu yıl iletişim fakültesi öğrencileri “’Geleceğin Gazetecileri Konuşuyor’’ adlı panelle sorunlarını dile getirdi.
Bahçeşehir Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi iletişim fakültesi öğrencilerinden oluşan “Geleceğin Gazetecileri Konuşuyor’’ adlı panelin ana konusunu fakültelerin iletişim öğrencilerine staj imkânı sunmaması ve işsizlik oldu.
Öğrenciler okullarındaki eğitimden, staj yaparken yaşadıkları zorluklardan ve gelecekteki gazeteciliğe bakışlarını anlattılar. Kimi öğrenciler geleceğe umutla bakarken, kimi gazeteciliğin tutkulu bir meslek olduğundan bahsetti.
Panelde konuşan Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Oğuz Kuş, “Popüler medya bizi kendi istediği haberlerin tutsağı yapıyor. Biz bugün onların bize sunduklarının dışına çıkamıyoruz. Gazete ve televizyonlarda Anadolu’dan haberlere yer verilmiyor, Anadolu insanı ve yaşamı gazete sayfalarında, televizyon haberlerinde yer almıyor,” dedi.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi adına konuşan diğer bir konuşmacı ise, Hatice Deniz’di. Deniz, konuşmasında 12 Eylül sonrası medyanın gitgide magazinleştiğini ve bu yolla insanların apolitize edildiğini söyledi.
Programın moderatörlüğünü Gazeteci Gökmen Karadağ yaptı. Geleceğin gazetecileri dörder dakikalık yaptıkları konuşmalarıyla biraz sitemkâr, biraz mutluydular.







