Logo EurActiv.com.tr

Madem Fethullah, Cemaat değil camia, o zaman parti kurun! Yani şeffaflaşın!

Bookmark and Share
Fethullah Gülen, Cemaat lideri

24.02.2012
Fethullah Grubu’nun sözcüsü Zaman’da Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı “Bize Cemaat demeyin, biz artık çok geniş bir camiayız” diye önemli bir yazı yazdı. Tamam! Fethullah Camiası milyonları bulan bir etki alanına sahip. Geniş bir sosyolojik temeli oluştu. Artık içinde her türden cinsten insan var. Devlet kurumlarında da örgütleniyor. Öyleyse artık çağımızın en önemli gereği olan “şeffaflık ve netlik” sağlamanın zamanıdır! Türkiye’de Ekrem Dumanlı ve önde gelen Fethullahçılar, Hoca’dan izin alarak parti kursun. Biz de kimin kim olduğunu bilelim. Böylece gizli “İstanbul, Ankara, İzmir imamları” yerine, açık seçik il başkanları olur. Camia şeffaflaşır. Türkiye toplumu da onları tanıyarak rahatlar. Her taşın altında ‘Cemaat’ aramaktan kurtulur! Kerem Çalışkan’ın yorumu.

 

Kerem Çalışkan

Euractiv.com.tr Yayın Yönetmeni

 

Türkiye son MİT krizi ve KCK tutuklamaları ile birlikte bir süredir yepyeni bir tartışma yaşıyor.

Bu tartışma medyaya “AKP Hükümeti-Cemaat çekişmesi” olarak yansıdı.

 

Buna “kavgası” da diyebilirsiniz.

 

Her ne kadar iki tarafta da şimdi bu kavgayı yatıştırma ve geçiştirme çabası varsa da, adı konmuş olan bu kavganın giderek derinleşeceği, tarafların köşe yazılarından anlaşılıyor.

 

Bu kavgadan özellikle Fethullah Hoca taraftarları çok rahatsız.

 

Kendilerinin haksız yere kasıtlı olarak hedefe konduğunu, bunu fırsat bilerek kamuda ve devlette kendi taraftarlarının ‘temizlenmek’ istediğini düşünüyorlar.

 

Hani MİT krizine “İsrail ve Mossad komplosu” diyenler var ya, işte şimdi Fethullahçılar aslında bu komplonun kendilerine karşı yapıldığını iddia eden bir noktaya geldiler.

 

Son olarak Fethullah Hoca kanadının sözcüsü durumundaki Zaman gazetesinde önemli bir yazı çıktı.

Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni pozisyonundaki Ekrem Dumanlı  “Bize Cemaat demeyin, biz artık geniş bir camiayız”diye bir yazı kaleme aldı.

 

Ve “Camia” görüşünü destekleyen 11 maddelik bir metin yazdı.

 

Adeta Fethullah manifestosu gibi bir metin. Toplu ve konuşulmuş bir karar metni olduğu her satırından anlaşılıyordu.

 

Görüşün özü şu: Fethullah Hoca taraftarları artık, cemaat gibi dar bir kalıba sığmayacak kadar geniştir. Milyonlarca insanı kapsamaktadır. Geniş bir sosyolojik tabanı vardır. İçinde her türden ve cinsten insan vardır. Cemaat tanımına sığacak bir homojen yapı değildir. Tabii devlet içinde de bu insanlar vardır. Ama tek tek herkesin tutum, davranış ve düşüncesi Cemaat’a bağlanamaz. Bunlar camiadır.

 

Evet, demek ki başta Fethullah Hoca, o grup içindeki herkes gizli saklı bir yapıyı çağrıştıran “Cemaat” tanımından rahatsız.

 

Bu anlaşılır bir şey.

 

Ama Fethullah Hoca yandaşları da şunu bilmeli ki, ortada tuhaf bir durum var.

 

Toplum içinde, devlette, kamuda, özel sektörde binlerce “Fethullahçı” var. Büyük çoğunluk Cemaat yapısından ve çok eski Nurculuk geleneklerinden gelen bir tavırla kendilerini gizliyor.

 

Üstüne üstlük yine Fethullah Hoca’nın ilk örgütlenme dönemlerinden kalan bir alışkanlıkla Fethullah Hoca Cemaati’nin önde gelen ve sorumlu isimleri de “gizli” kalıyor.

 

Örneğin Fethullah Hoca Cemaati hakkında biraz bilgisi olan herkes, bu yapının “İmam” esasına göre teşkilatlandığını biliyor.

 

Bunlar zaten medyada uzun süredir açıkça yazıldı çizildi.

 

Fethullah Hoca yandaşları “Şehir (İl) imamları” başta olmak üzere yukarıdan aşağıya doğru örgütleniyor.

Yabancı ülkelerde “Azerbaycan, Gürcistan, Türkistan, G.Afrika vb…”, ülke imamları da var.

 

Ayrıca il imamları aşağıya doğru, semt ve mahalle imamlarına kadar örgütleniyor.

 

Ayrıca medyada, çeşitli devlet kurumlarında kurumdaki Fethullah yandaşlarını gözeten yöneten “kurum imamları” da var.

 

Son olarak Hanefi Avcı kitabında “Emniyet’teki Fethullahcı İmam’ı” açıkladığı için bu kadar şimşekleri çekip tutuklandı.

 

Bu kurumlar içinde Fethullah Cemaati veya Camiası’nın özel olarak örgütlenmesi de ayrı bir sorun.

 

Kurumlardaki Fethullah mensupları kurumun ilke ve disiplinine mi uyacak?Yoksa o kurum içindeki Fethullahcı hiyerarşiye mi bağlı olacak.

 

Hani o 100 yıl sonra çok kızılan İttihat Terakki Cemiyeti var ya! İşte o İttihatçılar da tüm toplumda ve kurumlarda tıpkı bugünkü Fethullahçılar gibi gizli örgütlenmişlerdi.

 

Zaten aslına bakarsanız bugünkü Fethullah Cemaati, Nurcular üzerinden gelerek İttihatçıların  100 yıl önce kurduğu “İttihat-ı İslam hareketi”nin bir devamıdır. Ama bu ayrı bir yazı konusu.

 

Şimdi bugünkü konunun özüne gelelim.

 

Fethullah Camiası madem ki, tüm bu suçlamalardan rahatsız…

 

O zaman bir parti kurup açıkça ortaya çıksınlar…

 

Böylece herkes yakasına bir rozet takabilir….

 

Biz de kimin kim olduğunu biliriz…

 

İstanbul, Ankara, Beşiktaş, Bayrampaşa imamları da ortaya çıkar…

 

İl ve ilçe başkanları olurlar Fethullahçılar Partisi’nin…

 

Böylece şeffaflaşırlar…

 

Zaten Cemaat denilen olgu 100 yıl eskinin gizli saklı örgüt yapısıdır.

 

Cumhuriyet döneminin dini örgtülenmelere dönük  baskıları bu gizli saklı yapıyı daha da koruyup yeraltında göçlündirmiştir. Kabul!...

 

Ama 21. Yüzyıl Türkiyesi de bu tür kafasını kuma gömen devekuşu yapısını kaldırmıyor…

 

Koskoca Fethullah Camiası’na Cemaat demek ne kadar ayıpsa,

 

O Camianın kendini gizli saklı Cemaat yapısında korumaya çalışması da o kadar ayıp!

 

Çağımızın gereği demokrasi ve şeffaflıktır.

 

Karanlıkta körebe oynamayı bırakın!

 

Çıkın ortaya açıkça oynayın!

 

İlkeleriniz, inançlarınız, politikalarınız ve savunduğunun her şey ile açıkça ortaya çıkın!

 

Korkmayın, Türk toplumu hoşgörülüdür!

 

Parti kurun, gücünüzü görelim.

 

Yok parti kurmayız diyorsanız, ama bu kadar “büyük camia” olmak iddiasındaysanız…

 

O zaman hiç değilse futbol kulübü kurun!...

 

Böylece Fenerbahçe Camiası ile sahada erkekçe rekabet etme şansınız olur!

 

Ortaya çıkın!...

 

Sahaya çıkın!....

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics