Logo EurActiv.com.tr

Dr. Peter Holmes:“Ülkeler DTÖ kurallarına saygı duymaktan vazgeçerse, küresel ticaret tehdit altına girer"

peter holmes

08.08.2008

Sussex Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Avrupa Ekonomik Entegrasyonu Uzmanı Dr. Peter Holmes, "Ülkeler DTÖ kurallarına saygı duymaktan vazgeçerse, küresel ticaret tehdit altına girer”, açıklamasında bulundu.

- Cenevre’de gerçekleşen DTÖ görüşmelerinin sonucunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Küresel ticaretin geleceği konusunda neler söyleyeceksiniz?

Kimse Dünya Ticaret Örgütü’nün başarısız olmasını istemedi, fakat kimse görüşmelerin iyi sonuç vermesi için yeterince özveride bulunmadı. Görüşmelerin çok önemli kazançlar sağladığını söyleyemeyiz. Doha Turu’na ihtiyaç duyulmuş olmasının nedeni, çok taraflı bir sisteme bağlılığın kalıcı olmasını temsil etmesiydi. Bu, dönemsel olarak serbestleşen ticaret ilişkilerinden çok daha önem taşıyor. İnsanların DTÖ’nün nasıl çalıştığını anlamaları gerekiyor öncelikle. Bugün gelinen durumda, küresel ticarete yönelik bir tehdit olduğunu söyleyemeyiz, fakat ülkeler DTÖ kurallarına saygı duymaktan vazgeçerse, işte o zaman küresel ticaret tehdit altına girer. Doha Turu henüz ölmedi, fakat yeniden aktif bir hale gelebilmesi için uzun zaman gerekecek. Görüşmelerin tekrar başlaması için öncelikle ABD’nin yeni başkanını seçmesini beklememiz lazım. Demokratik bir baksan ve Kongre, kurallara dayanan küresel bir sistemi destekleyecektir, fakat pratikte liberalleşme konusunda çok istekli olmayabilirler.

- Yüksek gıda ve petrol fiyatlarının özellikle gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkisi ne olacak?

Bu etki ülkelere göre çok büyük farklılıklar gösteriyor. Afrika’da çiftçiler yüksek gıda fiyatları sayesinde para kazanırken, toprağı olmayanlar zor durumlar yaşıyor. Brezilya ise oldukça ender rastlanan bir örnek: Orada artan tarım fiyatları herkesin işine yarıyor.

- Çin ve Hindistan’ın küresel ticaretteki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çin ve Hindistan’ın küresel ticaret tartışmalarındaki ağırlığı, ABD ve AB ile eşit seviyedeydi. Oysa 1994 yılında Hindistan son derece zayıf bir ülkeydi, Çin ise henüz ortalarda bile yoktu. Bu ülkelerdeki artan ihracat, ithalatın da artmasına yol açıyor. , Gelirlerin orta düzey gelir seviyesine yükselmesi ve ihracatın sadece belirli alanlarda sınırlanması ile, Çin zamanla “normal” bir ülke olacak. Fakat zenginleştikçe, ürettiğinden daha fazlasını satın almak isteyecek. Çin’in batı ile entegrasyonu artıkça, Çinli üreticiler bazı ürünlerin parçalarını üretmeye başlayacaklar, batılı üreticilerle işbirliği yapacaklar. Bu arada Çin ve Hindistan’ın büyümesinin en olumsuz tarafı, gıda ve petrol fiyatları üzerinde baskı yaratıyor olmaları.

- Avrupa’nın ve Türkiye’nın Çin ile rekabette atmaları gereken doğru adımlar neler olmalı? Sizce Çin’in zayıf olduğu alanlar hangileri?

Çinlilerin güçlü olmadığı ve yine Çinliler tarafından en fazla talep edilen ürünlere yönelin. Her şeyden önemlisi ise, değer zinciri oluşturun. Böylece ürünleriniz, onların ürünlerini tamamlayabilir.

- Rusya bölgedeki ülkeleri, sahip olduğu petrol ve gaz rezervleri sayesinde tehdit altında bırakabiliyor. Rusya’nın uluslar arası ticaretteki rolünü nasıl tanımlarsınız?

Rusya’nın en önemli rolü petrol ihracatçısı bir ülke olması.

- Peki Türkiye’nin uluslar arası ticaretteki rolünü nasıl görüyorsunuz?

Türkiye “orta gelirli” bir ülke. Türkiye’nin en kaliteli ürünleri AB standartlarında, fakat düşük kaliteli üretim de çok fazla. Türkiye televizyon veya otomobil gibi ürünün tamamını üretmek yerine,  ‘değer zincirlerine’ katılmanın yollarını bulmalı. Bugün Türkiye’nin karşısındaki en büyük zorluk, Çin tehdidini aşmaktan çok, iç piyasadaki verimliliğini artırmak.

 

© EurActiv 2007-2008. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM