Logo EurActiv.com.tr

AB’den Myanmar’a ekonomik yaptırım tokadı

Bookmark and Share
(en) (fr) (de)

16.10.2007
Myenmar’da geçen ay meydana gelen şiddet içerikli protestolara karşılık olarak Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları bu ülke ile kereste, metal ve değerli taşlar ticaretini ve yatırımları yasaklama kararı aldı.

Arka Plan:

Dünyanın en yoksul ülkelerinden Myenmar’da (eski adı Burma) 1988 yılında anayasayı askıya alarak iktidara gelen askeri cunta hüküm sürüyor. Yıllık kişi başına ortalama gelirin $200 altında bulunduğu ülkede yolsuzluk, yanlış ekonomi yönetimi yanı sıra demokrasi yanlılarına zulüm ve muhaliflere karşı kaba kuvvet uygulanmakta.

Ancak Asya ve Batı merkezli şirketler doğal kaynak zengini Myenmar’da faaliyetlerine ham madde ve doğal gaz ihracatı ile devam ediyorlar. Ülkenin en önemli ticari ortağı sıfatına sahip Çin ise giderek daha fazla ham madde satın aldığı Myenmar’ı kendi ekonomik büyümesi için bir atlama taşı olarak görüyor.

2007 yılı Ağustos ve Eylül aylarından itibaren Myenmar’lı rahipler petrol fiyatlarındaki aşırı artışı protesto bahanesiyle askeri rejime karşı başlatılan protestolara öncülük ediyor. Eylül sonlarında şiddete başvuran cunta rejimi binlerce rahibi ve şüpheli gördükleri muhalifi tutuklamış bulunuyor.

Konu Başlıkları:

Ticarette sınırlama

15 Ekim Pazartesi günü Lüksemburg’da bir araya gelen AB dışişleri bakanları toplantı sonrasında, Dış İlişkiler Konseyi tarafından yayınlanan resmi bir bildiride “Myenmar’da halka zarar vermeyecek ancak şiddet yanlılarını ve genel anlamda ülkedeki siyasi çıkmazı hedef alan bir dizi tedbirler paketini kabul ettiklerini” bildirdiler.

Açıklamada sözü edilen tedbirler arasında “kütük ve kereste ile madencilik, metal ve mineraller, değerli ve yarı-değerli taşlar sektörlerinde kullanılan cihazlara ihraç yasağı, elde edilen ürünlere ithal yasağı ve sözü edilen sektörlere yatırım yasağı” yer alıyor.

AB Dış İlişkiler Konseyi ülkedeki şartların iyileşmemesi halinde Myenmar’da genel anlamda yeni bir yatırım yasağı üzerinde düşünüyor. AB Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi İbrahim Gambari’nin Myenmar’a ve bölgeye yapacağı ziyaret sonucunu beklerken Gambari’nin Tayland, Endonezya ve Malezya gibi bölge ülkelerinin Myenmar’a baskı uygulanması yönünde tavsiyede bulunacağı bildiriliyor.

Hollanda Dış İşleri Bakan Yardımcısı Frans Timmermans adı geçen tedbirleri “yaptırımların kayda değer derecede artırılması” şeklinde ifade ederken İngiliz Dış İşleri Bakanı David Miliband Lüksemburg’daki toplantı sonrasında gazetecilere “Myenmar’daki askeri rejimin Gambari ile işbirliğine gitmemesi durumunda “daha fazla yaptırım uygulanacağını” belirtti.

Bu arada askeri cunta rejiminin uyguladığı şiddet sırasında bir Japon gazetecinin hayatını kaybetmesi üzerine Japonya da Myenmar’a yaptığı yardımları durdurdu.

Atlantik ötesinde 2003 yılından bu yana Myenmar’a yaptırım uygulayan ABD’nin ise daha kısıtlayıcı tedbirler almayı düşündüğü bildiriliyor.

Etkin bir cevap?

Bununla birlikte AB’nin Myenmar’a uyguladığı yaptırımların Japonya ve ABD’nin aldığı tedbirlerle birleştirilmesi halinde bile sınırlı bir etkinliği olacağı ileri sürülmekte. Amerikan Dış İşleri Bakanlığı konuyla ilgili olarak bu ülkede ham maddelerin çoğunlukla yasal olmayan yollarla ihraç edildiği ve bol miktarda kontrolsüz geçiş zafiyeti bulunan sınırlarda kara borsa ticaretinin devam ettiği bildiriliyor. Tüm bunlara rağmen şimdiye kadar Çin’in Myenmar’a yaptırım uygulamayı reddettiği gelen bilgiler arasında.

Ülkenin doğal gaz sektörü AB ambargosuna henüz dahil edilmedi. Total gibi Batılı enerji şirketlerinin Myenmar’daki doğal gaz rezervlerinde hatırı sayılır miktarda yatırımları söz konusu. Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı verilerine göre bahsi geçen doğal gazın yaklaşık miktarının 280 milyar metre küp olduğu belirtiliyor.

"Ne yazık ki dünya petrol ve gaz rezervlerinin demokratik ülkelerde bulunması gerekmiyor,” ifadesini kullanan Total, Myenmar’a özel bir İnternet sayfası ayırdı.

Şirketin bu ülkede faaliyetlerine devam etmesi üzerine eleştirilere hedef olduğu bildirilirken şirket ülkedeki yerel gelişime de katkıda bulunduğu şeklinde savunma yapıyor. Şirket tarafından yapılan açıklamada, “Haksız eleştirilere cevap vermek yerine çokuluslu bir şirketin kötü bir iç çatışma döneminden geçmekte olan bir ülkenin ekonomik ve sosyal gelişimine olumlu katkılarda bulunup bulunamayacağına yönelik dengeli tartışmaları tercih ediyoruz” ifadesi kullanıldı.

© EurActiv 2007-2009. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM