Euractiv.com.tr
CHP İstanbul milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi Prof. Dr. Sacid Yıldız, sağlık konusunda Euractiv.com.tr'nin sorularını yanıtladı.
Yıldız AKP Hükümeti'nin Meclis'e getirmeye hazırlandığı yeni yasa tasarısıyla kamu hastanelerini önce "özerkleştirme" adı altında yeni bir yapıya kavuşturacağını, bundan sonra kar etmeyenleri kapatıp tasfiye edeceğini, kar edenleri de satıp devrederek özelleştireceğini söyledi.
Yıldız'a göre bu plan hayata geçince Türkiye'de "devlet hastanesi" kavramı da tarihe karışacak. Sağlık sistemi tümüyle kar odaklı hale getirilecek ve ''parana göre tedavi" sistemine dönecek.
Yıldız, sağlık hizmetinin temel insan haklarından olduğunu ve bu tür kar odaklı anlayışın sağlıkta sosyal devlet anlayışına da aykırı olduğunu belirtti. Devlet hastanesi işletmenin 'lokanta işletme' zihniyeti ile yapılamayacağını vurguladı.
Tükiye'de halen kamu sistemi içinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı üniversite hastaneleri dahil 1800'e yakın hastane var. Ayrıca 400 kadar da özel hastane bulunuyor. Hükümet ilk aşamada 400 devlet hastanesini mali açıdan özerkleştirerek kar odaklı yeni sisteme sokmak istiyor.
Sağlık, Aile ve Çalışma Sosyal İşler Komisyonu'nda (Tali komisyon olarak görev yapıyor) CHP ve MHP'lilerin aleyhteki oylarına rağmen AKP'lilerin oyları ile geçen yasa tasarısı halen Plan Bütçe Komisyonu'nda görüşülüyor. Buradan geçince yasalaşması için TBMM Genel Kurul'una gelecek.
2008'de 32.6 milyar TL. olan kamu sağlık harcamalarının 2010 bütçesinde 40 milyara ulaşması öngörülüyor. Avrupa'da 1 doktora 350 hasta düşerken Türkiye'de 1 doktora ortalama 1000 hasta düşüyor.
TBB, Tabip Odaları, hemşire dernekleri ve sağlık memurlarının da bu sisteme şiddetle karşı çıktığı belirtiliyor.
CHP milletvekili Prof. Sacid Yıldız'a yeni sistemle hakkında yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:
-Sayın Yıldız, Hükümetin sağlıkta ve kamu hastanelerinde yapmak istediği değişikliği anlatabilir misiniz?
Prof. Sacid Yıldız: Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda oluşturulan Alt Komisyon’da halen devam ediliyor. Kanun tasarısı ilk aşamada üniversite hastaneleri hariç kamudaki mevcut hastanelerin 400’ünü kapsıyor.
-Burada öngörülen değişiklikler neler?
Prof. Yıldız: Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı ile kamu hastaneleri birer sağlık işletmesi haline getiriliyor.
Çalışan personel de memur olmaktan çıkacak, sözleşmeli yapılacak.
İlk aşamada 400 hastane 40 birlik haline getirilecek ve bir nevi yeni KİT'ler oluşturulacak.
Her bir birlikte 7 tane yönetim kurulu üyesi bulunacak.
Yönetim kurulu en üst karar organ olacak ve üyeler şöyle seçilecek:
-İl genel meclisi tarafından belirlenen hukuk öğrenimi görmüş bir üye.
- İl genel meclisi tarafından belirlenen yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir bir üye.
- Vali tarafından belirlenen işletme, iktisat veya maliye alanında en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş bir üye.
- Bakanlıkça belirlenen tıp öğrenimi görmüş bir üye.
- Bakanlıkça belirlenen sağlık sektöründe tecrübe sahibi ve alanında en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş bir üye.
- Ticaret ve sanayi odası veya bunların ayrı kurulmuş olması halinde ticaret odası tarafından belirlenen, en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş bir üye.
- İl sağlık müdürü veya aynı ilde birden fazla birlik bulunması halinde Bakanlıkça belirlenecek il sağlık müdür yardımcılarından birisinden oluşmaktadır.
Buradan da anlaşılacağı gibi karar mekanizması olan hekimler devre dışı bırakılacak.
Ayrıca yeni yönetim kurulları büyük ölçüde mevcut siyasi iktidar tarafından belirlenecek.
-Peki bu yönetim altındaki yapı nasıl oluşuyor?
Prof. Yıldız: Yönetim kurulunun altında bir Genel Sekreterlik bulunacak.
Her birliğin kendine ait genel sekreterliği olacak.
Tasarıda yönetim kurulu karar alma organı, genel sekreterlik ise yürütme organı olarak belirlenmiş.
Ayrıca genel sekreterlik bünyesinde tıbbi hizmetler, idari hizmetler ve mali hizmetler başkanlıkları kurulacak.
Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı ile birlikte hantal ve bürokratik bir yapı oluşturuluyor. Gereksiz kadrolar yaratılıyor.
-Bu yeni yapı nasıl bir sonuç doğuruyor?
Prof. Yıldız: Bu tasarı ile kamu hastaneleri birliğe bağlı hastane yöneticileri tarafından yönetilecek, başhekim ise hastane yöneticisine bağlı olacak.
Hastane yapılanmasında temel unsur olan başhekim hiyerarşide alt sıralarda yer alacak. Böylelikle sicil amiri hekim dışında biri olabilecek.
Bu da diğer hekimlerin çalışma şevkini ve motivasyonunu bizce olumsuz etkileyecektir. Deyim yerindeyse davul hekimin sırtında, tokmak başkasının elinde olacak!
-Peki bu değişim sonrasında devlet hastaneleri ne olacak, nasıl işleyecek?
Prof. Yıldız: Hastaneler; hizmet altyapısı, organizasyonu, kalite, verimlilik ve hasta memnuniyeti gibi konularda Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre değerlendirmeye tabi tutularak, puanlarına göre (A),(B),(C),(D) ve (E) olmak üzere 5 gruba ayrılacak.
Bu şekilde sınıflara ayrılan hastanelerde bir anlamda performans uygulaması söz konusu olacak.
Performansları (C) sınıfı ve üzeri olanlar birliğe dönüşecekken, (D) sınıfı olanlara eksikliklerini gidermeleri için bir yıl süre verilecek.
Bu süre sonunda eksikliklerini gideremeyen (D) sınıfındaki birlikler ile (E) sınıfına düşen birliklerde yönetim kurulu üyelerinin görevleri ve ekli (I) sayılı cetvelde belirtilen pozisyonda istihdam edilen personelin sözleşmeleri sona erecek.
Bu uygulama tamamıyla kar amacına yöneliktir. Hizmetin asıl yürütücüsü hekimler böylece devre dışı bırakılacak.
-Hükümet bununla neyi amaçlıyor, yeni çıkan Tam Gün Yasası'yla bunun ilgisi var mı?
Prof. Yıldız: Kamu hastanelerinde ucuz hekim ve sağlık çalışanı sağlamak, çıkarılan Tam Gün Yasası ile desteklenmiş oluyor.
Tam Gün Yasası'nın öne alınarak görüşülmesinin ve yasalaştırılmasının da asıl amacı budur.
Böylelikle hekimler ve sağlık çalışanları güvencesiz hale getiriliyor.
Bizce bu da çok sakıncalıdır.
-Hükümet bu değişimle acaba neyi hedefliyor?
Prof. Yıldız: Kamu hastanelerindeki değişim sonunda tamamen tasfiye, satış ve devretme işlemine dönecek gibi görünüyor. Çünkü bununla ilgili yasa tasarısında buna dönük bir madde eklenmiş.
Madde şöyle: Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının (d) bendinde; “birliğin her türlü araç, gereç, malzeme, taşınırları ile tapuda birlik adına kayıtlı taşınmazları üzerindeki yapı ve tesisler ile birlikte satmak, kiralamak, kiraya vermek, devir ve takas işlemlerini yürütmek; Hazineye ait ve birliğe tahsisli taşınmazları üzerindeki yapı ve tesisler ile birlikte tahsis amacı doğrultusunda kiraya vermek, işletmek, işlettirmek”
Bu işlemlerin tümü yeni kurulacak yönetim kurullarının görev, yetki ve sorumlulukları arasında gösteriliyor.
Tasarıya konulan bu madden de özerkleşmenin ötesinde özelleşmeye dönük bir niyet olduğu sonucunu çıkarıyoruz.
Türkiye'de çok eski bir geleneği olan devlet hastaneleri böylece tasfiye edilecek. Bunun sonucu Türkiye'de sağlık sistemi yabancı hastane zincirlerinin kontrolüne de geçebilir.
-Bu kamu hastanelerinde çalışanlar ne olacak?
Prof. Yıldız: Memur statüsünden çıkıp sözleşmeli personel haline geldikleri zaman onları herhalde sürekli "fazla mesai" bekliyor.
-Nasıl yani?
Prof. Yıldız: Sözleşmeli personel için yeni kanun tasarısına şöyle bir madde konmuş: Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesinin 11’inci fıkrasında; “sözleşmeli personelin haftalık çalışma süresi emsali devlet memurları ile aynıdır. Belirli sürede bitirilmesi gereken işler söz konusu olduğunda, sözleşmeli personel normal çalışma saatleri dışında veya hafta tatili ve resmi tatillerde de çalışmak zorundadır. Bu çalışmaları karşılığında sözleşmeli personele herhangi bir ücret ödenmez” hükmü yer alıyor.
Bu da bizce sosyal devlet ilkesi ve çalışma disiplini ile örtüşmemektedir. Çalışan personel için de aşırı bir fazla mesai yükü getireceği ortadadır.
-Eczanelerin bu yeni düzenlemede yeri ne oluyor?
Prof. Yıldız: Kamu hastaneleri bu şekilde KİT haline getirilince eczaneler de devre dışı bırakılacak.
Başbakan’ın söylediği gibi ilaçlar marketlerde satılacak ve marketlerde satılan ilaçlar ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun geri ödeme listesinden çıkarılacak. Böylelikle sağlıkta özelleşme ve uluslararası büyük sağlık kuruluşlarının Türkiye'de kamu hastanelerini satın alma yolu açılacak.
-Peki siz CHP olarak bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Prof. Yıldız: Cumhuriyet Halk Partisi, sağlığı gelirine ya da varlığına bakılmaksızın herkesin ulaşabileceği temel bir insan hakkı olarak görmektedir.
Bu nedenle hedeflerimiz arasında, ulusal sağlık sigortasının kurulması, tüm yurttaşların bu sigorta kapsamına alınması ve bu sigortadan tüm yurttaşlarımıza temel sağlık hizmetleri verilmesi var.
Özellikle 1. basamakta yeralan koruyucu hizmetlerin (koruyucu hekimlik) her vatandaşa ücretsiz verilmesi hedeflerimiz arasındadır. Halen 1. basamakta katkı payları var. Bu kesinlikle kaldırılacaktır.
Böylece en azından 1. basamağa hastanın ulaşımı kolaylaşacaktır.
Mali gücü olmayan yurttaşlardan katkı payı adı altında ek bir ücret alınmaması da hedeflerimiz arasında.
Genel bütçeden sağlık sektörüne ayrılan payın arttırılarak kamusal veya özel daha fazla kaynağın, milli gelirin daha büyük bölümünün sağlık sektörüne yönelmesi sağlanmalııdır.
Ayrıca eczacılık hizmetlerinin gelişmesi için bireysel eczacılığın desteklenmesi, eczanelere açılma izni verilmesi için eczacı sahip ve mesul müdürü olma koşulunun aranması da yine CHP’nin Parti Programına koyduğu maddeler arasındadır.
-Sayın Yıldız bu söyleşi için teşekkür ederiz.









