Haber
İstanbul 2010 yürütme organlarındaki istifalar ile çalkalanırken, İstanbul ile birlikte Avrupa Kültür Başkentliği’ni Macaristan’ın Pecs kentiyle paylaşan Almanya’nın Ruhr bölgesi, Alman Turizm Merkezi DZT öncülüğünde İstanbul’a 2010 programı ve konseptini tanıttığı bir gece ile çıkarma yaptı.
İstanbul Ceylan InterContinental Hotel’de yapılan geceye Almanya’nın Türkiye Büyükelçisi Eckhardt Kunz, Alman Turizm Merkezi (DZT) Başkanı Petra Hedorfer, Ruhr 2010 yetkilileri ve Ruhr Turizm Genel Müdürü Axel Bierman katıldılar. Pottporus gösteri grubunun gösterileri ile yer aldığı gecede, Ruhr 2010 Proje Yönetmeni Elmas Topçu ve Ruhr 2010 Sanat Direktörü Aslı Sevindim de proje kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdiler.
Gecede bir konuşma yapan Federal Almanya Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçisi Eckhardt Kunz, Türkçe ve Almanca olarak yaptığı konuşmasında Almanya ile Türkiye arasında köklü ilişkiler bulunduğuna işaret ederek, turizm alanında iki ülkenin çok önemli ilişkileri olduğunu vurguladı.
Alman Turizm Merkezi (DZT) Başkanı Petra Hedorfer ise Almanya’nın Türk vatandaşlarının bir numaralı seyahat ülkesi olduğuna dikkat çekerek, Alman İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2008 yılında Almanya’da dokuz veya daha fazla yatağa sahip olan konaklama tesisi ve kamping yerlerinde yaklaşık 440.000 Türk vatandaşının konakladığını ve bir önceki yıla kıyasla % 7 oranında bir artış olduğunu bildirdi.
Buna karşın kriz nedeniyle Türkiye’den Almanya’ya giden turist ve işadamlarının sayısında Ağustos 2008’e göre gerileme olduğunu belirten Hedorfer, “Tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin de yardımıyla Türkiye’den Almanya’ya gelecek olan ziyaretçi sayısında büyük bir potansiyel görüyoruz” açıklamasında bulundu.
Ruhr 2010’da 4 ana tema var
‘Ruhr 2010 Avrupa Kültür Başkenti’ ve ‘Almanya’nın Yaratıcı Yüzü’ konulu ana tema, kültür turizmi alanında dikkatleri büyük kentlere ve heyecanlı etkinliklere çektiklerini söyleyen Hedorfer, “Bu sayede, özellikle gençlere de seslenmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Hedorfer Ruhr 2010 çalışmaları ile ilgili olarak şunları söyledi: “Son yıllarda Almanya’yı ziyaret eden Türk turistlerin sayısı giderek artıyor. Almanya’ya gelen Türk turistlerin %50’si seyahat boyunca Almanya’nın çeşitli bölgelerini ziyaret ediyor. Bu nedenle klasik şehir turizminin halen önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu görüyoruz. 2010 Avrupa Kültür Başkentleri arasında yer alan İstanbul’la birlikte, kültür ve sanat konuları Almanya’da da çok daha güncel hale gelecektir. 2010 Avrupa Kültür Başkenti nedeniyle Türkiye bizim için çok önemli bir ülke. Almanya’nın Kültür Başkenti Essen ve tüm Ruhr Metropolü, genç, yaratıcı ve dünyaya açık seyahat ülkesi Almanya’nın tanıtımına önemli katkı sağlayacaktır.”
DZT’nin 2010’da “Almanya’nın Yaratıcı Yüzü” başlığı altında dört ana tanıtım teması belirlediğini ifade eden Petra Hedorfer, bu temaların “mimarlık”, “sanat”, “tasarım“ ve “moda dünyası” olduğunu belirtti.
300’den fazla proje, 2.500’den fazla etkinlik
Essen ve çevresindeki 53 köy ve kentten oluşan bir dönemlerin madencilik ve demir-çelik sanayii merkezi Ruhr Bölgesi, 171 farklı ülke ve kültürden 5 milyon 300 bin insanın yaşadığı Almanya’nın en büyük sanayi bölgelerinden biri.
2010 Avrupa Kültür Başkenti olarak 2010 programını tamamlayan ve tanıtım çalışmalarına başlayan Ruhr 2010, bölgenin kendine özgü kültürel dokusu ve çok kültürlü yapısını dikkate alarak bir konsept oluşturmuş. Ruhr 2010 Avrupa Kültür Başkenti programı kapsamında 2010 yılı boyunca 300’den fazla proje ve 2 bin 500’den fazla etkinliğin gerçekleştirileceği belirtiliyor.
Kültürel dinamizm en önemli tanıtım ögesi
Ruhr’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti konseptinde ana ekseni oluşturan unsurlardan biri, tarihsel yapı ile modernin birleştirilmesi. Ruhr’daki “modern”in içerisinde değişik ulus ve kültürlerden çoğu işçi olarak bölgeye gelmiş insanlar ve onların ikinci, üçüncü kuşak çocuklarının da oluşturduğu yeni dinamik doku da yer alıyor.
Türkiye’den göçmenlerin de yoğun olarak yaşadığı Ruhr bölgesindeki kültürel dinamizmi 2010 Avrupa Kültür Başkenti çalışmaları kapsamında kullanan Ruhr 2010 proje yönetimi, İstanbul’daki tanıtım gecesinde de bu noktaya özellikle vurgu yaptılar.
Ruhr bölgesinde farklı kültürlerden gençlerin oluşturduğu hip hop dans grubu Pottporus’un da gecedeki konuşmalar ve tanıtım slaytlarının arasında ilginç gösterileri ile yer almaları, Ruhr 2010’un bu vurgusunu destekleyen bir tanıtım öğesi olarak dikkat çekti.
Ruhr 2010 Proje Yönetmeni ve Ruhr 2010 Sanat Direktörü olarak gecede gazeteci ve davetlilere bilgi veren Türk kökenli Elmas Topçu Aslı Sevindim de Ruhr’un bu çok kültürlü yapısı ile örtüşen bir görüntü çizdi.
İşçi atölyelerinin sanat merkezine dönüştürüldüğü Ruhr bölgesinde, kültürel faaliyetlerde ön plana çıkarılması planlanan Oberhausen’deki eski gaz emniyet deposu “Gasometer” türü etkinlik alanları, Ruhr 2010’un konseptine uygun düşen mekânlar olarak tanıtımda kullanılıyor.
2010 Avrupa Kültür Başkenti programı kapsamında 2010 yılı boyunca 300’den fazla proje ve 2 bin 500’den fazla etkinliği hayata geçirmeyi hedefleyen Ruhr bölgesinde Fazıl Say konserlerinden Melez Festivali’ne, şarkı festiavli Day of Song’dan Uluslararası Işık Sanatı Bienali’ne pek çok etkinlik gerçekleştirilecek. 









