Bu hafta Brüksel’de toplanacak zirve öncesinde Avrupa Birliği (AB) dış işleri bakanları Lizbon Anlaşması’nın Çek Cumhuriyeti tarafından onaylanma sürecindeki gecikme nedeniyle ilk kez uygulanacak olan birliğe yeni bir “başkan” atanması kararının büyük bir ihtimalle erteleneceğini kaydettiler.
Haber
AB liderleri Perşembe ve Cuma günleri yapılan toplantılarda bir aday üzerinde karara varmayı ümit ediyorlardı. Ancak üye devletlerin çoğu bunun için erken olduğunu çünkü Çek Cumhuriyeti’nin Lizbon reform anlaşmasını henüz onaylamadığını belirttiler.
Şimdi, kasımda özel bir zirve toplanması ve birliğin yeni başkanı ile dış işleri bakanını belirlemesi ihtimali bulunuyor. Bu konuda daha faza gecikmenin birliğin küresel nüfuzunu artırma gayretlerini zayıflatacağı ileri sürülüyor.
İngiltere Dış İşleri Bakanı David Miliband Lüksemburg’daki görüşme öncesinde Avrupa’nın güçlü bir lidere ihtiyacı olduğunu ve eski İngiliz Başbakanı Tony Blair’in aranan özelliklere uyduğunu, ancak bazı ülkelerin daha düşük profilli bir lider tercih edebileceklerini söyledi.
“Bu pozisyonlara atamalar konusunda yasal açıdan her şeyin açık seçik olması gerekiyor” diyen İsveç’in AB İşleri Bakanı Cecilia Malmström Çek Cumhuriyeti’nde onaylamanın gecikmesine göndermede bulundu.
Malmström Lüksemburg’daki AB dış işleri bakanları toplantısında gazetecilere “Bunun gerçekleşmemesi halinde isimler üzerinde karara varamayız” dedi.
Diplomatlar önümüzdeki ay bir zirve düzenlenmesi ve atamalarla ilgili kararların bu toplantıda alınması çağırısında bulundular. Kıdemli bir diplomat “Kasım ortasında ek zirve planları var” derken bir diğeri “Bir başka zirveye gerek olduğunu çok açık” dedi.
AB Çekler yüzünden tökezliyor
Lizbon Anlaşması’nı henüz imzalamayan son lider Çek Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus Lizbon’a onay vermesi halinde ülkesinin ulusal egemenliğinin tehlikeye gireceğini ileri sürüyor. Klaus anlaşmayı ancak ve ancak Prag’a temel haklar sözleşmesinde muafiyet tanınması durumunda imzalayabileceğini belirtmişti.
Bir grup senatör Lizbon Anlaşması’nın ülkenin anayasasına uygun olmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine giderek belgenin Çek ulusal egemenliğinin ihlali anlamına geleceğini ileri sürdüler.
Ancak Çek Başbakanı Jan Fischer bugün yaptığı açıklamada Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda acele karar veremeyeceğini bildirdi.
Birçok avukatın öngörüsü şikayetin mahkeme tarafında reddedileceği yönünde ancak yine de Lizbon Anlaşması henüz Çekler tarafından kabul edilmiş değil. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gerekli son onayın Klaus’tan gelmesi bekleniyor. AB liderleri bu sürecin yıl sonuna kadar tamamlanabileceği umudunu taşıyorlar.
Fisher Pazartesi günü düzenlenen bir basın toplantısında “Benim tahminin Anayasa Mahkemesi 27 Ekim’de bu dava ile ilgili bir karara varmayacak” derken kararın muhtemelen bir sonraki duruşmada açıklanacağını belirtti. Öte yandan mahkeme ne zaman karara varacakları konusunda bir açıklamada bulunmadı ancak geçmişteki benzer davalarda kararın ilk duruşmada ya da hemen sonrasında açıklandığı görülüyor.
Mahkeme benzer bir şikâyeti daha önce reddetmişti. Çek Cumhuriyeti’nde anlaşmanın kabulü Cumhurbaşkanı Klaus’un Çek Cumhuriyeti’ne Lizbon Anlaşması’nın parçası olan Temel Haklar Sözleşmesin’den muafiyet verilmesinde de bağlı.
Blair baskı altında
Bu arada Blair Avrupa’nın ilk cumhurbaşkanı olmak isteyip istemediği konusunda giderek daha yoğun baskılara maruz kalıyor.
Miliband muhabirlere “Bu, her ülkenin düşündüğü bir şey: Dünyada Avrupa’nın tek ve güçlü sesini mi duymak istiyoruz? Ve bu göreve ikna kabiliyeti yüksek, güçlü vizyon sahibi, koalisyona açık biri lazım. Sanırım Tony bu insan.”
Lüksemburg’da birkaç dış işleri bakanı daha Blair’i veya güçlü bir adayı destekleyeceklerini söyledi.
Ancak kimi ülkeler üye devletler arasında mutabakat sağlamanın daha iyi olduğuna inanan daha düşük profilli bir lider istiyor. Bazıları da tek para birimi uygulamasına katılmadığı gerekçesiyle veya Blair’e ABD’nin 2003’te Irak’ı işgaline destek verdiği için İngiltere’den aday istemiyor.
Arka plan:
Lizbon Anlaşması AB’nin karar yapıcı mekanizmalarında reform niteliği taşıyor, uzun süreli Konsey başkanı pozisyonu ile yaklaşık 500 milyon nüfuslu birliği temsil edebilecek bir dış işleri bakanı pozisyonu açıyor.
Anlaşmaya direnen son lider Klaus ise Lizbon’un kendi egemenlik haklarını kısıtlayacağını ileri sürüyor. Çek Cumhurbaşkanı metni yalnızca temel haklar sözleşmesinden muaf tutulmaları halinde imzalayabileceğini kaydediyor.
Çek Anayasa Mahkemesi’nin anlaşmaya karşı açılan davayı reddetmesi halinde Lizbon’un bu ülkede kabul edilmesi mümkün. Ancak bu hafta yapılacak zirve öncesinde böyle bir kararın alınması beklenmiyor. Çek Cumhuriyeti onay sürecini hızla tamamlasa bile birliğin bu kez ne tür bir cumhurbaşkanı istediklerine karar vermesi gerekiyor.
