Logo EurActiv.com.tr

Çin böreğinizin yanına bir kadeh Çin şarabı ister misiniz?

Bookmark and Share
Mehmet Ömür

21.04.2010
Çin, şarap konusunda yaptığı atılımla hem şarap üretiminde hem de tüketiminde dünya liginde ilk ona girerek birinci lige yükseldi. Tüketimde 2008 rakamlarına göre Fransa, ABD, İtalya ve Almanya’dan sonra 5’inci sıraya yerleşti. Üretimde de bu ülkeler ve İspanya, Arjantin ve Avustralya’dan sonra 7’inci sırada bulunuyor. Çinliler alkollü içkiler arasında bira ve sert alkolleri seviyorlar.

Prof. Mehmet Ömür

Euractiv.com.tr- Şarap yazarı

 
Çin, geçtiğimiz 10 yıl içinde her konuda aldı başını gitti. Tutabilene aşk olsun. 1999’da dünya ticaretinin yüzde 3’ünü elinde tutarken geçtiğimiz yıl yüzde 10’unu eline geçirdi. On yıl sonra dünya ticaretinin yüzde 20’ye yakınını Çin’in yöneteceğine kesin gözüyle bakılıyor. Apple’ın daha yeni piyasaya sürdüğü iPad’in bir benzerini Çin’de mağazalardan geçen yılın ağustos ayında alabilirdiniz. Otomobil üretiminde dünya lideri olmayı başardılar. Pırlanta satışlarında Japonya’yı sollayarak ABD’nin arkasından ikinci sırayı kaptılar. Barutun mucitleri araştırma konularında da ABD’den sonra ikinci sıradalar. Daha birçok konuda atılımları var, ama biz kendi konumuza bakalım.
Çin, şarap konusunda yaptığı atılımla hem şarap üretiminde hem de tüketiminde dünya liginde ilk ona girerek birinci lige yükseldi. Tüketimde 2008 rakamlarına göre Fransa, ABD, İtalya ve Almanya’dan sonra 5’inci sıraya yerleşti. Üretimde de bu ülkeler ve İspanya, Arjantin ve Avustralya’dan sonra 7’inci sırada bulunuyor.
Çinliler alkollü içkiler arasında bira ve sert alkolleri seviyorlar. Ama yüzde10 kadarı düzenli şarap içiyor. Ülkenin nüfusu göz önüne alındığında yüzde 10’unu varın siz hesaplayın. Şarap içenler sosyal statü peşinde olan, başarılı elit bir kitle. Tabii romantik takılanlar da bu kitleye dahil oluyorlar.
Çin şarapları henüz sıradan sofra şarabı seviyesindeler. Olağanüstü şarapları yok. Ama olacağa benziyor. Pekin ve Xi’an’da iki önoloji fakültesi kurmuşlar bile.
Bordeaux ve Monpellier Üniversiteleriyle işbirliği yapıyorlar. Bizimkilerin kulakları çınlasın.
Çinliler şarapta tanen ve asidi sevmiyorlar, daha yumuşak ve yuvarlak şarapları tercih ediyorlar. Seçim nedenlerinin biri de alkol miktarı. Yüksek alkollüleri yeğliyorlar. Kestirmeden sarhoş olmanın yolun bulmuşlar. Damak tadlarının oluşması için şarap kültürüyle daha içli dışlı olmaları gerek.
Oysa Çin’de şarabın geçmişi çok eskilere dayanıyor. Çinliler önlerine gelen her şeyi fermante ettiklerinden pirinç, bal, çeşitli meyveler gibi üzüm de yıllar önce fermante edilmiş. Bunu kanıtlayan veriler var. 9000 yıllık, dibinde şarap tortusu olan küpler bulunmuş. Ancak gerçek bağcılık ve şarapçılık Han döneminde, yani MÖ 2 ve MS 2’inci yüzyıllar arasındaki dönemde gelişmiş. Han Wudi komşulardan asma fidanları getirterek ülkede şarapçılığın temellerini atmış. Ancak 3’üncü yüzyılda istilalar nedeniyle ülke karanlığa gömülmüş ve şarap unutulmuş. Yerini Budist misyonerlerin getirdiği çay almış. Çayı bitki olarak zaten tanıyan Çinliler demlemesini bilmiyor ve çay yapraklarını sebze olarak tüketiyorlarmış.
Bugün ülkeden yaygın üretilen  üzüm tahmin edilebileceği gibi Cabarnet Sauvignon ve Merlot. Evrensel damak tadını en iyi tatmin eden üzümler bunlar.
Çin, Hong Kong’da şaraptan alınan vergiyi sıfırlamış. Bu, şarapçılığın gelişmesini arzulayan bir tutum olarak algılanabilir tabii ki.
Biz de şarap tadıcı bir şarapsever dostla birlikte Çin şarabı içebileceğimiz bir Çin lokantası aradık, bulamadık. Birçok önde gelen şarap satış noktalarına, hatta La Cave’a sorduk. Henüz Türkiye’ye gelmediğini öğrendik. Çin Ticaret ateşeliğine ulaşmakta güçlük çektik. İspanya ve İngiltere’ye giden dostlara sipariş verdik, bulamadılar. Biz de bu yazıyı tadım yapamadan yazıp bitirdik. Ama bir Çin şarabı içince mutlaka tadım notlarımızı sizinle paylaşacağız. Sağlıcakla kalın.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics