Halit ÇELİKBUDAK-Hürriyet Avrupa Koordinatörü
LONDRA- Tarihi belgelere göre, Osmanlı İmparatorluğu ile doğrudan ticaret yapan ilk İngiliz taciri Anthony Jenkinson'dır. 1553'de Kanuni Sultan Süleyman'dan aldığı fermanla, serbest ticaret hakkını kazanmış. 28 Ekim 1578'de de İstanbul'a giden William Harborne adlı İngiliz ise temsil ettiği bir şirket için Padişah Üçüncü Murad'tan hem imtiyaz hem de Kraliçe'ye yazılmış bir mektup alarak İngiltere'ye dönmüş. Kraliçe Elizabeth I de mektuba çok memnun olur ve 26 Kasım 1579'da padişaha bir cevap gönderir. Elizabeth I, mektubunda özetle şöyle der. "Hükümdarlığınızda bol olan öyle şeyler var ki başka ülkelerde bulunmaz, onlarsız da edilmez, güç ve uzun yolculuklar pahasına da olsa herkes onları edinmeğe bakar." Kraliçe, ayrıca İngiliz tüccarına ticaret iznine karşılık olarak kendisi de Türk tüccarına kolaylık göstereceği vaadinde bulunur.
* * *
Türk tüccarlarına yardımcı olacağına dört yüzyıl önce söz veren Kraliçe'nin ülkesinde bugün önde gelen Türk girişimci, ülkenin en büyük beş tekstil şirketinden biri olan Armondi'nin sahibi Cafer Mahiroğlu (41) ile Londra'daki şirket merkezinde sohbet ettim. Kendi malı olan yaklaşık 6 bin metrekarelik merkezde hemen hepsi İngiliz 150 kişi çalışıyor. Sivas/Gürün'lü altı çocuklu ailenin en küçüğü olan Mahiroğlu, İstanbul'da liseyi bitirdikten sonra 1989'da lisan öğrenmek için Londra'ya gelir. Middlesex Üniversitesi'nde İşletme Fakültesi'ne kaydını yaptırır. Bir yandan okurken kendini Türkler'in de yoğun olarak çalıştığı tekstil sektöründe bulur. Kısa bir süre çalışıp işi kavrar ve Hackney semtinde 1990'da hemen kendi atölyesini kurup fason işlere başlar.
* * *
Fason iş veren aracı firmaları zamanla satın alarak büyüyen Mahiroğlu, kendi ürünlerini pazarlamağa başlar. Çalışan sayısı 150'yi geçer. 1995'de üretimi Türkiye'ye kaydırmaya karar veren Mahiroğlu, önce İstanbul Büyükçekmece'de üretime başlar ama asıl tesisi Keşan'da Özdemir Tekstil Ltd. adıyla kurar. Keşan'da çalışan sayısı 1200'e kadar çıkar. Ancak 2000 yılına doğru Türkiye dar gelmeğe başlar. Bu kez Romanya'ya geçer ve Braila kentinde yılda yaklaşık 400 bin parçayı aşkın mal üreten Solo Tekstil'i kurar.
* * *
'Tekstil sektörünün kendi ekonomisi, ayrı bir dinamiği, direnci var. Örneğin ülke ekonomisi yüzde 5 büyürken tekstil yüzde 15 büyür. Küçülürken de daha hızlı küçülür. Yıllarca çok gelişen ama fason çalışan Türkiye'nin 2008'lerden itibaren rekabet gücü zayıfladı' diyen Mahiroğlu, 'Romanya'da da böyle oldu. Bu yüzden daha önce gözümüze kestirdiğimiz Vietnam'a gittik ' diye konuşuyor. Mahiroğlu önce joint-venture olarak, ardından da 2008'de Hanoi yakınlarında kendi tesisinde üretime başlar. 'Bugün iki bine yakın Vietnamlı işçimiz var' diyor. Şimdi de Gürcistan, Türkmenistan ve Hong Kong'da üretimi araştırmak için ekipler göndermiş.
* * *
Armondi olarak hemen akla gelen Mark&Spencer, Arcadia, Top Shot, Evans, BHS, Wallis, Next, New Look, Malatan, Dorothy Perkins, Tesco gibi çok sayıda markaya yılda 12 milyonu aşkın kadın giysisi veren Mahiroğlu ciro konusunda konuşmak istemiyor ama Forbes dergisine göre şu anda cirosunun 250 milyon dolar civarında olduğu söyleniyor. Mahiroğlu 2007'de büyük bir hamle daha yapar. 1982 yılında kurulan ve sadece İngiltere'de 250 civarında mağaza, 2500 çalışanı olan Select firmasını 13 milyon Sterlin'e devralır. Mahiroğlu'nun artık hedefi yılda 500 milyon dolar ciro yapmaktır. İngitere'de tekstil pazarının büyüklüğü 31 milyar Sterlin'dir. Türkiye'den de yılda 1.6 milyar Sterlinlik tekstil ve hazır giyim ithal ediliyor.
* * *
Üç yıldır hem dev şirketlere toptan ürün veren hem de İngiltere ve Hollanda'daki mağazalarında perakende satış yapan Select'in sahibi Mahiroğlu 'Hedefimiz 18-35 yaş grubu. B sınıfı. Bana göre, ben markayım şu fiyatın altında vermem devri bitti. 'Fast Fashion' veya 'Value Clothing' yani modaya uygun ama pahalı olmayan giysi dönemi başladı. Hızlı bir dönüşüm. Giysi bir yatırım değil, bir ihtiyaç olarak görülüyor. Kadınlar senin ayağına değil, sen onların ayağına gideceksin. Bu yüzden alışveriş merkezleri yerine işlek caddelerde daha çok iş yapılıyor' diyor.
* * *
Sunday Times Gazetesi tarafından 'son beş yılda sürekli ve istikrarlı en hızlı yükselen firma' seçilen Armondi'nin sahibi Mahiroğlu, markalaşmanın çok önemli olduğunu söyleyerek şöyle konuşuyor: 'Türkiye'de tekstil bence 1970'lerde Almanlarla fason ağırlıklı başladı. Yüksek kazanç başka dallara yatırıldı. Fabrikalar ve teknoloji övünç kaynağı oldu. Markaya önem verilmedi. Fason fiyatı artınca kaybeden olduk. Kasaba, kent veya dünya tüccarı olunabilir ama dünya çapında markalaşma bambaşka bir şey.'
* * *
Moda sektörüne hitap eden Drapers Dergisi, Mahiroğlu'nu sektörde ilk 100 arasına alırken Ekovitrin 2009'da 'Yılın işadamı' seçti. Mahiroğlu Türkiye'ye de Bakırköy'de kendi malı dört katlı bir mağaza ile giriyor. İki yıl içinde yaygınlaşacağını ve “Select” markasını 'uygun fiyatla Türk kadınının yüzde 90'nına hitap edeceğiz. Çünkü biz bu işi biliyoruz. Tecrübemiz var' diyen Mahiroğlu, 'Select artık bir Türk markasıdır ve çok kısa bir sürede Türkiye'nin her yerine yayılacak' diye iddialı konuşuyor.











