Logo EurActiv.com.tr

Babıali Şenliği-2. Erinç: Daha çok gazeteci hapse girerse şenlik yapacak kimse kalmaz!

Bookmark and Share
Babıali Şenliği açılışı. Aydın Doğan, Bülent Arınç ve Orhan Erinç (en sağda) birarada.

01.10.2010
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nce (TGC) düzenlenen 3. Babıâli Şenlikleri açılış töreni dün Sultanahmet Parkı’ndaki amfi tiyatroda yapıldı. TGC Başkanı Orhan Erinç, önümüzdeki dönemde daha çok gazetecinin hapse girmesinden çekindiklerini söyledi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise terörle bağlantılı davalardaki kişilere gazeteci denemeyeceğini önee sürdü. Şenlikte “Babıaili’nin son medya patronu Aydın Doğan” da hazır bulundu. Resimde Aydın Doğan, Bülent Arınç ve Orhan Erinç birarada. (Neslihan Yeler-Burhan Kaya/MİHA)

Yazı: Neslihan Yeler -MİHA

Fotoğraf: Burhan Kaya -MİHA

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Babıâli ruhunu canlandırmak için bu yıl 3. Babıâli Şenlikleri’ni düzenliyor. Şenlikler, 30 Eylül Perşembe akşamı Sultanahmet Meydanı’ndaki amfi tiyatrodaki açılış töreniyle başladı. Törene, TGC Başkanı Orhan Erinç, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İBB Kültür A.Ş Genel Müdürü Nevzat Bayhan, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan katıldı. Tören, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Halk Müziği Korosu’nun seslendirdiği Rumeli türküleriyle başladı. 

Törenin açılış konuşmasını TGC Başkanı Orhan Erinç yaptı. Erinç konuşmasında Babıâli Şenlikleri’nin amacının gazeteciler arasındaki dayanışmayı artırmak ve Babıâli ruhunu, geçmişteki Babıâli ortamında yaşatmak olduğunu vurguladı.

TGC Başkanı Orhan Erinç konuşmasının ilerleyen bölümlerinde açılışa katılan Devlet Bakanı Bülent Arınç’dan gazetecilerin içinde bulundukları yasal sıkıntıların her gün biraz daha arttığını belirterek, bu konuda çözüm istedi. Erinç, konuyla ilgili şunları söyledi: “Adalet Bakanlığı şubat ayında başlattığı çalışmaları kısa sürede tamamlamazsa gelecek şenlikleri dışarıda kalan meslektaşlarımızla yapmak zorunda kalabiliriz. Çünkü beş bini aşkın soruşturma, iki bin dolayında dava, verilen ancak hükmün açıklanmasının ertelenmesi yoluyla geri bırakılan hapis cezaları infazı nedeniyle; Türkiye geçmişten daha ağır durumla karşı karşıya kalabilir.  Dünya ülkeleri arasında hapisteki gazeteci sayısı ile ön sıralarda yer alabilir.”  

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir konuşmasında, Tarihi Yarımada’nın soyut kültürel değerleri arasında önemli bir yere sahip Babıâli’yi bu etkinliklerle tekrar yaşatmaktan duyduğu mutluluğu ve heyecanı dile getirdi.

 Babıâli’nin bugün şenlik olarak kutlanması geçmişe verilen değerin bir göstergesi olduğunu söyleyen İBB Kültür A.Ş Genel Müdürü Nevzat Bayhan: “Geleceğin süper güçleri olacak ülkeler, kültürel zenginliklerini dünyada tanıtan ülkeler olacağı için böyle bir şenliğin varlığı bizi gururlandırıyor. Bu durumun sürekliliği için her gazetenin kültür bölümü ve her televizyonun kültür programı olmalıdır. Medya kültür bölümüne önem vermelidir,” dedi.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, bir kültür ve tarih şehri olan İstanbul’un önemli kültürel markalarından biri olan Babıâli’yi ve sokaklarda “gazete” diye bağıran çocuğun sesini aradığını söyleyerek medya sahiplerinden ajanslarının bir bölümünü Babıâli’ye taşımasını ve Babıâli ruhunun tekrar canlandırılmasını arzuladığını söyledi.  

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, yaptığı konuşmada gazetecilerin cezaevlerine girmemeleri gerektiğini belirterek: “Yanlış da yapsalar bu yanlışlıklarının karşılığını,  suç unsuru tamam olduğu zaman, gerekli para cezasına dönüştürecek bir cezayla karşılamalıdır,” dedi. 

Arınç medya sektörünün başta yazılı basın olmak üzere, haysiyet ve onur mücadelesinin gelişmesi gerektiğini ve kaybedilen itibarın yeniden kazandırılıp halkla dürüst ilişkiler kurulması gerektiğini söyledi. Bülent Arınç geçen cumartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde önemli basın kuruluşlarının temsilcileriyle toplantı yaptığını, bu toplantıya kendisinin de katıldığını hatırlatarak şunları söyledi: ''Konu gündeme gelecek diye ciddi bir hazırlık yaptım. Çünkü Adalet Bakanlığıyla müşterek yürüttüğümüz çalışma var. İfade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak istiyoruz. Bunların uygulamalardan doğan sıkıntılarını tespit ettik, bunları gidermek üzere de çalışmalarımızı son noktaya getirdik. Bazen beş bin, bazen on bin kişiden fazla olduğu söylenen, açılan dava sayısı nedeniyle de tam bir rakam üzerinde ittifak edemediğimizi söylemeliyim ama bir gerçek var ki cezaevinde gazeteci kimliği taşıyanlar var, bu kimlikle haklarında dava açılanlar var, yargılaması devam edenler var. Bu konuda Adalet Bakanlığından, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünden, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden aldığımız neticeye göre, sıfatı gazeteci olmakla birlikte ifade ve düşünceyle hiç ilgisi olmayan suçlardan da cezaevinde yatanlar var. Halk arasında konuşulduğunda 'Şu kadar gazeteci var' deniliyor. Teröre yataklık etmek, terör örgütü mensubu olmak, silahlı eyleme kalkışmak, gasp suçundan hüküm almak gibi. Ama sıfat olarak gazeteci sıfatını taşıyanların birkaç yüz  kişi olduğunu söylemeliyim. Bunda kızacak, gücenecek bir şey yok,'' dedi. 

Gece,  Basın Müzesi’nde Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Sergisi açılışı ve açılışın ardından verilen kokteyl ile son buldu.

 

 

 

 

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics