Logo EurActiv.com.tr

8 Mart: Söyleşi-Veli Efendi’de yüksek ökçeler. Bayan Jokey Meral Aybek

Bookmark and Share
Meral Aybek

08.03.2010
Bir 8 Mart Dünya Kadınlar Günü daha geldi; yine kadınların harikuladeliğine yönelik pek çok söz duyacağız, çoğu da erkek egemen dünyadan gelecek. Oysa ki genelin dışına çıkıp sözü Meral Aybek gibi cesur kadınlara vermek, onları dinlemek gerekir. Ayberk erkeklerin egemen olduğu at yarışı dünyasında, Türkiye’de İstanbul Üniversitesi’nin jokeylik bölümünden mezun lisanslı tek bayan jokeyi. 27 yaşındaki Aybek, 2003'te pistlerde yarışma imkânı bulan Hülya Tabakçıoğlu'dan bu yana bu alanda şansını deneyen ilk Türk kadını. Birçok ilke imza atmış olan Meral Aybek ile at biniciliği üzerine bir söyleşi yaptık.MİHA-Ebülfez Demirdaş'ın haberi

MİHA-Ebülfez Demirdaş

Üniversitede jokeylik okuduğunuzu öğrendik.

Ben, Ankara’da büyüdüm. 1983 doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Atçılık Meslek Yüksek Okulu Jokeylik Bölümü mezunuyum. Okulun 2’nci sınıfındayken, aynı zamanda Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nde lisans alabilmek için eğitim aldım. Okuldan mezun olduktan sonra bize jokeylik lisansı verilmiyordu. Bu sebepten hem okulu hem de Apranti Eğitim Merkezi’ndeki eğitimimi aksatmadan devam ettirdim. 2006’dan bu yana da bu mesleği icra etmekteyim.

 Jokey olmaya karar verdiğinizde ailenizden, çevrenizden size destek olan ya da karşı çıkanlar oldu mu?

Ailemde atçılıkla ilgilenen hiç kimse yoktu. Daha doğrusu atçılığı bilen yoktu. Ailem

bu konuya oldukça soğuk yaklaştı, ama çok istediğim bir bölüme girdiğim için bu soğukluk zamanla azaldı. Ama ailem şu anda bile bu işi yapmamı istemiyor. İlk başlarda benim at binebileceğime inanmıyorlardı. Yarışlarımı hala büyük bir şaşkınlıkla izliyorlar. Benim jokey olmamı istemiyorlar, çünkü bir bayanın ne tür zorluklarla karşılaşabileceğini tahmin ediyorlar.”Diğerleri başaramadı sen mi başaracaksın,” diyorlar.

 

Ülkemizde bayan bir jokeyin olması sık rastlanılan bir durum değil. Siz neden jokey olmaya karar verdiniz?

Jokeylik bir meslek, benim de atlara olan ilgimden dolayı istediğim, sevdiğim bir alan olduğu için jokey olmayı istedim. Bu alanda pek fazla bayan olmadığını bile bile bu mesleği seçtim.

 

Türkiye’de bu işlerin zor olduğunu biliyor muydunuz?

Aslında bu kadar zor olduğunu bilmiyordum. Benim için de zor oldu. Ben alaylı olmadım, diğer bir deyişle çekirdekten yetişmedim. Üniversite sınavlarına hazırlandığım dönemlerde İstanbul Üniversitesi’nde Jokeylik Bölümü açıldı. Ben de tek tercih hakkımı bu bölümden yana kullandım ve kazandım. Bu bölümden mezun olduktan sonra kendimi Veli Efendi Hipodromu’nda buldum.

 İstanbul Jokeylik Okulu’ndaki eğitimden bahseder misiniz?

Yeni açılan bir program olduğundan dolayı dersler genelde teorik bilgi üzerineydi. Veterinerlik, anatomi, fizyoloji, atın bakımı ve beslenmesi gibi teorik bilgilerin eğitimini aldık. Pratik bir uygulama söz konusu değildi.

 Bayanların ve erkeklerin jokeylik mesleğinde avantajları veya dezavantajları nelerdir?

Bayanlar atlarla daha iyi ilişkiler içerisindeler. Bu da büyük bir avantaj. Bayanlar atlara daha yumuşak davranıyorlar. Ben yaklaştığım her atın uysallaştığını hissediyorum. Jokeyliğin fiziksel güce dayalı bir iş olduğuna da inanmıyorum. 50 kilo bir erkek jokeyin 5 yüz kilo bir atı kontrol edebilmesinin güçle değil, teknikle alakalı olduğuna inanıyorum.

Bir bayan jokey olarak yaşadığınız zorluklar nelerdir?

Burada tecrübeli erkek jokeyler olduğu için bayanlara pek şans verilmiyor. Kaldı ki bayanlar idmanlarda bile çalışmak için at bulamıyorlar. Erkek jokeylerin bayan jokeylere de yaklaşımının pek hoş olduğunu söyleyemem. Çünkü bu meslekte erkeklerin büyük bir üstünlüğü var. Bu da biz bayan jokeylere psikolojik bir baskı yaratıyor.

Kaç yarışa katıldınız, kazandığınız dereceler var mı?

Profesyonel bir jokey olarak iki yarışa katıldım. İlk yarışımda dereceye giremedim, ikinci yarışıma ise İzmir’de katıldım ve beşinci oldum. Bunların dışında, ülkemizde ilk kez geçen sene bayan jokeylerin katıldığı yarışlar yapıldı. Bu yarışlardan ikisine katıldım. Bir birincilik, bir ikincilik çıkararak dereceye girdim.

Bir bayan için, erkek jokeylerle yarışmak nasıl bir duygu, yarışlar sırasında neler hissettiniz?

Bu çok farklı bir duygu, yaşamadan bilemezsiniz. İlk yarışımda, erkeklerin hepsi profesyonel jokey, onlarca yarış kazanmışlar ve benim onlarla yarışacak olmam tarif edilemez bir duyguydu. Ama yarış esnasında yanınızda olanların bayan mı erkek mi olması çok da önemli değil. Sen sadece atla iletişim halindesin.

 Jokeyliği bir meslek olarak mı görüyorsunuz?

Ben bu işten para kazanıyorum ve hayatımı böyle devam ettiriyorum. Benim atlara olan sevgim çok önceden vardı zaten. Bu sevgi zamanla mesleğe dönüştü. Bir yandan spor yapıyorum, diğer yandan mesleğimi yaparak para kazanıyorum. Çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Başka bir alanda çalışamazdım herhalde.

At sahibi atını gönül rahatlığıyla bir bayan jokeye emanet eder mi?

Bayanların atlara daha yumuşak davranması ve onu daha kolay sakinleştirmesi önemli. At sahipleri de bunu görüyorlar. Ben üç sene önce geldiğimde binmek için at bulamıyordum. Şimdi ise at sahipleri atlarını çok rahat emanet ediyorlar. Bunda tabii biz bayan jokeylerin atları yarışa hazırlama yöntemlerimizin değişik olması, atlara nasıl davranmamız gerektiğini bilmemizin de payı büyük. At sahiplerinin artık bayan jokeylere karşı önyargısı kalmadı. Bu, bizim için çok önemli bir gelişme.

Bayan jokeyler için yarışlar düzenleniyor mu?

Evet, bu sene hem profesyonellerin hem de amatör bayan binicilerin katılabileceği on üç tane yarış düzenlenecek.

 Kaç tane profesyonel bayan jokey var?

 Bu çok acı, ama 3–4 tane profesyonel bayan binici var.  

Bu mesleği ne kadar süre yapmayı düşünüyorsunuz?

Jokey lisansım var benim. Binebildiğim kadar, götürebildiğim kadar götürmeyi düşünüyorum bu mesleği. Aantrenörlük lisansım var. Ve ileride uygun ortam olursa antrenörlük yapmayı da isterim.

Yurtdışında koşmak ister misiniz? Yurtdışındaki yarışları da takip ediyor musunuz?

Evet, yurtdışında koşma hayalim var. Avustralya’ya gitmeyi düşünüyorum, çünkü orada çok fazla kadın jokey var. Bir sene kadar kalıp kendimi geliştirmek istiyorum. Elimden geldiği kadar yurtdışı yarışlarını da takip etmeye çalışıyorum.

Meral Aybek’in bir günü nasıl geçer?
Sabahları idman olduğundan dolayı oldukça erken kalkıyorum. 4. 30 – 5. 00 gibi sahada olmaya gayret gösteriyorum. İdman bittikten sonra eve gidip, kahvaltımı yapıp belirli bir süre istirahata çekilirim. Pek fazla sosyal aktivite içerisinde değilim açıkçası. Günümü koşulları izleyerek geçirmeyi daha çok seviyorum.

Bu alanda ülkemizde kadınlara şans verildiğine inanıyor musunuz?

Hayır, buna inanmıyorum. Bana çok büyük bir şans verilmedi. Ben kendi çabalarımla, yapmış olduğum mücadelemle buraya kadar geldim. Ama şöyle bir şey de var, jokeyliğe meraklı çok fazla bayan da yok. Baktığımızda on tane bile bayan jokey yetişmemiş ülkemizde. Eğitim merkezine baktığımızda, alınan öğrencilerin hepsi erkek. Bunun düzeltilmesi gerekiyor, daha fazla bayan jokey adayı eğitime dâhil edilmeli ve yetiştirilmeli.

Sizce bayan jokeylerin bu alanda daha önemli yerlere gelebilmesi için neler yapması gerekir?

Bayan jokey adayları için duyurular, düzenli ve ses getirecek şekilde yapılmalı. Eğitim merkezine bir kural getirilerek belli bir çoğunlukta bayan aday eğitme zorunluluğu getirilmeli. Yarışlarda bayan binici şartı konulmalı. Kulüplere de burada büyük işler düşüyor. Bayan jokeylere lisans verdikten sonra onu takip edip desteklemeliler.

Bayan jokey adaylara nasıl önerilerde bulunursunuz?

Onlar kendilerini hiçbir zaman bırakmasınlar. Bu tutkuları için mücadele etsinler. Biz bunu başarabileceğimizi gösterdik. Bayanlar güçlü ve istekli olsunlar, başarı zaten gelecektir.

     

    

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics