Çevre teknolojilerinde rekabet giderek daha önemli hale gelirken çevre dostu büyümeye ilişkin bir yol haritası sunamadığı gerekçesiyle “AB 2020” strateji teklifi çevrecilerin ağır eleştirilerine maruz kaldı.
Haber
Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan taslakta 2020’ye kadar Avrupa Birliği’nde rekabetçi bir ekonominin canlandırılması için gerekli üç öncelikten biri olan “yeşil büyüme”ye odaklanıyor.
Taslakta Avrupa’nın çevre dostu ve temiz teknoloji geliştirme yarışında liderlik için mücadele etmesi, kaynak kullanımını etkin hale getirmesi, akıllı elektrik ağlarını ve birlik genelinde şebekeleri geliştirmesi gibi konulara ağırlık verilmesi istendi.
Komisyon etkin kaynak kullanımı, temiz enerjinin tasarruflu kullanımı ve küreselleşme döneminde bir sanayi politikası geliştirilmesi gibi üç önemli girişim teklifinde bulunuyor. Bu girişimlerle hedeflenen sera gazı salınımlarını ve ithal fosil yakıtına bağımlılığı azaltmak.
Örneğin, taslakta AB’nin enerji hedeflerini karşılamanın birliğin petrol ve gaz ithalatına 2020’ye kadar €60 milyar daha az harcaması anlamına geleceğine dikkat çekiliyor.
Ancak Avrupa Parlamentosu (AP) Yeşiller üyesi Claude Turmes Komisyon Başkanı José Manuel Barroso’yu eleştirerek taslak planda çevre ve enerji konularının hafife alındığını ileri sürdü.
Turmes “Yeşil büyümeyle ilgili boş sözler bir yana, Barroso’nun teklifi çevreyi, yeşil teknoloji, hizmetler ve altyapı yatırımlarıyla ilgili büyük iş fırsatlarını küçümsüyor” <wbr></wbr>dedi.
AP Yeşiller Grubu Başkan Yardımcısı ve ekonomik krizin hayatta bir kez karşılaşılacak bir fırsat olarak değerlendirilmesine güçlü destek veren Turmes tasarı metninin çevre teknolojilerinin geliştirilmesi konusunda pek az şey sunduğunu ve yenilenebilir enerji kaynaklarından ise neredeyse hiç bahsetmediğini söyledi.
Turmes teklifin AB’nin yeşil teknolojideki liderliğini ABD ve Kanada’ya kaptırma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna işaret ettiğini ancak bu liderliği geri almak işin herhangi bir girişimde bulunmadığına dikkat çekti.
Ölçülebilir hedefler
İlerlemeyi ölçmek için 2020 Stratejisi’nde birliğin 2020’ye kadar yenilenebilir enerjinin enerji karışımındaki payını yüzde 20’lere çıkarmak, sera gazı çıkışını yüzde 20 azaltmak gibi iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri tekrar ediliyor.
Üzerinde 2008 yılında mutabakata varılan AB’nin iklim ve enerji paketinde bu hedeflerin CO2 ve yenilenebilir enerji hedefleri olarak yasal bağlayıcılığı bulunan ulusal hedeflere dönüştürülmesi isteniyordu.
Taslak metinde bu hedeflere yoğunlaşma bekleniyor. Yani güçlü liderlik, istikrar ve işlerin etkin şekilde kotarılmasını sağlayan mekanizmaların harekete geçirilmesi talep ediliyor.
Ancak tartışmalar enerji tasarrufu konusunda biraz daha hararetleniyor. Çünkü enerji tasarrufu meclisin ve çevrecilerin bağlayıcı yasa haline dönüştürmek istedikleri bir konu olarak gündemin üst sıralarında yerini koruyor.
Turmes ayrıca bu stratejinin GSYİH’nın ötesinde geçim durumunu ölçebilecek sosyal ve çevre ile ilgili tedbirler içermediğine dikkat çekti. Dahası Turmes metinde iklim değişikliği ile mücadelede uluslararası bir anlaşmaya varılması halinde birliğin yüzde 30’luk emisyon indirim hedefine doğru yol aldığını gösteren herhangi bir işaret bulunmadığını kaydetti.
Politika girişimleri
Strateji kapsamındaki somut politika girişimleri düşük karbonlu enerji sistemleri için uzun vadeli yol haritası ve gözden geçirilmiş Enerji Tasarruf Eylem Planı’nın uygulamaya konulmasını da içeriyor.
Komisyon ayrıca bir ticaret strateji teklif edeceklerini ve içinde Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) yeşil ürünlere dair bütün gümrük vergilerinin kaldırılması, konunun uluslar arası standardizasyonu noktasında daha yoğun işbirliği talebinde bulunacaklarını duyurdu.
Komisyon ayrıca Avrupa’nın enerji şebekelerini yenileyecek büyük bir planın hazırlanacağını açıkladı.
Yenilenebilir enerji için destek planları
Komisyon tasarısında emisyon ticareti gibi piyasa esaslı türevlerin iklim değişikliği ile mücadeledeki önemine dikkat çekilerek enerji vergilendirilmesi ve kamu ihalelerinin AB düzeyinde öncelikle hale getirilmesine ilişkin teklife yer verildi.
Ayrıca taslak metinde yenilenebilir enerji için tek marketin oluşturulmasının önünde duran engellerin ortadan kaldırılması taahhüdünde bulunuldu. Avrupa enerji piyasasını daha fazla bütünleştirmek için birliğin GSYİH’sına binde 6-8 oranında katkıda bulunulması gerektiği kaydedildi.
Turmes bu durumun üye devletler, AP ve Komisyon arasında ulusal destek programlarına ilişkin uzun süreli bir tartışmayı yeniden alevlendirebileceği uyarısında bulundu. Bu konuda daha önce Almanya’nın tarife garantisine benzer bir ulusal destek planının kabul edilmesi için uzlaşmaya varılmıştı.
Turmes “Barroso büyün enerji firmalarının yenilenebilir enerji için istikrarlı destek planları üzerine süregiden mücadele sırasında baskılara boyun eğiyor. Dolayısıyla A’nin sanayi alanında liderliği elinde bulundurduğu bir alan tehdide maruz kalıyor” dedi.
AP üyesi çözülmesi gereken en acil sorunun enerji piyasasındaki rekabeti engelleyen kartelleşme olduğunu ileri sürerken strateji taslağında bu konuyla ilgili herhangi bir bilgiye yer verilmediğini vurguladı.
