Herkes için cep telefonları da dâhil olmak üzere yüksek hızlı internet ve daha düşük fiyat Avrupa Komisyonu dijital gündeminin ana maddeleri arasında yer alıyor. Dijital gündemle Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının ve iş yerlerinin birbirleriyle daha sıkı irtibat hâlinde olmaları beş yıllık plan çerçevesinde hedefleniyor.
Dönüm noktaları:
- Haziran 2000: e-Avrupa eylem planı (2000-2005) geniş bant ve ağlara yoğunlaştı.
- Haziran 2005: i2010 planıyla bilişim teknolojilerinin sosyal ve ekonomik yararları teşvik edildi.
- 9 Şubat 2010: Neelie Kroes AB Dijital Gündem komiseri oldu.
- Mart 2010: Avrupa Parlamentosu (AP) dijital gündem raporunu sundu.
- Nisan 2010: AB’nin İspanya dönem başkanlığı “Granada Stratejisi”ni hayata geçirdi; kullanıcı haklarına metinde yer verildi.
- 17 Mayıs 2010: Avrupa dijital rekabet raporu yayımlandı.
- 19 Mayıs 2010: Kroes beş yılık dijital gündemi açıkladı.
- 18 Ekim 2010: Avrupa’da standardizasyon konulu rapor onaylandı.
- 26 Ekim 2010: Avrupa Konseyi AB 2020 projesi, Avrupa Dijital Gündem ve Yenilikçilik Birliğiyle ilgili sonuçları yayımladı.
- Aralık 2010: Komisyon Karşılıklı İşlerlik Çerçevesi ve ICT Bilişim Politikası’nın gözden geçirilmiş şeklini onayladı.
- Haziran 2011: Dijital Gündemle ilgili ilk kurul toplantısı yapıldı.
Politika özeti
The Digital Agenda aims to deliver benefits to consumers and businesses, based on ultra fast Internet connections and interoperable applications.
Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve Mayıs 2010’da sunulan taslak herkes için geniş bant internet erişiminin 2013’e kadar ve 30Mbps ve daha üzeri hızda erişimin ise 2020’ye kadar tamamlanmasını öngörüyordu. O zamana kadar Komisyon Avrupa’da toplam hane sayısının en az yarısının 100Mbps üzerinde internet bağlantısına abone olması bekleniyor.
Bilişim teknolojilerinin öneminin altını çizen Kroes Şubat 2010’da Dijital Gündem komiseri olarak atandı.
Aşağıda beş yıllık planın ana politika başlıkları yer almaktadır:
- Sınır ötesi ticaret ve lisans önündeki engellerin kaldırılması, telif hakkı kontrollerinin basitleştirilmesi, Tek Avrupa Ödeme Alanı’nın tamamlanması, seyyar uygulamalar gibi yeni hizmet alanlarına fon ayrılması için tek pazar uygulamasına geçmek.
- Avrupa Karşılıklı İşlerlik Çerçevesi’ni gözden geçirerek ICT standartlarının ve karşılıklı işlerliğin geliştirilmesi.
- Siber suçlar, cinsel tacizle mücadele için güven ve güvenliğin artırılması ve tüketici haklarının korunumu için veri koruma çerçevesinin gözden geçirilmesi.
- Hızlı internet erişimlerinin artırılması, sabit ve kablosuz ağlara fon sağlanması.
- Araştırma ve yenilikçiliğin AR-GE bütçesinin yıllık yüzde 20 artırımıyla güçlendirilmesi.
- E-beceri girişimleriyle dijital gündeme ilişkin farkındalığın artırılması.
- Enerji tüketimini azaltmak ve yaşlı nüfusa yardımcı olmak amacıyla akıllı teknolojilere yatırım yapılması.
Konu başlıkları:
İnternet doğası gereği sınırsız olmasına rağmen Avrupa’da dijital ekonomi Asyalı ve Amerikalı rakiplerinin gerisinde kalıyor. Avrupalı tüketiciler birlik genelinde sanal âlemde kurulan işlerle ilgili mevzuatın çok parçalı olması nedeniyle daha az içerik ve daha az iş modeliyle yetinmek zorunda kalıyor.
AB Dijital Gündemi Google, eBay, Amazon ve Facebook gibi başarılı işlerin Avrupalı olmadıklarına dikkat çekiyor.
Ancak bunun sebebi girişimde bulunulmaması değil. E-ticaretle ilgili yasalar kapsamında e-fatura ve e-imza seçenekleri de bulunmasına rağmen sanal âlemde işlemler yine de çok karmaşık olduğu için trafik son derece yavaş ilerliyor.
Ayrıca tüketicilerin bu tabloya tamamen katılmadıkları görülüyor. On beş küsur yıldan beri kullanımda olan internet tüketici kuralları yine de tamamen belirlenmiş değil ve tüketicilerin diğer ülkelerdeki websitelerinden nasıl geri ödeme talep edecekleri belli değil.
AB son zamanlarda iş çevreleri ve tüketicilerin sanal âlemdeki aktivitelerini artırmak için kuralları basitleştirmek üzere bir takım girişimlerde bulunmaya başladı. Bu şekilde hem para hem de zamanda tasarruf edilmesi hedefleniyor.
E-fatura
Ekonomik krizle mücadele eden iş çevrelerini her yıl milyarlarca lira tasarruf etmelerine katkı amacıyla Avrupa Komisyonu 2020’ye kadar elektronik fatura uygulamasını hayat geçirmeyi hedefliyor.
Kâğıt faturalar yerine elektronik fatura uygulamasıyla yılda €40 milyar tasarruf edilmesi bekleniyor.
E-fatura kuralları ise üye ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. İleri teknoloji ürünü e-imzanın ortak standartların ötesine geçmesi ise yasal sorunlara yol açıyor. Bu nedenle özellikle küçük işletmeler üzerinde sınır ötesi uygulamalarda caydırıcılık etkisi görülüyor.
Uluslararası ödemelerde kolaylık,
Öte yandan Tek Avrupa Ödeme Alanı (SEPA)’nın kilit noktalarından biri sınır ötesi doğrudan ödeme planının hayata geçirilmesiyle birlikte AB genelinde ödemelerin eşgüdümlü olması hedefleniyor.
Yeni sistem uluslararası banka hesap numarası (IBAN)’nın ve banka kimlik kodunun (BIC) kullanımına dayalı olacak.Komisyon yakında ulusal sistemlerin kullanımına son verilmesiyle ilgili bağlayıcı son tarihlerin belirlenmesine ilişkin açıklama yapacak. SEPA kredi transferleri için bir yıllık süre tanınacak ve doğrudan ödemeler için ise süre iki yıl olacak
Söz konusu olan bankacılık sektöründeki Avrupa Ödemeler Konseyi (EPC) tarafından hazırlanıyor.
Ancak bazıları SEPA’nın iş çevrelerine zarar vereceğini, ödeme planlarında yenilikçilik ve rekabet alanını daraltacağını ileri sürüyor.
Avrupa Tasarruf Bankaları Grubu ise EPC’nin ödeme kartlarını daha iyi standardize ederek yeni planların hayata geçirilmesine yer açabileceğini kaydediyor.
SEPA’nın işleme konulması ağır aksak ilerlerken iş çevreleri de Avrupa Komisyonu tarafından kararlaştırılan eski sistemlerin uygulamadan geri çekilmesini bekliyor.
Online satışlar
Yeni ödeme kurallarına ek olarak online satışlar tüketiciden yeterkli güven oyu almadığı için AB’de henüz faaliyete geçirilemiyor.
Eurostat verilerine göre, 2010 yılında AB vatandaşlarının yüzde 57’si internet üzerinden siparişte bulundu.
E-Ticaret Yönergesi’nin iş çevreleri ve tüketicilere sanal âlemde alışveriş yapılabilmesi için daha geniş kapsamlı yasal kesinlik kazandırılması için gözden geçirilecek.
Yeni kuralların uygulamaya konulmasıyla birlikte örneğin sanatçılar kendi eserlerini tek bir merci üzerinden satma şansına sahip olabilecekler.
E-ticaret kuralları tüketici hakları, mahremiyet ve telif hakkıyla ilgili sıkıntılar giderildiğinde yürürlüğe girecek.
Cep telefonu konuşma ücretlerine indirim geliyor
Avrupa Komisyonu daha önce tek telekom piyasasının kurulmasını kolaylaştırmak ve yurt dışı cep telefonu konuşma ücretlerinde indirime gitmek amacıyla harekete geçti.
Haziran 2007’de Komisyon sunduğu düzenleme tasarıyla Avrupa’da sınır ötesi cep telefonu konuşma ücretlerine üst sınır getirilmesini teklif etti Ancak cep telefonu operatörleri yaklaşımı tepkiyle karşıladı, Komisyonu “popülist” olmakla suçladı.
Tüketicilerin olumlu tepkisi üzerine tasarı 2009’da kabul edildi. Sınır ötesi veri transferinde yaşanan fatura şokunu ortadan kaldırmak ve konuşma ücretlerini azaltmak üzere harekete geçildi.
Ancak Brüksel merkezli BEUC gibi tüketici örgütleri sınır ötesi ücretlendirmelerin tamamen kaldırılmasını talep ederek ek ücretlerin hem aşırı yüksek hem de yeterince şeffaf olmadığını ileri sürdü.
Komisyon 2010’da başlattığı halkla istişare döneminde cep telefonu piyasasında rekabeti artırmanın ve yurt içi ile yurt dışı konuşma ücretleri arasındaki farkı 2015 yılına kadar indirmenin yollarını aramaya başladı.
Bu arada mobil operatörleri GSM Birliği aracılığıyla Karşılıklı İşlerlik Tarifi (IOT) üzerinden operatörler tarafından yapılan düzenlemelere ikili anlaşmalar sırasında ışık tutacak bir sistem geliştirdiler.
Karşılıklı işlerlik ve standartlar
Komisyon sürekli bağlantı gerektiren bazı araç gereçlerin tüketicinin bu tekel alanına desteğini kesmemesi ve yenilikçiliği engellememesi için ICT sektörüne dair kuralları yeniden kaleme almayı planlıyor.
Karşılıklı işlerlik “bilgisayarların veya dijital sistemlerin birbiriyle bilgi alış-verişi sağlama yeteneği” olarak tanımlanıyor. Örneğin, Microsoft yazılım ve hizmet sağlayıcılarında bu özelliğin eksik oluşu, Komiser Neelie Kroes’in antitröst davası açmasına sebep olmuştu.
Komisyon kısa bir süre önce Avrupa Karşılıklı İşlerlik Çerçevesi’nin kabul edildiğini duyurmuştu. Söz konusu çerçeve büyük ICT firmalarının kendi yazılımları için Adil Makul ve Ayırımcı Olmayan (FRAND) ya da ücretsiz lisans belgelerini nasıl alacakları konusunda bilgi içerdiğinden dikkatleri üzerine çekmişti.
Kroes, EurActiv’e bir röportaj sırasında Komisyon dijital gündeminin kalbinin karşılıklı işlerlikte atacağını söyledi. Kroes önceliklerinden birinin dijital tüketimde yeni piyasa eğilimlerinin alıcıların tekellere desteğini engellememesini temin etmek olduğunu kaydetti.
"Avrupa Dijital Gündemi altında, piyasanın büyük oyuncularının lisans için karşılıklı işlerlikle ilgili bilgi edinmelerini sağlamak üzere sunulacak tedbirlerin kolaylık derecesini gözden geçireceğiz,” şeklinde konuşan Kroes hedeflerinin sürekli bağlantı gerektiren Apple iPhone gibi araç-gereçlerin tüketicinin teknolojiden uzaklaşması noktasında caydırıcı olmalarının önüne geçmek olduğunu söyledi.
Komisyon’un girişimleri 2009 tarihli “ICT Standardizasyonunun Modernleştirilmesi” isimli bir beyaz tebliğden yola çıkılarak hazırlandı.
Güven ve güvenlik
Tüketici güveni ICT’nin Avrupa’da yaygınlaşmasında rol oynayan son derece kritik bir faktör. Siber saldırılarla ve veri transferi ile ilgili sıkıntılar AB’nin ve üye devletlerin ulusal meclislerinin üzerinde durdukları konular arasında yer alıyor.
Avrupa Komisyonu Veri Saklama Yönergesi’ni gözden geçirmeyi planlıyor. Yönergede yasal uyum ve kamu yetkililerinin vatandaşların özel elektronik verilerine güvenlik gerekçesiyle erişim sürelerinin azaltılması hedefleniyor.
Komisyon 2011 başında yönergeyle ilgili bir değerlendirme raporu sunmaya hazırlanıyor. Raporda eksi ve artıların birlikte ele alınacağı bildiriliyor. Örneğin, saklama süresiyle ilgili tedbirlerde belirsizlik sürüyor.
Hazırlanan taslakta kişisel bilgilerin altı aydan az ve iki yıldan çok olmamak kaydıyla saklanması öngörülüyor. Bu geniş pencere ise birbirinden farklı görüşlerin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.
Bir yandan yasal merciler kişiye özel bilgilerin duruşmalarda yararlı olduğu gerekçesiyle daha uzun sürelerle saklanabilmesini talep ediyor. Öte yandan, İnternet üzerinde faaliyet gösteren kuruluşlar ise (örneğin Google) daha uzun süreyle veri korunmasının kendi firmalarının arama algoritmalarını geliştirmelerine yardımcı olabileceğini ileri sürüyor.
Yönergede kullanılan dilin “kayıtsızlığı” üye devletlerin farklı saklama süreleri alternatifine yöneltti Ancak çoğu AB üyesi veri saklama süresinin 12-24 ay arasında olmasına karar verdi. Polonya’da kimi operatörler verileri on yıla kadar saklama hakkına sahip bulunuyor.
Avrupa Veri Koruma Denetçisi (EDPS) Peter Hustinx AB kurumlarına baskı uygulamak yoluyla yönergede değişiklik yapılmasına çalışıyor. Hustinx, EDPS’in yönergenin mahremiyet için en sakıncalı enstrümanlardan biri olduğuna dikkat çekerek bu nedenle gerekli ve uygun tedbirler olmasında titizlik gösterilmesinin gereğini savundu.
Kısa bir süre önce yayımlanan bir tebliğde Komisyon web şirketlerinin özellikle Facebook gibi sosyal iletişim sitelerinin ve online reklâm firmalarının kişiye özel bilgileri nasıl kullandıklarını öğrenmek üzere kolları sıvadı.
Avrupalılar kendi bilgilerine ulaşmak ve onları değiştirmek istediklerinde ne tür haklara sahip olacaklarına dair bilgilendirilmeleri gerektiğine dikkat çeken tebliğ “Avrupa Birliği’nde Kapsamlı Veri Koruma Stratejis” adıyla yayımlandı.
Bireylerin tarihçelerinin reklâm amacıyla kullanılması nedeniyle bu gibi alanlarda da sıkı uygulamalara ihtiyaç duyuluyor.
Öte yandan sanayi kaynakları çerezlerin kendi iş modelleri için işlevsel olduğunu ve Komisyon’un işlerini aksatacak tedbirlerden uzak durmasını talep ediyor.
Çok hızlı internet
AB son zamanlarda bağlantı hızını iki misline çıkardı ancak yine de Dijital Gündem hedeflerine ulaşabilmek için çok yol kat edilmesi gerekiyor.
Son Komisyon araştırması vatandaşların yüzde 20’sinin Temmuz 2009’da 10 Mbps erişim hızını yüzde 15 artırdıklarını ancak bölgelerin 2013’e kadar 5 Mbps’a bile ve 2020’ye kadar da yüksek hıza erişmek için “uzun bir yol” kat etmeleri gerektiğini ortaya koydu.
Komisyon bu hedeflere ulaşmak için bir takım girişimlerde bulundu. Birçokları Geniş Bant Paketi’nde ele alındı ve paket Eylül 2010’da yayımlandı. Pakette ayrıca uzun süredir beklenen ve hayli ihtilâflı Yeni Nesil Erişim önerisi de yer alıyor. Bu öneriye göre şimdi ve gelecekte iletişim ağları için erişimde yapılan düzenlemelere ilişkin bağlayıcı olmayan ana hatlar belirleniyor.
Pakette radyo spektrumunun uygun kullanımın teşvik edilmesi, ağlara özel ve kamu yatırımlarının sağlanması ve Evrensel Hizmet’e geniş bantın da eklenmesi için hazırlanan beş yıllık programa da yer veriliyor.
Eylülde dosya sorumlusu Kroes sunduğu radyo spektrum tasarısında cep telefonları için geniş bandın özellikle altyapının zayıf olduğu bölgelerde hızlandırılmasını istedi.
AB’nin spektrum politikası üye devletlerden analog servisleri yavaş yavaş devreden çıkarmalarını ve dijital servislere daha fazla yer açmalarını istiyor. Bu şekilde daha geniş bant için yer açılacak ve örneğin kırsal alanlara geniş bant erişimi sağlanmış olacak.
Kroes “Hızlı geniş bant dijital oksijen görevini görüyor ve Avrupa’nın ferahı için esas teşkil ediyor. Mevcut hızlar daha da gelişiyor ama daha fazlasını yapmamız gerekiyor.” Komisyon’un Radyo Spektrum Politika Programı (RSPP) hâlen Avrupa Parlamentosu (AP) ve üye devletlerin incelemesi altında bulunuyor.
Araştırma ve yenilikçilik
Veri erişim şekli ve miktarı günden güne değişiyor. Cihazlar süratle değişiyor. Elektronik platformlara yazı yazmaya başladık ya da imgelerin yerlerini dokunarak değiştirebiliyoruz. Bu eğilimler ICT sanayi için önemli hareket noktaları.
Komisyon bu alanlara yatırımları artırma planları yapıyor. AR-GE yatırımlarının AB milli gelirinin yüzde 3’ü olacak şekilde artırılması “Avrupa 2020” adı verilen ve geçtiğimiz mayıs ayında Komisyon’un açıkladığı on-yıllık ekonomi programının beş önceliğinden biri.
Dijital Gündem de keza AR-GE’de bir takım öncelikler belirlemiş bulunuyor. Özel yatırımlara ön alımlarda öncelik tanınması, kamu-özel ortaklığı, yapısal fonların kullanımı ve ICT’de AR-GE bütçesinin en az 7. Araştırma Çerçeve Programı süresince yılda yüzde 20 artırılması bu öncelikler arasında yer alıyor.
E-becerinin geliştirilmesi
Avrupa’da uzaktan kumanda bilgisayar kullanımı diyebileceğimi “cloud computing” gibi yenilikçi teknolojiler konusunda halk oldukça heyecanlı. Ancak Avrupalıların neredeyse yüzde 40’ı temel bilgisayar becerisinden yoksun.
Dolayısıyla Avrupalılar eğer istihdam hedeflerini iyileştirmek ve teknolojik yenilikler gündemine bağlı kalmak istiyorlarsa becerilerin geliştirilmesi kendileri için son derece önemli olacak.
Uluslararası Veri Kurumu 2009’da Avrupa’nın 14 ülkesinde, KOBİ’ler ve büyük şirketlerin CEO’ları arasında yapılan bir ankette iş dünyasının yüzde 90’ının çalışanlarda bilgisayar kullanma yetisi aradıklarını ortaya koydu.
Aralık 2008’de herkese iş ve daha rekabetçi, sürdürülebilir ekonomi hedefiyle “Yeni İşe Yeni Beceri” girişim başlatıldı. Avrupa’nın bu durumda mevcut ve potansiyel zorlukların üstesinden gelebilmek için nitelikleri yüksek iş gücüne ihtiyacı olacak.
AB İstihdam Komiseri Andor’a göre, meslekî eğitim bu planın gerçekleşmesinde kilit öneme sahip. Kasım 2010’da komiser konuyla ilgili olarak hazırlanan gündemi yayımladı.
Dijital Gündem ayrıca 15-24 yaş için kadınların işgücüne daha fazla katılması gerektiğine dikkat çekerek dijital “okuma oranı”nın artırılmasının önemine değindi. Daha etkili ICT eğitimi ve sertifika programları da gündem kapsamında yer alıyor.
Kapsamlı çalışmaların dökümüne Avrupa 2020 Yenilikçilik Birliği teklifinde de yer verildi.
Taraflar
Dijital Gündem Komiseri Kroes, EurActiv röportajında karşılıklı işlerliğin Komisyon’un bu konudaki çabalarının esasını teşkil ettiğini söyledi. Kroes çalışmaları kapsamında piyasanın dev oyuncularının tüketicinin teknolojiden korkmamasını sağlayacak şekilde davranmaları için önlem almayı planladığını sözlerine ekledi.
“Asıl zorluk tüketicilerin yazılım ve donanım ürünleri konusundaki seçimlerinde baş gösteriyor. Herhangi bir IT ürününün gelecekte de her türlü hizmet ihtiyacını karşılayacak şekilde olması gerekiyor. Bu yalnızca Microsoft veya Apple, IBM veya Intel gibi büyük şirketlerle ilgili bir durum değil.”
Teknolojide karşılıklı işlerliğin vatandaşa yararlarına dikkat çeken Kroes ICT yatırımlarının aslında bütün topluma yararları olduğunu ve bu konuda Dijital Gündem yıllık raporunda ilerlemelerin kaydedilmesini planladıklarını söyledi.
Tüketici hakları savunucusu bir grup (La Quadrature du Net) Komisyonu internet içerik erişimini kısıtlayıcı tedbirler alma eğilimi gösterdiği gerekçesiyle uyardı. Metni analiz eden grup, “İç İşleri Komiseri Cecilia Malmström’ün Kroes’e baskı yaptığı ve Dijital Gündem’de internet engelleme ve filtrelemeye destek verilmesi yönünde bir dil kullanılmasını istediği yönünde spekülasyonlar duyuyoruz” açıklamasında bulundu.
Birçok uzmanın belirttiği gibi web sitelerinin engellenmesi temel haklar ve özgürlükler noktasında ciddi sıkıntı teşkil ediyor. Bu nedenle adı geçen grup benzer girişimlerin dikkate alınmaması çağırısında bulunuyor.
Grup sözcüsü Jérémie Zimmermann “Dijital Gündem’in tamamı Komisyon ile süregelen gerginliğin bir kısmını yansıtıyor ama aynı zamanda kurumsal lobilerin baskılarını da ortaya koyuyor. Gündemin bazı kısımları açık standartlar ve Serbest Yazılım kullanıcıları için hayal kırıklığı uyandıracak nitelikte, teklifler oldukça teşvik edici” şeklinde görüş bildirdi.
Dijital Gündem programını memnunlukla karşılayan AP Alman Liberal üyesi ve Başkan Yardımcısı Silvana Koch-Mehrin ise “Ekonomiyi canlandırmak için yeni kaynaklar bulmak zorundayız. Böylece Avrupa Birliği dijital iç pazar oluşturulması gibi birbiriyle uyumlu tek bir eyleme gidebilir” dedi.
Koch-Mehrin’in görüşlerine katılan Avrupa Rekabetçi Telekomünikasyon Birliği (ECTA) Başkanı Hubertus Von Roenne“İşlevini ideal şekilde sürdürebilen tek Pazar hem tüketici hem de iş dünyası için yararlı. Böylece daha fazla seçenek, daha düşük fiyata ve daha hızlı geniş bant sunumu mümkün olabiliyor” dedi.
Dijital Gündem üzerine görüş bildiren bir diğer yetkili ise Avrupa İnternet Birliği Bürosu (ISOC) Başkanı Frédéric Donck oldu. Donck “Komisyon’un 2020 stratejisinin dört gözle beklenen bu en önemli parçasında karşılıklı işlerlik ve ağ güvenliğiyle ilgili adımlara yer verilmesini memnunlukla karşılıyoruz” dedi.
Donck sözlerine şu şekilde devam etti: “Siber güvenlik konusunda Avrupa Komisyonu’nu ve AB üyesi ülkeleri öncelikle suç teşkil eden sanal âlem girişimlerine karşı yeni yasal mevzuat oluşturulması yerine mevcut yasal birimlerin harekete geçirilmesini salık veriyoruz. Yasa yapıcılar ve üye hükümetler internet toplumu ile birlikte çalışarak kullanıcıların internet güvenliği hakkında yasa çerçevesinde bilgi sahibi olmalarını sağlamalıdır.”
Avrupa Kablo Yayın Başkanı Manuel Kohnstamm Dijital Gündem’in herkese geniş bant erişimi konusuna eğilmesini memnunlukla karşıladı. Kohnstamm “Aslında biz yüksek hızda geniş bant şebekelerinin faaliyetlerini sürdürüyoruz ve Avrupa genelinde 72 milyon aboneye ulaşmak istiyoruz. Bu stratejik hedefleri Komisyon’la paylaşıyoruz ve Avrupa’nın dijitale dönüşmesi için çalışıyoruz. Sürmekte olan ağ yatırımlarımız rekabeti artırıyor” dedi.
Avrupa Karşılıklı İşlerlik Sistemleri Komitesi (ECIS) de Komisyon’un bu alanda standartlar belirlemesi için takındığı tavrı beğendiklerini açıkladı. ECIS Sözcüsü ve Danışmanı Thoma Vinje “Adımız, karşılıklı işlerliğin grubumuzun bir özelliği olduğunu ortaya koyuyor. Komisyonun verdiği desteğe minnettarız” dedi.
ICT ve tüketici ürünü elektronik cihaz firmalarının temsilcisi DijitalEurope Genel Müdürü Bridget Cosgrave Komisyon’un belirlediği hedefleri desteklediklerini açıkladı. “Avrupa’da Dijital Gündem Dijital Rekabet Raporu’yla birlikte üye devletlerdeki bütün bakanların okumaları gereken şeyler. Kemer sıkma programları yanında her AB devlet başkanın sunduğu dijital gündemleri de görmeliyiz.
Bütün bu tek politika hedeflerine rağmen, DijitalEurope üyeleri kendi piyasalarında Apple, Microsoft, Adobe, Nokia ve Samsung gibi devlerle teke tek çetin bir rekabete maruz kalıyor.
Televizyon Reklâm Birliği Genel Müdürü Ross Biggam ise “Bu belgede çok önemli politika girişimleri kaleme alınmış ki hepsinde AB kurumlarıyla işbirliği yapmayı dört gözle bekliyoruz. Özellikle Komisyon’a yeni Görsel-İşitsel İçerik’le ilgili Yeşil Tebliğ’le ve telif hakkıyla ilgili gelişmeler konusunda açıklamalarda bulunmayı bekliyoruz. Nitekim yeni teknolojilerin yarattığı zorlukları telâfi etme işi son 300 yıldır devam ediyor” dedi.
1998’de Microsoft’a karşı açılan anti-tröst davası nedeniyle kurulan Rekabetçi Teknolojiler Birliği Başkanı Jonathan Zuck “Avrupa’da dijital hizmetlerin ve ürün geliştirilmesi son derece önemli. Avrupa’da KOBİ’ler yalnızca kullanıcılar değil ama aynı zamanda istihdam, rekabet ve büyümeyle ilgili yeni ve özgün hizmetlerin öncüleri. Dijital bir gelecekten söz etmek istiyorsak, yenilikçi KOBİ’ler odak noktası olmalı. Politikalar kullanıcıları ve tüketicileri korumalı ama aynı zamanda başarılı teknolojilerin arkasındaki yenilikçiliğin yaratıcılarını da teşvik etmeli” dedi.
Avrupa Telekomünikasyon Ağı Operatörleri Birliği (ETNO) Başkanı Michael Bartholomew Komisyon planlarını beğendiklerinden söz etti. “ETNO hızlı ve çok hızlı sabit ve kablosuz geniş bant erişimindeki gelişmeleri ve özel sektör yatırımlarına teşviklerin cesaretlendirilmesini memnunlukla karşılıyor” dedi.
Bununla birlikte ETNO Komisyon’un süper hızlı yeni nesil ağlarına yatırımları düzenlemede sıkıntıyla karşılaşabileceği uyarısında da bulundu.
Bartholomew “Yeni nesil teknoloji tavsiyesi Dijital Gündem’in önceliklerini yansıtmalı ve bunu yeni nesil ağlara erişim için daha fazla düzenleme yapılması yoluyla gerçekleştirmeli. Yeni nesil ağlara düzenleme yaklaşımında yüksek yatırım riskleri söz konusu, farklı coğrafyalarda farklı düzeylerde rekabet söz konusu ve yatırımcılarla erişim isteyen kullanıcılar arasında adil paylaşım riski söz konusu” dedi.
Avrupa Yayıncılar Birliği de (EBU) Komisyon’un girişiminin kendilerini mutlu ettiğini kaydetti. “Görsel-işitsel medya için mevcut telif hakkı onay sisteminin modernizasyonu yenilikçiliği teşvik edebilir ve izleyiciyi çeşitli yeni dijital platformlarda medya içeriğine erişim konusunda yasal teminat sağlayabilir ve böylece başarılı bir Dijital Gündem’in gelişimi kolaylaştırılabilir.”
EBU mevcut çerçevenin güncellenmesi konusunda Komisyon’u bütün hak sahipleri için sektör bazında bir yaklaşım izlemesi için uyardı.
Tüketici Hakları grubu ANEC Genel Sekreteri Stephen Russell Komisyon’un karşılıklı işlerlik konusuna odaklanmasından memnunluk duyduklarını ifade etti: “Komisyon’un karşılıklı işlerlik meselesini ve tüketici güvenini Dijital Tek Piyasa’nın merkezine koymasını yakından takip ediyoruz. Özellikle tasarıma göre mahremiyet ilkesinin uygulamaya konulmasını destekliyoruz bu şekilde mahremiyet ve veri korumayla ilgili temel haklara saygıyla yaklaşılması sağlanmış olacaktır.”
GSMA Avrupa Müdürü Martin Whitehead da Komisyon’a arka çıkarak seyyar internet hizmetlerinde yeni frekanslar açılmasından memnun olduklarını kaydetti. “İyi yapılandırılmış bir plan ve Dijital Gündem’deki bütün paydaşların rollerini kabul ediyor. Özellikle bu noktada, AB ülkelerinin birbiriyle uyumlu 790-862 MHz dijital bölünmüş geniş bant hizmetlerini vermeye taahhütte bulunmalarını bekliyoruz. Bu şekilde dijital ekonominin gelişmesi canlanmış olacaktır” dedi.







