Haber
İngiltere’de seçim sonrası başlayan hükümet pazarlıklarında, Başbakan Gordon Brown’un İşçi Partisi ile kilit parti konumundaki Liberal Demokratlar (LDP)arasındaki koalisyon görüşmelerinde ilerleme sağlanabilmesi için oynadığı “Kendini feda etme” kumarı tutmadı.
Şimdi 1945'ten sonra ülkede ilk kez koalisyon kuruluyor. Liberaller de 70 yıl sonra ilk kez yeniden iktidar ortağı oluyorlar.
Dün iki parti arasında sürdürülen görüşmeler başarısızlıkla sonuçlandı. Muhafazakar Parti ile LDP hükümet kurma konusunda anlaşınca, Brown dün görevinden istifa etti. Brown’ın istifasını Kraliçe Elizabeth kabul etti.
Downing Street’te Başbakanlık konutunun önünde eşi Sarah ile birlikte basının karşısına çıkan Brown, “Bu ülke için hizmet etmek ve ülkenin geleceği için çalışmak benim için bir ayrıcalık ve onurdu. Yeni başbakana görevinde başarılar diliyorum. Hep İşçi Partiliydim ve hep öyle kalacağım” dedi. Brown’un duygusal konuşmasını, eşi, yetkililer ve yandaşları gözyaşlarıyla dinledi. Brown’un istifa ederek, Muhafazakar Parti lideri David Cameron’un önünü açmayı hedeflediği ifade ediliyor.
Tony Blair hükümetinde 10 yıl Maliye Bakanlığını yürüten ve 2007 yılında Blair’den hem Başbakanlık hem de İşçi Partisi liderliği görevlerini devralan Brown, son üç yıldır bu görevleri yürütüyordu. İstifayla birlikte, 13 yıldır süren İşçi Partisi iktidarı da sona ermiş oldu. Brown, parti liderliğini de bıraktı.
Kraliçe, Brown’un ardından, huzuruna gelen Muhafazakar Parti lideri David Cameron’a başbakanlık ve hükümeti kurma görevini verdi. Eşi Samantha ile birlikte Downing Street’teki Başbakanlık konutuna gelen Cameron, Liberal Demokratlar’la koalisyon hükümeti oluşturmayı amaçladıklarını belirtti ve “Bunun ülkenin ihtiyacı olan güçlü ve istikrarlı bir hükümeti sağlama yolu olduğuna inanıyorum” dedi. Cameron, son 200 yıldır İngiltere’nin en genç başbakanı olurken, kurulacak koalisyon ile de Clegg liderliğindeki LDP, 90 yıldır ilk kez hükümete girecek.
LDP’nin fendi
Seçimlerde 57 sandalye kazanan ve üçüncü parti olmasına karşın, hiçbir partinin çoğunluğu sağlayamadığı bir ortamda kilit parti haline gelen Nick Clegg liderliğindeki LDP, yıllardır iktidarı kimselere bırakmayan iki büyük partiyle istediği gibi oynadı.
İşçi Partisi ile LDP arasındaki pazarlığın sonuçsuz kalmasında Muhafazakarların seçim sistemi değişikliğine yeşil ışık yakmaları önemli rol oynadı. Brown’un istifa çıkışıyla birlikte, İşçi Partisi’yle LDP arasında bir koalisyon kurulması ihtimali güç kazanınca, seçimde en fazla oyu alan Muhafazakar Parti, seçim sisteminde değişiklik için referanduma gitme sözü verdi. LDP, büyük partilerin lehine olduğunu söyledikleri seçim sisteminin değişmesini şart koşuyor.
LDP ayrıca, 258 sandalyeli İşçi Partisi’yle kuracakları hükümetin kaybedenlerin koalisyonu olarak görülmesinden de endişe etti. Seçimlerde Muhafazakarlar, parlamentoya 306 üye sokmayı başarmıştı.
Gordon Brown’ın kumarı İngiltere’de hem piyasaları sarstı, hem de ağırlıklı olarak Muhafazakarları destekleyen basının tepkisini çekti. Daily Mail, “Demokrasi için rezil bir gün” manşetini attı. The Sun, “Brown sonunda iktidara sırtını dönüyor ama arkasında kaos bırakarak. Elveda İskoçyalı ahmak” dedi. Telegraph bunu bir “İşçi Partisi darbesi” olarak niteledi.
Cameron Dönemi
Seçimlerin ardından geçen beşinci günde İngiltere'nin yeni başbakanı olan David Cameron, lideri olduğu Muhafazakâr parti ile Liberal demokratların kurduğu koalisyonun, İngiltere'nin ihtiyaç duyduğu güçlü, istikrarlı ve dürüst bir hükümet olacağını söyledi.
Ülkesini bütçe açığı, siyasi reformlar gibi acil ve ağır sorunların beklediğini de belirten Cameron, Liberal Demokrat partinin lideri Nick Clegg'le siyasi farklılıklarını bir kenara bırakacaklarını ifade etti.
Yeni hükümetin Başbakan Yardımcısı olan Liberal Demokratların lideri Nick Clegg de, oluşturulan koalisyon hükümetinin "yeni bir tür" hükümet olduğunu belirtti.
İngiltere'de 1945 yılından bu yana kurulan ilk tam koalisyonun bakanlar kurulunda, dört Liberal Demokrat bulunacak.
David Cameron, başbakanlık görevindeki ilk gününe başlarken Liberal Demokratlarla kurulan koalisyon hükmetinin ayrıntıları da netleşmeye başladı.
Detaylara göre, her iki parti de, ortaklık için, seçim manifestolarından taviz vermek durumunda kaldı. Muhafazakâr parti, Liberal Demokratlar beş yıllık sabit bir dönem için seçilen parlamento ve gelir vergisi hadlerinin yükseltilmesi gibi taleplerine evet dedi.
Liberal Demokratlar da Avrupa Birliği dışından gelen göçmenlerin sayısında sınırlamaya gidilmesi ve Avrupa Birliği'ne herhangi bir yetki devredilmesi konusunun referanduma tabi olması gibi Muhafazakâr talepleri kabul etti.
Gelecek yıl içinde İngiltere'deki kamu hizmetlerinden 9 milyar dolar kesinti yapılmasını karara bağlayarak kurulan koalisyon hükümeti, elli gün içinde yeni bütçesini hazırlayacağını duyurdu.
43 yaşındaki David Cameron, son iki yüzyıllık süre içinde İngiltere'yi yöneten en genç başbakan.
Hızla yükselen bir siyasi kariyere sahip olan Cameron, 2005 yılında Muhafazakarların başına geçtiğinde, partisi seçimlerde İşçi Partisi tarafıdan üç kez yenilgiye uğratılmıştı.









