Yazı ve Fotoğraf: Burhan Kaya (MİHA)
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği 3. Babıali Şenliği, 4. gününde de yapılan etkinliklerle devam etti. Etkinlikler, birçok gazeteci ve yazarın katıldığı imza günü ve “Medya Demokrasiye Nasıl Bakıyor?” adlı panelle sürdü.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 30 Eylül-3 Ekim 2010 tarihleri arasında Sultanahmet Parkı’nda düzenlediği 3. Babıali Şenliği’nin 4. gününde birçok yazar ve gazeteci imza günü düzenledi. Emin Karaca, İhsan Yılmaz, Kemal Arslan, İkbal Kaynar, Nazır Şentürk, Osman Şenkul ve Yazgülü Aldoğan’ın düzenlediği imza gününe katılımın az olduğu gözlendi. Göl Kitap Yayıncılığı’nın ve Marmara FM’in şiir ve müzik dinletileri etkinliklere ayrı bir hava kattı.
Babıali Şenliği’nin 4. gününde düzenlenen diğer etkinlik ise, Radikal Gazetesi’nden Altan Öymen’in moderatörlüğünü yaptığı “Medya Demokrasiye Nasıl Bakıyor?” adlı paneldi. Panele Hürriyet Gazetesi’nden Sedat Ergin ve Yeni Şafak Gazetesi’nden Kürşat Bumin konuşmacı olarak katıldı.
Altan Öymen: “Basın özgürlüğü sadece gazete sahiplerinin değildir”
Altan Öymen yaptığı konuşmada, “Basın, demokrasiye kendi açısından bakıyor. Bu konuyu basın hürriyeti olarak görüyorlar. Basın özgürlüğü herkesin özgürlüğüdür. Sadece gazete sahiplerinin değildir. Bu yüzden basın hürriyetini savunmak egoistlik olarak algılanmamalıdır. Bu, demokrasi için şarttır,” dedi.
Sedat Ergin: “Basın iktidarın denetleyicisi olmalıdır”
Sedat Ergin, medyanın demokrasi üzerinde titizlenmesinin bir zorunluluk olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti: “Demokrasinin varlığı medyanın varlığıyla ilgilidir. Basın özgürlüğü açısından iki ayrı durum var. Olumsuz yöneliş olarak basının iktidar yanlısı tavır takınmasını ele alabiliriz. Bu durum sadece AKP ile ilgili değildir. Tüm iktidarlar döneminde bu böyleydi. Basın, iktidarın denetleyicisi olmalıdır. Yani demokrasiyi denetlemelidir. Bir başka olumsuz yöneliş de basın özgürlüğüne olan tahammülsüzlüktür. Demokrasi, birçok farklı düşünceyi bir arada barındırır. Buna tahamül etmek gerekir. Olumlu yöneliş olarak da artık Türk Basını’nda birçok konu tartışılıyor. Örneğin; Kürt Sorunu tartışılıyor. 1990’larda basında ‘Kürt’ kelimesinin kullanılması bile zorken şimdilerde rahatlıkla tartışılıyor. Bence Türk Basını’nda tüm tabular yıkıldı. Ordunun bugün basında tartışılıyor olması da buna en güzel örnektir.
Kürşat Bumin: “İktidar nereye meyil ederse basın da oraya ediyor”
Kürşat Bumin, medyanın demokrasiye bakışını çıkarla ilişkilendirdi. Bumin, “Medya, demokrasiye kandi açısından bakıyor. Bu da kendi çıkarıdır. Geçmişe de günümüze de bakıldığında basının iktidar yanlısı tavır aldığı görünüyor. İktidar nereye meyil ederse basın da oraya ediyor, şeklinde konuştu.
Babıali Şenliği’nin 4. günü Grup Bohem’in konseriyle sona erdi.







