Polonya- Türkiye Turizm İlişkisi
Türkiye, Polonya’da yakın tarihlere kadar bir tatil destinasyonu olarak tanınmamaktaydı. Türkiye bu anlamda ucuz ya da orta kalitede hizmet veren, iklimi tatil yapmaya elverişli bir tatil beldesi olarak yeni yeni algılanmaya başlandı.
AB'nin yeni üyesi olarak Polonya yaklaşık 40 milyon nüfusu ve artan refah seviyesi ile dikkatleri üzerine çekiyor. Başkent Varşova başta olmak üzere Krakow, Poznan, Wroclaw, Gdansk, Katowice ve Lodz (2016 Avrupa Kültür Başkenti) önemli şehirleri arasında yer alıyor. Turizm otoriteleri 2012 yılında Ukrayna ile ortak yapacakları UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası'nın ülkenin tanıtımına ve turist sayısındaki artışa katkı sağlayacağını dile getiriyor. Verilere göre, Polonya'ya 2006 yılında 15.7 milyon turist gelmiş olup, 2007 yılı sonuna kadar 16 milyon turistin gelmesi beklenmektedir.
Turistlerin, özellikle kültür, kongre ve incentive için ülkeye geldikleri, AB üyeliği ve ucuz havayolu taşımacılarının etkin olarak pazara girmelerinin turist sayısında artışın ana sebepleri arasında yer aldığını belirtiyorlar.
Ülke dışına seyahat eden Polonyalılar genel olarak deniz ve kış turizmine ilgi duyuyorlar. Son yıllarda artan refah seviyesi ile kültür turları ile golf turizmine yönelme olduğu gözleniyor. Polonyalılar konaklamalarda yoğun olarak 3-4 yıldızlı paket turlar dahilindeki oteller ile herşey dahil sisteminde 4-5 yıldızlı tesisleri tercih ediyor.
Polonyalı turistler tarafından ülkemizde en çok tercih edilen tatil bölgeleri: Antalya-Alanya, Marmaris, Bodrum, Fethiye, Side ile bireysel veya genellikle otobüslerle yapılan küçük gruplarla İstanbul'dur. Özellikle İstanbul'a daha uygun fiyatlı charter uçuşlar olursa daha çok turist gelecektir. İstanbul’u cazip kılan etmenlerden biri şehrin yakınlarındaki Polonezköy’dür. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Avusturya, Rusya ve Prusya tarafından yapılan bir antlaşma uyarınca, Polonya’nın parçalanmasından kaçan Polonyalılar, Türkiye topraklarına yerleşmiş ve yaşamlarına burada devam etmişlerdir. Türk vatandaşı olmalarının yanında Lehçe konuşan ve Polonya kültürünü devam ettiren yöre halkı Polonya’dan birçok ziyaretçi çekmektedir.
Polonya pazarında Türkiye; uygun tur fiyatları, ucuzluk, bol alternatif bulunması, yıldan yıla turizm pazarında daha ağırlıklı, etkin ve agresif olarak algılamanın artması, gerçekleştirilen başarılı sportif ve popüler organizasyonlar ile tercih edilmeye başlamıştır. İstanbul'da yapılan Formula 1 yarışlarına Polonyalılar yakın ilgi gösterse de ulaşım sorunu nedeniyle çok fazla izleyici İstanbul'a gelmiştir. Durum pazarda etkin tur operatörlerine aktarılmış, Polonyalıların vatandaşları F1 pilotu Kubica nedeniyle Formula 1 yarışlarına büyük ilgi duydukları bu nedenle önümüzdeki yıllarda İstanbul'da yapılacak yarışlar için Polonya'dan tur organizasyonu yapmalarının yararlı olacağı konusunda fikir birliğine varılmıştır.
Rusya pazarının günümüzde geldiği nokta göz önüne alındığında Polonya pazarının orta vadede büyük gelişim göstereceği görülmektedir. Bu nedenle 'Türkiye imajının, ticari, siyasi ve kültürel tüm alanlarda yükseltilmesi, turizm talebinde deniz ve tatil destinasyonu olma özelliğiyle birlikte; diğer alternatif ürün ve türlerin pazara tanıtılmasının sağlanması, buna paralel olarak, bu ürün çeşitliliğinin, en azından pazarda ilgi görebilecek inanç, kültür, doğa, macera sporları, termal, yatçılık, golf gibi turizm çeşitlerinin seyahat sektörü tarafından turizm ürünü olarak piyasaya sürülmesinin sağlanması gerekmektedir.
Yıllar itibari ile ülkemize gelen Polonya vatandaşı turist sayıları;
Ülkemizi Ziyaret Eden Polonyalılar'ın Sayısı | |||||||
| Yıllar | Değişim Oranı % | |||||
MİLLİYET | 2003 | 2004 | 2005 | 2006 | 2007 | 06/05 | 07/06 |
POLONYA | 102 222 | 138 336 | 181 033 | 190 774 | 276 743 | 5,39 | 45,06
|
Rakamlardan da anlaşılacağı üzere ülkemiz açısından Polonya, en istikrarlı büyüyen pazarlarımızın başında yer almaktadır. 2006-2008 yılları Ocak-Ağustos dönemleri karşılaştırıldığında ise, % 105 oranında bir artış kaydedildiği görülmektedir.
Ülkemizi Ziyaret Eden Polonyalılar'ın Sayısı (Ocak-Ağustos ) | ||||||
| Yıllar | Değişim Oranı % | ||||
MİLLİYET | 2006 | 2007 | 2008 | 07/06 | 08/07 | |
POLONYA | 142 853 | 204 545 | 294 080 | 43,19 | 43,77 | |
Polonya'dan yıllık toplam yurtdışı çıkışları 37.2 milyondur. Bu rakamın 6.3 milyonu turizm amaçlı yurtdışı çıkışlarıdır. Türkiye'nin Pazar payı, toplam yurtdışı çıkışlar ele alındığında yüzde 0,5 uçak ile yurtdışı çıkışlar ele alındığında yüzde 6, havayolu ile yurtdışı turist çıkışları dikkate alındığında yüzde 12,5 olarak değerlendirilmektedir. [1]
Bununla birlikte, çıkıs amaçları bölgelere göre degerlendirildiğinde Türkiye, İspanya
Yunanistan, İtalya, Hırvatistan ve Tunus’u içine alan Güney Avrupa ve Akdeniz
bölgesine seyahatte tatil amaçlı seyahatlerin payı 2002 yılında yüzde 82 civarında.
Gene aynı bölgeye yapılan seyahatlerde paket turların payı % 59. Bu bölgede
gerçeklestirilen seyahatlerde ortalama kişi başı harcamanın tutarı ise 908 dolar.[1]
Ukrayna-Türkiye Turizm İlişkisi
Yılda 10 milyon civarında yurtdışı seyahat yapan Ukraynalılar’dan geçen yıl sadece 294 bini Türkiye’ye geldi. Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde gelenlerin sayısı ise 269 bin. Ukraynalıların yaptığı uluslararası seyahatlerde Türkiye’nin payı yüzde 2 civarında. Hızlı gelişen bir ekonomiye ve 47 milyon nüfusa sahip komşumuz aynı zamanda bölgenin önemli bir destinasyonu.
Ukraynalılar, bölgede en çok seyahat eden toplumlardan biri. Dünya Turizm Örgütü’nün verilerine göre 2002 yılında yurtdışı seyahati yapan Ukraynalı sayısı 9,3 milyon. Ancak, bu rakam aynı kuruluşa, diğer ülkelerce verilen rakamlarla çelişiyor. Sadece Rusya, Polonya ve Macaristan 2002 yılında 17 milyona yakın Ukrayna vatandaşının sınır girişi yaptığını bildirmiş. Kuşkusuz bu rakamlarda Ukraynalıların sınır komşuları ile yaşadığı sıkı iş ilişkilerinin, akrabalık bağlarının payı var. Ayrıca çok miktarda Ukraynalı bu ülkelerde çalışıyor. Örneğin 290 bin Ukraynalının sınır girişi yaptığı Romanya’nın konaklama tesislerinde kalanların sayısı sadece 10 bin civarında.
Yapılan bazı araştırmalar turistik maksatla yurtdışı seyahate çıkan Ukraynalı sayısının 2,1 milyon civarında olduğu tespitini yapıyor.
Türkiye’nin turizm alanında Ukrayna’nın en önemli ortaklarından biri olduğunu ifade eden Ukrayna Turizm Bakanı Yardımcısı Mykhaylo Kulyniak “İki ülke arasındaki işbirliği, 30 Mayıs 1994'de Ukrayna Hükümeti ile Türk Hükümeti arasında imzalanan ‘Turizm Alanında İşbirliği Anlaşması’yla daha çok pekişmiştir. Ukrayna Turizm ve Konaklama Hizmetleri Kurumu ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı aktif bir çalışma içerisindedir. Buna istinaden yukarıda bahsedilen anlaşmanın V Maddesi ile de Ukrayna-Türkiye Karma Komitesi kurulmuştur.Türkiye Ukrayna Karma Komitesi'nin üçüncü toplantısı 12-15 Mart 2007 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşti. Bu toplantı ile iki ülkenin Kültür ve Turizm Bakanları bir araya geldi ve Türkiye-Ukrayna Karma Komitesi Üçüncü Toplantı Protokolü ile 2007-2008 yılları için Turizm Alanında Türkiye-Ukrayna İşbirliği programı imzalandı.
Ukrayna’dan son üç yılda Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısına ilişkin tabloya bakıldığında 2006 yılında 469.332 olan ziyaretçi sayısı 2008 yılında 717.685 kişiye ulaşmıştır. İki yıl arasındaki değişim oranı % 52.91’dir.
Ukrayna'dan Türkiye'ye Gelen Ziyaretçi Sayısı Ocak-Kasım | ||||
YILLAR | % DEĞİŞİM ORANI | |||
2006 | 2007 | 2008(*) | 2007/2006 | 2008(*)/2007 |
469 332 | 574 342 | 717 685 | 22,37 | 24,96 |
Kaynak: TC Kültür ve Turizm Bakanlığı | ||||
Türkiye ve Ukrayna arasındaki turizm borsası her iki ülke ekonomisi için de büyük önem taşımaktadır.
Ukrayna Devlet Sınır Koruma Teşkilatı'ndan alınan bilgilere göre 2006 yılında Türkiye'den Ukrayna'ya 59,2 bin turist gelmiştir. 2005 yılına oranla 1,5 artış gösteren iş seyahatlerini ile beraber 2006 yılında 2005 yılına oranla turist sayısında %30 luk bir artış göze çarpar. En çok turist gönderen ülkeler arasında Türkiye 2005 senesinde 12. 2006 senesinde ise 11. sırada yer almaktadır. Bu artışın en büyük sebebi iş gezileridir ki bu seyahatler aynı zamandan tüm seyahatlerin yarısını oluşturur.
2006 yılında toplam 392,1 bin Ukraynalı turist Türkiye'ye gelmiştir. 2005 yılına oranla bu sayı iş gezileri ve turlar ile beraber %37,9'luk bir artış göstermiştir. Türkiye Ukrayna'nın en çok turist gönderdiği ülkeler içinde 2005 yılında 7. 2006 yılında ise 6. sırada yer almıştır. Son üç yılda gözlenen bu artışın en büyük sebebi tüm seyahatlerin %60 'ını oluşturan turlarla yapılan seyahatlerdir” diye konuştu. [2]
Türkiye’den Ukrayna’ya giden Türk vatandaşı sayısı 75 bin kişi ile 1996 yılında zirvesine ulaşmış. Özellikle, 1999’dan itibaren pek çok nedenle zayıflayan iç pazarımız bu ülkeye giden sayılarına da yansımış ve elde olan en son rakamlara göre 2002 yılında bu ülkeye 22 bin TC vatandaşı gitmiş. Bu rakamın 2004 yılında 40 binlere ulaşmış olması tahmin ediliyor.
Bugün itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti, Ukrayna’nın turizm alanındaki en önemli partnerleri arasında yer almaktadır. Turizm alanındaki ikili ilişkiler, 30 Mayıs 1994 tarihinde Türkiye ile Ukrayna hükümetleri arasında imzalanan İşbirliği Anlaşması çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Ukrayna Kültür ve Turizm Bakanlığının birimi olan Ukrayna Devlet Turizm ve Sayfiye Yerleri İdaresi, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığıyla etkin bir işbirliği sürdürmektedir.
Yukarda adı geçen Anlaşma 5. maddesi uyarınca, Ukrayna – Türkiye Turizm Karma Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonun ilk toplantısı 1998 yılının Mayıs ayında Ankara’da, ikinci toplantısı ise 4-5 Mayıs 2002 tarihleri arasında Kiev’de, üçüncü toplantısı ise 13 Mart 2007 tarihinde gerçekleşmiştir.
Ukrayna ile Türkiye'nin türizm alanındaki işbirliği uzun zamandır devam etmektedir. İki ülkenin Kültür ve Turizm Bakanları seviyesindeki devamlı temasların yanında, Karadeniz Ekonomik İşbirliği ve Dünya Turizm Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar çerçevesinde de ikili ilişkiler sürmektedir.
Ukrayna ve Türkiye Cumhuriyeti'nin turistik imkanları konusundaki haberleşme ve bilgi alışverişi, turizm fuarlarının düzenlenmesi ve ortak yatırım projeleri, turizm alanındaki ülkelerarası işbiriğinin önemli konuları arasında yer almaktadır.[3]
BÖLÜM 3
AB PERSPEKTİFİ
Dünya turizm örgütü verilerine göre turizm performansı açısından Avrupa, dünyanın geri kalanına oranla bir hayli geridedir.
IPK International’ın raporuna göre, 2008 yılı Ocak-Ağustos verilerine bakılacak olursa, Avrupalıların en çok ziyaret ettiği ülkeler sıralamasının başında Rusya’nın geldiği görülüyor.
Ancak 2008 yılı içerisinde ortaya çıkan ekonomik gelişmeler, özellikle de 2008’in ilk yarısındaki güçlü euro, zayıf dolar ve giderek zayıflayan pound, Avrupalıların destinasyon seçimini yakından etkiledi. Aşağıdaki tablo 2008 yılı Ağustos ayında bir önceki yıla oranla kimi destinasyonlara yönelik performanslardaki değişimi gözler önüne seriyor:
Çalışmanın bu aşamasında Avrupa’daki turizm trendinin dışında, çalışma kapsamında ele aldığımız Rusya, Ukrayna ve Polonya’nın Avrupa ile olan turizm ilişkisinin ele alınması hedeflenmektedir:
Rusya
Rusya’da turizm sektörü küresel ekonomik krizin etkisiyle ‘mecburi izne’ çıktığı yorumları yapılmakta. Rusya Turizm Birliği Başkanı Sergey Şpilko’nun açıkladığı verilere göre, Rus turistler tatilden vazgeçmek istemiyor ama daha ekonomik seçeneklere yöneliyor. Otobüs ve tren ile yapılan yakın bölge turlarına ilgi daha çok. 5 yıldızlı otellerden çok apart oteller tercih edilmeye başlandı. Avrupa’ya yönelik otobüs turlarında da yüzde 10 talep düşüşü var. Sergey Şpilko, iyi haber olarak Avrupa’da otel fiyatlarındaki düşüşü veriyor: Roma’da yüzde 16, Paris’te yüzde 13, Prag’da yüzde 20, Londra’da yüzde 30. Rus yetkili uçak maliyetlerinin azalacağını, geçen yıl yüksek sezonda 33-34 bin rubleye kadar çıkan uçak yakıtı fiyatının şimdi 20 bin rubleye indiğini vurguluyor.
Rusya’da turizm hareketi son beş yılda yıllık ortalama yüzde 13 büyüme kaydetti. 2008’in ilk 9 ayına ilişkin veriler yüzde 19,5’lik büyümeye işaret ediyordu. [1]
Rusya Turizm Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, küresel krizin etkilerinin 2008’in son aylarında yurtdışı çıkışları etkilemeye başladığı ve trendin 2009’da yurtiçi seyahatleri güçlendireceği vurgusu yapıldı.
Bu olumsuz gelişmeye rağmen Rusya turizmine Avrupa’dan bakıldığında göze çarpan unsurların başında, Doğu Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya’yla olan tarihi ve kültürel yakınlığı ve buna bağlı olarak bu ülkelerden Rusya’ya ziyaret amaçlı girişler gelmektedir.
Doğu Avrupa ülkelerinden Hırvatistan son dönemde Rusya’yla olan yakın bağını güçlendirmek adına, sınırdan geçişlerde aldığı vize ücretini 2009 ve 2010 yılları boyunca uygulamayacağını açıkladı. Hırvatistan 2008 yılında Rusya’dan çektiği turist sayısını % 15 artırmıştı. Son üç senenin rakamları şu şekilde:
Rusya’dan Hırvatistan’a girişler
2001 - 35.238
2005 - 82.144
2008 - 175.000
Polonya
Polonya 38.6 milyonluk nüfusu ve 489.3 milyar dolarlık GSYH’sıyla orta büyüklükte bir Avrupa ülkesi. Ülkede kişi başı milli gelir ise 9 bin 500 dolar. 1989 yılına kadar merkezi planlamaya dayalı bir ekonomik politika izleyen Polonya, özelleştirme uygulamaları neticesinde 1996 yılından beri Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri içerisinde en fazla doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına konu olan ülke durumunda.
Avrupa’nın en önemli turistik destinasyonlarından biri olan Polonya 1999-2000 yılları arasında Dünya Turizm Örgütü tarafından belirlenen “En Büyük 10 Destinasyon” içinde yer alırken, o tarihten sonra yaşadığı ciddi kayıplarla 2004 yılında 15. sıraya kadar geriledi. Bununla birlikte uzmanlar, ülkenin AB üyeliğiyle birlikte turizm endüstrisinde ciddi gelişmeler kaydedeceği görüşündeler.
Almanya Ziyaret Edilen Ülke Olarak da Birinci
Tarihi bağları göz önünde bulundurulduğunda Polonya’nın diğer Avrupa Birliği ülkeleri ile turizm ilişkisinde ön sırada Almanya’nın geldiği dikkat çekiyor. Polonya Merkez İstatistik Bürosu’ndan alınan bilgiye göre Polonyalılar tarafından 6.3 milyon yurtdışı turistik seyahatin gerçeklestiği 2004 yılında en fazla ziyaret edilen ülke 2 milyon 300 bin turistik seyahat ile Almanya olmuş. Bu ülkeyi 550 bin kişi ile Slovakya ve Çek Cumhuriyeti izlerken, İtalya’ya ise 500 bin turistik seyahat gerçekleştirilmiş.
Oysa 9.6 milyon kişinin yurtdışına çıktığı 2000 yılında Almanya’ya 3.6 milyon, İtalya’ya ise 1 milyon turistik seyahat gerçeklestirilmis. Günübirlik seyahatleri de içeren rakamlara bakıldığında, 2000 yılında 56.7 milyonu aşkın yurtdışı seyahat gerçekleşirken, 2005 yılında 40.8 milyona gerilemis.
Yurtdışı seyahatlerin amacına gelince; % 38’lik payla tatil&dinlence birinci sırada yeralırken, onu yüzde 33 ile iş seyahatleri izliyor, akraba ve yakınlarını ziyaret ise % 22’lik paya sahip.
Varşova Kültür ve Tanıtma Müşavirliği’nden alınan bilgiye göre Polonya’nın AB’ye tam üye olmasının ardından, insanların birikimlerini ev, araba...vb yatırımlara ayırması yurtdışı seyahatlerde azalmaya neden oldu.
AB, Ukrayna'yla vizesiz seyahat müzakerelerine başladı. Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Jacques Barrot 2008 yılı başıdan itibaren vize kolaylığı sağladığı Ukrayna'yla vizesiz seyahat görüşmelerine başladı.
Adalet ve güvenlikten sorumlu AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Jacques Barrot, vizesiz seyahat müzakerelerine geçilmesiyle AB-Ukrayna ilişkilerinde "yeni bir fasılın açıldığını" söyledi.
AB ile Ukrayna arasında 1 Ocak 2008 tarihinde uygulamaya giren vize kolaylığı anlaşması, kısa süreli (3 aydan az) Schengen vizeleri için 70 yerine 35 avro başvuru ücreti ödenmesini ve Ukrayna vatandaşlarının vize isteklerine en fazla 10 günde cevap verilmesini içeriyor.
İş adamları ve ağır vasıta sürücülerine çok girişli vize imkanı sunan anlaşmayla ayrıca engelliler, emekliler, AB'de yakın akrabası bulunanlar, gazeteciler, araştırmacılar ve öğrenciler gibi gruplar vize başvuru ücretinden muaf tutuluyor. [1]
AB’nin geçen yıl Ukraynalıların en çok gittikleri destinasyonlardan biri olan Polonya’yı da içine alacak şekilde genişlemesi ve Euro’nun dolara karşı değer kazanması gelişen Ukrayna pazarında Türkiye’nin şansını artırıyor.
Turistik yerler ve rekreasyon alanı zenginliği bakımından Ukrayna, dünya çapında turistik ülkeler arasında yer alma potansiyeline sahiptir. Uluslararası ilişkilerin gelişmesi, dünya piyasasında milli turistik ürünün pazarlaması, dünya haberleşme ağına dahil olması ve turizm işletmelerinin en ileri tecrübesinden yararlanması için yeni yollar açmaktadır.
Ukrayna, bölgesinin en tanınmış destinasyonu
Ukrayna Sovyetler Birliği döneminde ülkenin ‘Turizm Fabrikası’ diye anılıyordu. Ulusal Turizm Örgütü’nün 2004 yılında hazırladığı bir rapora göre ülke bugün 1300’ü otel olmak üzere 4500 turistik tesise ve 620 bin yatağa sahip. Ancak, halen bunların pek azı uluslararası turizme hizmet verecek düzeyde. Ukrayna’nın Dünya Turizm Örgütü’ne bildirdiği turistik yatak sayısı sadece 90 bin civarında. Ülkede 3300 civarında sertifikalı seyahat acentası bulunuyor.
Ukrayna‘da 100’e yakın resort (turizme uygun doğal alanlar) bölgesi bulunuyor. Bunlara doğal parklar ve koruma alanları eşlik ediyor. Ülkede devletin koruması altında 160 bin tarihi, kültürel ve arkeolojik eser var. 2003 yılında alınan bir kararla Odesa ve Simperefol havaalanlarından turistik amaçla geçiş yapan Türkiye, AB ülkeleri, Kanada, İsviçre ve Japonya vatandaşları 14 günlük giriş izni alabiliyorlar.
100 adet müzesi bulunan başkent Kiev’in bu yıl 280 bin yabancı ve 403 bin de yerli turist çekmesi bekleniyor. Yine Kiev belediyesinin saptamalarına göre şehirde bulunan 2100 adet tarihi eserden 39 adedi uluslararası öneme sahip.
Ukrayna’ya en çok Beyaz Rusya, Macaristan, Polonya, Moldova ve Rusya’dan turist geliyor. Ziyaretçilerin yüzde 50’si karayollarını tercih ettiğinden öncelikle karayollarını geliştirme çabasındalar.[2]
Ukrayna; hem AB entegrasyonunun siyasal ve sosyo-ekonomik süreçlerini tamamıyla yansıtan, hem de milli öncellikli hedeflerini göz önünde bulunduran turizm alanındaki uluslararası işbirliğine açık bir ülkedir. Bu bağlamda, Ukrayna uluslararası turizm politikasının, çok yönlü, belirli ülke veya bölge ile verimli ekonomik işbirliği ilkelerine dayanan, belirli bir turistik piyasasının özelliklerine uyduğu söylenebilir.
SONUÇ
Küresel ekonomik kriz birçok alanı olduğu gibi turizm sektörünü de kısa ve orta vadede olumsuz etkileyecek gibi görünse de, Türkiye’nin dünya turizm trendlerinde üst sıralarda olmasını sağlayan bu çalışmanın da ilk bölümünde üzerinde durulan özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin Rusya, Ukrayna ve Polonya ile olan turizm ilişkisinin artarak devam edeceğini söylemek mümkün.
11 Mart’ta ITB Fuar’ında açıklanacak olan Dünya Turizm Trendleri raporu ön bulgularına göre, 2008 yılında pek çok ülkede turizmin önemli gelişme gösterdiği ancak, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu, Bulgaristan, Litvanya ve Slovakya’nın iki haneli büyüme kaydetmesi dikkat çekiyor.
2009’da kur dengeleri karşısında kimlerin kazançlı çıkabileceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan IPK başkanı Rolf Freitag, Avro'nun güçlenmesi karşısında turistlerin daha ucuz ve ekonomik olan ülkelere yönelim göstereceğini, bunlar arasında da Avro dışı bölgede yer alan Türkiye gibi ülkelerin ana avantajlarını artırarak gelişmelerine devam edeceklerini ortaya koydu. Öte yandan Avrupalı tatilcilerin maddi koşullar gereği evlerine yakın bölgelerde seyahat etmeyi daha fazla isteyeceklerini söyleyen IPK raporu, turist kaynağının yarısına yakınını elinde tutan Avrupa’nın yaşayacağı gerilemede, özellikle uzak destinasyonlar olan Asya, Amerika ve Afrika’nın ciddi biçimde etkileneceğini ortaya koyuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Tepebaşı’nın, Turizm Bakanlığı’nın 2008 rakamlarının altına düşmek istemediğini belirterek, dünya turizm pastasından daha fazla pay almak için çaba harcayacağını açıklaması da Türkiye’nin her türlü krize rağmen turizm yatırımlarına verdiği önemi sürdüreceğinin sinyalini veriyor.
Turizmciler, her ne kadar Türkiye'ye gelen turist sayısının krize rağmen geçen yılın altına düşmeyeceği düşüncesiyle rahatlasa da yatırımcıların ''para bulamaması'' düşündürüyor.
Türkiye Otelciler Federasyonu (TUROFED) Başkanı Ahmet Barut’un konuya ilişkin açıklamalarına göre, Türkiye'nin Avrupa'daki durumu hemen hemen belli. ''Özellikle Batı Avrupa satışları için kriz yılı şartlarında çok kötü diyemeyiz'' diyen Barut, Türkiye'nin turizmde 3. pazarı olan İngiltere ile pound, İskandinav ülkeleriyle İsveç Kronu üzerinden kontrat yaptıklarını ifade etti. Barut, bu iki para biriminin Euro karşısında değer kaybettiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: ''Bundan dolayı Türkiye otomatikman Euro bölgesi ülkelerine nazaran daha cazip hale geldi. Onun için de krizden en çok etkilenen Avrupa ülkesi olmasına rağmen İngiltere satışları artı düzeyde. İskandinav pazarında da sıkıntı beklemiyorum. Benelüks pazarı ise diğer Avrupa ülkelerine nazaran biraz daha zor.
Almanya, geçen seneye nazaran daha geriden gelmekle birlikte, hala son dakika satışlarla 2008'i yakalayabileceğimizi düşündüğümüz bir ülke. Almanya'da tek haneli bir düşüş söz konusu şu anda. Bunu geçen yıl sorsanız 'rezalet' derdim ama bu şartlarda, şu durum Almanya için çok iyi. Yani toplamda baktığımızda Batı Avrupa ülkelerinde geçtiğimiz yılki rakamlara ulaşabileceğimizi tahmin ediyorum.''
Rusya'da ise ''son dakikacı'' oldukları için henüz net tablonun ortaya çıkmadığına işaret eden Barut, bu ülkelerden yurt dışına çıkışlarda, Türkiye'nin genel ortalamanın üstünde bir performans sergileyebileceğini, bu nedenle bölge için doğru yatırım yapılması gerektiğini bildirdi.
Rusya’dan gelen bir başka haber ise deniz-kum-güneş turizmine alternatif olarak İstanbul ve Anadolu’ya yönelik kültür turlarına olan ilginin artışı. Bu sebeple operatörler bu talebe yönelik hizmet çalışmalarına ağırlık veriyor.
Ahmet Barut, Türkiye'nin Ukrayna'dan da 500 binin üzerinde turist aldığını ama rakamın bu yıl düşmesini beklediklerini söyledi. İsrail'den Türkiye'ye yılda 540 bin turist geldiğini hatırlatan Barut, ''İnşallah bir yumuşama olacaktır politikacılarımızın arasında. O pazarda da bir kaybımız olmaz'' diye konuştu.
Türk turizminin krizden en az şekilde etkilenmesi için Türkiye'nin ''agresif'' davranması gerektiğini vurgulayan Barut, ''Bu pazarlarda daha yüksek bütçeyle agresif tanıtım yapıp, kriz şartlarına uygun, satışa odaklı tanıtım yapmak, tur operatörleriyle, uçak şirketleriyle işbirliklerine gitmek, bunları daha yüksek bütçelerle yapmak bu yılki performansı doğrudan etkileyecektir'' dedi. Hükümetin turizm için ''önlemler paketi''ni bir an önce çıkarması gerektiğini dile getiren Barut, turizmle uğraşan firmaların krizde darboğaza girmelerini önleyecek önlemlere gidilmesinin uygun olacağını söyledi. Barut, ''Bu senede kimse romantik iş yapmaz. Turizm iyi olmadan birçok sektör iyi olamaz'' şeklinde konuştu.
Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED) Başkanı Kerem Köfteoğlu ise, bu yılın ''iç turizm yılı'' olacağını söyledi. Küresel mali krizin seyahat endüstrisinde tüm gözlerin iç turizme çevrilmesine yol açtığını belirten Köfteoğlu, tatilcilerin kriz ortamında fiyat-hizmet kalitesine artık daha fazla odaklandığını anımsattı.
Köfteoğlu, ''Örneğin, Türkiye'nin en fazla turist çektiği Almanya'da iç pazar talebi yüzde 23,4'ten yüzde 25,8'e yükseldi. İkinci ülke konumundaki Rusya'da ise iç turizm yüzde 100'ün üzerinde artış gösterdi. Daralan bütçeler Türk tatilcinin yurt dışı tatil taleplerini de düşürüyor. Bizde de iç turizme yönelme olabilir'' dedi.
Sonuç olarak içinde bulunduğumuz küresel mali kriz döneminde rakip ülkeler tanıtım bütçelerini arttırıp turizme destek paketlerini peş peşe hayata geçerken, Türkiye'de hükümetin somut önlemler almakta gecikmesinin sektör açısından önemli bir dezavantaj olduğunu söylemek mümkün. Turizmin mal ve hizmet alış verişinde bulunduğu 54 sektörle ilişkili olduğu ve atılacak her adımın yalnızca turizm sektöründe değil, ekonominin tamamında bir canlanma yaratacağı unutulmamalı.
Kaynakça
TC Kültür ve Turizm Bakanlığı
TÜRSAB AR-GE Departmanı Rusya-Türkiye turizm ilişkisi araştırması
TÜRSAB AR-GE Departmanı Ukrayna turizm profili
TÜRSAB AR-GE Departmanı Polonya turizm profili
European Tour Operators Association (www.etoa.com)
World Travel Trends Report
IPK International- World/European Travel Monitor
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221442
http://www.turizmdebusabah.com/haber_detay2.asp?haberNo=26927
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=809740&title=turizmde-cifte-rekor
http://www.intur.com.pl/itenglish/institute_en.htm
[1] www.turizmhabercisi.com (Erişim 28.01.2009)
[2] (http://www.turob.org/NewsDetail.aspx?newsId=6301 ) 15.8.2007
[1] (http://www.turizmdebusabah.com/haber_detay~haberNo~35053~rsayi~1.htm)









