Euractiv.com.tr
Almanya’da şok. Politikada „İkinci Sarrazin vakası“
Almanya’da iktidar ortağı ve Bavyera kökenli CSU Partisi lideri Horst Seehofer, Türklerin ve Arapların Almmanya’ya göçünün yasaklanmasını ve yeni göçlerin engellenmesini istedi.
Öneri politik dünyada, göçmen dernekleri, Türkler ve Araplar arasında şok etkisi ve isyan havası yarattı.
Seehofer’e yer yönden tepki yağıyor.
Almanya Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi Thilo Sarrazin de kısa süre önce yazdığı kitapta, Türkleri ve Arapları aptallık ve geri zekalılıkla suçlamış ve Almanya’ya yerleşmelerinin engellenmesini istemişti.
Aynı önerinin şimdi Almanya’da Merkel’in koalisyon ortağı partinin lideri tarafından yapılması, durumun ciddiyetini ve ırkçı düşüncelerin toplumdaki yaygınlığını gösteriyor.
Almanya Türk Toplumu Başkanı Kenan Kolat Seehofer’in sözlerini „Şok edici ve kabul edilemez“ bulduğunu açıkladı ve acilen özür dilemesini istedi.
Almanya Uyum Bakanı Maria Böhmer de Bild gazetesine yaptığı açıklamada Seehofer’in sözlerini „şok edici“ bulduğunu açıkladı. Bazı göçmen kitleleri baştan böyle dışlamanın uyuma olumsuz etki yapacağını söyledi.
Seeheofer’in sözleri ve ona tepkiler bu hafta başında Almanya gündeminin birinci sırasına oturdu.
Hıristiyan değerlere sahip olmakla övünen CSU partisinin lideri Seehofer evliyken, sekreterinden çocuk sahibi olmuş ve büyük bir skandal yaşanmıştı. Seehofer çocuğuna da sahip çıkmamıştı.
Seehofer'e tepkiler
Hrıstiyan Sosyal Birlik (CSU) Genel Başkanı ve Bavyera Eyaleti Başbakanı Horst Seehofer'ın Türklerin ve Arapların Almanya'ya göçüne sınırlama getirilmesi gerektiği yönündeki önerisi Alman siyasetinde tartışmalara yol açtı. DW'ye göre tepkiler şöyle:
Seehofer'ın önerisine tepki gösteren Alman hükümetinin Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer, farklı kültürlerden gelen insanların genel bir şüphe altına alınmasının söz konusu olamayacağını dile getirdi. Bild gazetesine konuşan Böhmer, dışlamanın tüm uyum çabalarına aykırı olacağını savundu.
Almanya'daki “Türk Toplumu” adlı kuruluşun başkanı Kenan Kolat ise Seehofer'ın açıklamalarını “iftira ve kabul edilemez” şeklinde nitelendirerek Bavyera Eyaleti Başbakanı Seehofer'dan özür beklediğini söyledi. Kolat, Seehofer'ın açıklamalarıyla belirli halk gruplarını lekelediğini savundu.
Muhalefetten tepki
Yeşiller Eşbaşkanı Claudia Roth da Süddeutche Zeitung'a verdiği demeçte, Seehofer'ın tutumunu “yangın çıkaran sağcı popülizmi” olarak nitelendirdi.
Seehofer'ın milyonlarca insanı vatandaşlıktan çıkardığını savunurak aslında en yüksek sesle uyum isteyenlerin Alman toplumuna uyum sağlayamadığını dile getirdi. Roth, Seehofer'ın açıklamalarından dolayı hem Başbakan Angela Merkel hem de Bavyera Eyaleti'ni Hrıstıyan Sosyal Birlik'le birlikte yöneten Hür Demokrat Parti'den (FDP) özür beklediğini söyledi.
Sosyal Demokrat Parti'nin Meclis Grup Başkan Yardımcısı Alex Schaefer de Süddeutsche Zeitung'a yaptığı değerlendirmede, Seehofer'ın milliyetçi duyguları alavlendirdiğini belirterek partilerüstü yapılan tartışmalarda Almanya'nın göçe ihtiyacı olduğu konusunda görüş birliği bulunduğunu ifade etti.
Hükümet ortakları da eleştirdi
Hrıstiyan Sosyal Birlik'in müttefiki Hrıstiyan Demokrat Birlik'ten (CDU) İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Ole Schröder ise Horst Seehofer'ı asıl sorunları, yani birçok göçmenlerin uyum sağlayamamasını, geçiştirmekle suçladı.
Hür Demokrat Parti'nin Bavyera Eyaleti temsilcisi ve Eyalet İçişleri Bakanı Sabine Leutheusser – Schnarrenberger de Seehofer'ı kasıtlı olarak basit bir popülist tartışma yarattığını kaydetti.
“Göçe ihtiyaç var”
Tartışmaya Almanya Çalışma Dairesi Başkanı Frank – Jürgen Weise de katıldı. Almanya'nın uzman iş gücü ihtiyacını karşılamak için kontrollü bir göçün kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Weise, göç alımında Kanada'daki uygulamaya benzer bir puanlama sisteminin getirilemeyeceğini kaydetti.
Hrıstiyan Sosyal Birlik'ten Horst Seehofer, Focus dergisine yaptığı açıklamada, “farklı kültür çevrelerinden” göçe karşı olduğunu ve Türkiye ile Arap ülkelerinden gelen göçmenlerin Almanya'da zorlandığını dile getirmişti. “Farklı kültür çevrelerinden göçe ihtiyacımız yok” diyen Seehofer, uyumdan kaçınan göçmenlere de ağır yaptırımlar uygulanmasını istiyor.
Prof. Şen: Bunlar ırkçı görüşler
Türk Alman Üniversitesi TAVAK kuruluş çalışmalarını sürdüren Prof. Faruk Şen de, Türkiye'de yaptığı açıklamada Seehofer'in görüşlerini kınadı.
Şen yaptığı yazılı açıklamada, Seehofer gibi tanınmış bir politikacının böyle görüşler öne sürmesini talihsizlik olarak niteledi ve bu görüşlerin ırkçılık koktuğunu belirtti.
Şen, Almanya'da 3 milyona yakını Türk olmak üzere 3.5 milyon müslüman yaşadığını unutmuş görünen Seehofer'in bu açıklamayı düzeltmesini istedi.
Şen, bu açıklamanın tam da Erdoğan ve Merkel arasında mkilli maç sırasında kurulan8 sıcak temasları olumsuz etkileyeceğini de vurguladı.
Merkel Seehofer'in açıklamasına mesafeli
Almanya Başbakanı Angela Merkel da Alman hükümetinin ortaklarından Hrıstiyan Sosyal Birlik’in Genel Başkanı Horst Seehofer’ın Türkler ve Arapların Almanya’ya göçüne izin verilmemesi gerektiği açıklamasına mesafeli yaklaştı. “Almanya dünyaya açık bir ülkedir ve öyle kalacaktır” diye konuşan Merkel, Birlik partileri içinde yeni bir tartışma istemediğini dile getirdi. Seehofer'ın açıklamaları ile yaşanan tartışmayı başka bir boyuta yönlendirmeye çalışan Başbakan Merkel, Bavyera Eyaleti Başbakanı Horst Seehofer'in söylemlerinin vasıflı yabancılarla ilgili olduğunu belirterek, Almanya'nın birçok insan için bir yurt olarak kalacağını ve yabancıların kendilerini Almanya'da iyi hissetmelerini istediklerini söyledi. Merkel, Almanya'nın daha şimdiden dünyanın her yerinden gelen insanlar için bir yurt teşkil ettiğini ifade etti. 








