Yazı: Şerife Türk (MİHA)
Akbank Sanat 2010 – 2011 sergi sezonunu 18 Eylül’de “İstanbul’un Ritmi” isimli sergisiyle açtı. Akbank Caz Festivali’nin 20. yılı, müziğin vazgeçilmez unusurları olan ses ve ritmin başrolde yer aldığı bir sergiyle kutlanıyor. Akbank Sanat, “İstanbul’un Ritmi” için kapılarını 30 Ekim 2010 tarihine kadar açık tutacak.
Işık , ses, ritim ve hareketten oluşan çalışmalarını sergilemek üzere, bir grup uluslararası çağdaş sanatçı, küratör Gisela Winkelhofer tarafından bu projeye davet edildi. Sergide; Angela Bulloch, Tony Oursler, Julian Opie, Stephan Reusse, Peter Kogler ve Elisabeth Wallner’in aralarında bulunduğu toplam 6 sanatçının eserleri sanat severlerle buluşuyor.
Eserlerinin birçoğunda biyogeribildirim sistemlerinden yararlanan sanatçı Angela Bulloch sergi kapsamında Progression of 8 Perverted Pixels - 8 Sapkın Pikselin İlerleyişi’ni sunarken; insanlar ve kitle iletişim sistemleri arasındaki ilişkiyi mizah, ironi ve yaratıcılıkla ele alan Tony Oursler, İstanbul için yeni ve özgün bir çalışma hazırlıyor. Oursler, Düğüm isimli eseri ile parayı konuştuyor; Marlboro American Spirit, Parliament Marlboro Camel isimli eseriyle de projeksiyonla sigaraların tükenişini gösteriyor.
Sergide ayrıca Julian Opie’in son bilgisayar filmi Rod ve Verity Yürürken (Rod and Verity Walking), Peter Kogler’ın bilgisayarda tasarlanmış deseni Karıncalar, Elisabeth Wallner’in özne ve nesne arasındaki metamorfik ilişki ve değişimleri incelediği Metamorfoz (Metamorphosis) ve Stephan Reusse’nin son lazer çalışması Dominique yer alıyor.
İstanbul’un Ritmi’ni görmek, duyamak isteyen sanat severler sergiyi Pazar, Pazartesi ve resmi tatil günleri hariç 10.30 - 19.30 saatleri arasında gezebilme fırsatı bulabilecekler.
Tony Oursler kimdir?
1957 doğumlu New Yorklu video sanatçısı Tony Oursler’in video, enstalasyon ve performans gibi alanları içeren işleri; Walker Art Center, Minneapolis, Documenta VIII, IX, Kassel, New York, Whitney Museum of American Art, Paris, Pittsburgh, Munster, Cologne, Washington, The Tate, Liverpool gibi yerlerde sergilenmiştir. İlk dönem işlerinde sound tracks, painted sets, stop-action animation ve optical special effects’i bir araya getiren sanatçı Constance DeJong, Tony Conrad, David Bowie, Kim Gordon, Sonic Youth, Joe Gibbons, Rem Koolhaas and Stephen Vitiello gibi isimlerle ortak çalışmalar yapmıştır.
Peter Kogler kimdir?
1959 yılında Innsbruck/Avusturya’da doğan sanatçı Viyana Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğrenim gördü. Eserleri 46. Venedik Bienali, Documenta X- Kassel (1997), Expo- Hannover (2000), Villa Arson- Nice (2002), Kunstverein- Hannover (2004), Galeri Crone- Berlin (2004) gibi dünyanın birçok ülkesinde sergilendi. Halen Viyana Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde akademisyenlik yapıyor.
2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı görsel sanatlar yönetmenliği tarafından yürütülen “İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor” projesi kapsamında çalışmalarını sürdürüyor.
Angela Bulloch kimdir?
1958 Ontario, Kanada doğumlu sanatçı Londra ve Berlin’de yaşıyor. Eğitimini 1985-1988 yılları arasında Goldsmiths College’de tamamlayan Angela Bulloch, 1997 yılında Turner Prize ödülüne aday gösterildi. Artists’e de dahil olan Bulloch çalışmalarının çoğunda biyogeribildirim sistemlerinden yararlanıyor, ses-video-ışık üçlüsünden oluşan heykel çalışmaları yapıyor.
Julian Opie kimdir?
1958 Londra doğumlu olan sanatçı her gün karşılaştığımız basit objeleri, kendine özgü diliyle evrensel bir dile kavuşturuyor. Opie tüm bu imgeleri geçmişin bir fotoğraf kaydı olmaktan kurtararak gerçek dünyadan arındırıyor ve kendi stiliyle yeniden yorumluyor. Sanatçı; geçmişin fotoğraf kaydından ziyade referans, bellek, algısal tecrübeler ve temsilden oluşan tam bir gerçeklikle ilgileniyor.
Stephan Reusse kimdir?
İkonlar ve bellek görüntüleri, görünenle görünmez olan arasındaki geçişlerle ilgilenen Stephan Reusse’nin çalışmalarında medya teknolojileri büyük rol oynuyor. Termografik kamerayla çektiği doğa ve insan kompozisyonlarıyla dikkat çeken sanatçı son yıllarda ışık-heykel çalışmalarına yöneldi. Lazer enstalasyonlarıyla Paris, Prag, Şangay, Basel gibi metropollerde çeşitli sergilere katılan ve kamusal binalarda çalışmalara imza atan sanatçı, soyut simgeselliklerle insan belleğinde gerçekmiş hissi uyandıran imgeler uyandırıyor. 








