Arka plan:
Küresel ticaretin serbest hale getirilmesi ve küreselliğin sağladığı yararlarının gelişmekte olan ülkelere aktarımı amacıyla DTÖ’ye üye ülkelerin bakanları Kasım 2001’de Katar’ın başkenti Doha’da bir araya gelerek Doha Gelişme Yuvarlak Masası ası altında bir dizi toplantı düzenlediler.
Görüşmeler altı yıldır zaman zaman aralıklarla da olsa devam ediyor. Ancak kimi üyeler tarım teşviklerinin azaltılması, sanayi ve zirai ürünlerinde gümrük vergilerinin azaltılması konusunda herhangi bir gelişme kaydedemediler.
Zirai ve sanayi mallarının ticaretini kapsayan yeni görüşme taslaklarının DTÖ arabulucuları tarafından sunumları 19 Mayıs’ta gerçekleştirildi.
26 Mayıs’taki toplantıda Avrupalı ticaret bakanları DTÖ temsilcilerinin sunduğu uluslararası ticaret anlaşmasına ilişkin son tasarılara ilişkin endişe ve eleştirilerini, giderek daha yüksek sesle dile getirmeye başladılar.
Hiçbir hükümet metinleri doğrudan reddetmemekle birlikte çoğu AB üyesi ülke belgelerle ilgili endişelerini dile getirdi.
Fransız Ticaret Bakanı Anne-Marie Idrac, Fransa, Polonya, İrlanda ve Letonya’nın masaya konulan tekliflerden gerçekten rahatsızlık duyduklarını, Finlandiya, Yunanistan, İtalya, İspanya, Macaristan ve hatta Almanya’nın birçok endişesi bulunduğuna işaret etti.
Idrac, konuyla ilgili açıklamasında, “Tarım teklifleriyle ilgili sormak istediğimiz epey soru var ve yükselmekte olan piyasalara girişimizde bir artış yok. Sonuca götürebilecek dengeli müzakerelerin henüz yanına bile yaklaşamadık,” diye konuştu.
AB Ticaret Komiseri Peter Mandelson’un, yıl sonundan önce bir anlaşmaya varılması teklifine destek veren ülkeler sadece İsveç ve İngiltere oldu.
İrlanda Dış İşleri Bakanı Michael Martin, “Sizin esasa ihtiyacınız olduğu görüşündeyiz çünkü Amerika’daki başkanlık seçimlerine sadece altı ay kaldı,” şeklinde Mandelson’a karşılık verirken, müzakerelerde daha ileri noktalara varmadan önce ABD’de yeni başkanın belirlenmesini beklemenin doğru olacağını ileri sürdü.
Özellikle sanayi sektöründe, bakanlar tasarıların kendilerini tatmin etmediğini vurgularken tekliflerin üçüncü dünya ülkelerinde iş yapabilecekleri yeni pazarlar açılması konusunda yeterli garanti sağlanmadığının altını çizdiler.
Almanya, kendisini dış rekabete kapalı tutan Çin gibi yükselmekte olan ekonomilere metinde yer verilen esneklik tanınması teklifine şiddetle karşı çıktı.
Ciddi endişeler
Bakanların dile getirdiği endişelere geçtiğimiz hafta AB iş dünyasının önemli lobilerinden de destek geldi.
23 Mayıs tarihli bir mektupta “BusinessEurope” Komiser Mandelson’a karşılık verdi. Kuruluş, sanayi ürünleri ile ilgili son tekliflerin ticaretin serbestleştirilmesinde bir geri adım niteliği taşıdıklarını, çünkü gümrük vergilerini aşağı çekme formülünün Hindistan, Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerin ithal harçlarında daha az kesintiye sebep olurken Çin ve Tayvan gibi yeni DTÖ üyelerinin 15 yıl süreyle vergi indiriminden yararlanacağını ileri sürdü.
Metal işçileri, otomobil üreticileri, kâğıt ve kimyasal madde üreticileri yanı sıra işverenler birliği de eleştirilere katıldı. 22 Mayıs’ta yayımladıkları ortak bildiride adı geçen kuruluşlar, 2001 yılından beri görüşmelerde sürekli kan kaybedildiğini bildirdiler.
Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) genel sekreteri Ivan Hodac bu konuda “müzakere belgelerinde kendilerinin beklentilerini karşılayabilecek hiçbir şey bulamadıklarını” ifade etti.
Öte yandan, Komiser Mandelson üretilen malların pazara katılımı tartışmalarıyla ilgili olarak, görüşmelerde siyasi sorun teşkil ettiğini; bu konuda özellikle gelişmekte olan ülkeler adına daha fazla gayret gösterilmesi gerektiğini söyledi.
AB Tarım Komiseri, her şeye rağmen üye ülkelerden olağanüstü destek gördüğünü sözlerine ekledi.









