Avrupa Birliği’ne (AB) bağlı hükümetler ve Avrupa Komisyonu’nun Avrupa medyasında çoğulculuğu ve basın özgürlüğünü daha iyi koruması gerektiğini belirten bir grup Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi 8 Haziran’daki toplantıda Avrupa medya sektörüne içinde bulunduğu krizi aşabilmesi için mali destek sağlanması çağırısında bulundular.

Avrupa Komisyonu Avustralyalı  medya devi Rupert Murdoch’un İtalya’da yeni bir dijital platform oluşturarak Başbakan Silvio Berlusconi’ye rakip olmasına izin verebileceğini duyurunca İtalya’da basın özgürlüğü geçen hafta birliğin gündemine oturdu.

Murdoch’un İtalyan dijital yayın piyasasına girme çabalarını Berlusconi hükümeti sürekli engelliyor.

Bu arada Bulgaristan’da hükümet Bulgar ulusal radyo ve televizyon yayıncılarını tek bir çatı altında toplamaya, dolayısıyla personel indirimine gitmeye ve bağımsız düşünce yetisine sahip gazetecileri elemenin yollarını arıyor.

İfade özgürlüğü konusunda Belçika ve İsveç gazetecilerin kaynaklarını koruyan belli yasalara sahip olan ender ülkelerden ikisi. İsveç’te eğer bir gazeteci kaynaklarını onların rızası olmaksızın açıklarsa hapse girebilir.

Nitekim İsveç’in basınla ilgili katı yasaları hükümet ve kurumlara ilişkin hassas bilgileri sağlayan kaynakların kimliklerinin korumasına izin veriyor.

AP üyeleri “Medyada çoğulculuk Avrupa’da demokrasinin ön şartıdır, rekabet ve teknolojik gelişme tarafından temin edilmesi gerekmez ve medya sektörü tarihi bir kriz yaşıyor” şeklinde konuşuyor.

Bazı AP üyeleri, AB Temel Haklar ve Özgürlükler Yasası’nın 11inci maddesinde ifade edildiği üzere gazeteciliğin bağımsızlığı ve çoğulculuk ilkesinin korunması çağırısında bulundular.

Yaptıkları yazılı  açıklamada milletvekilleri üye devletlere her türlü siyasi ve ticari etkileşimden bağımsız bir gazeteciliği destekleme çağırısında bulundular.

Açıklamada üye ülkelerden 11inci maddenin yerine getirilip getirilmediğinin yakından takibi istendi.

AP Başkanı Jerzy Buzek’in Avrupa Komisyonu ve AB’nin 27 üye meclisine aynı açıklamayı göndereceği bildiriliyor.

Yasayla ilgili tartışmalar yeniden alevlendi

Geçen ekimde Berlusconi AP’ın kınamalarına maruz kalmak üzereyken bir kısım milletvekili bunun tamamen bir devletin iç işleri olduğunu savundu.

Milletvekilleri İtalya’da basın özgürlüğünün kısıtlandığına ilişkin kınama içeren tasarıyı reddetti. Avrupa Komisyonu Avrupa medyasında çoğulculuğun korunmasıyla ilgili bir mevzuatı 335’e karşın 338 oyla ucu ucuna geçirdi.

AP’da ele alınan İtalya’daki bilgi özgürlüğü tasarısını merkez-<wbr></wbr>sol hazırlamıştı. Berlusconi’nin medya imparatorluğuna karşı açılan bu savaşı merkez-sol ne yazık ki üç oy farkla kaybetmiş oldu.

Merkez sağın itirazı  var

Geçen ekimde Avrupa’da merkez-sağ merkez-solun teklif ettiği tasarıyı geri püskürtmeyi başarmıştı.

Ancak dünkü toplantıya merkez sağ temsilcileri katılmadı.

Hollandalı Yeşiller üyesi Judith Sargentini kendisinin İtalya’ya karşı tek başına bir haçlı seferi peşinde olmadığının altını çizerek “Yasanın bir oyuncunun her şeye sahip olmasını yasaklamasını istiyorum” dedi.

Ancak Sargentini “İfade özgürlüğünün İtalya’da iş ilişkileri ile karıştırıldığını ve bunun çok endişe verici” olduğunu kaydederek yasanın medya fonlarının sadece birkaç kişinin eline bırakılmayacak şekilde geçirilmesi önerisinde bulundu.

“Basın özgürlüğü demokrasi için çok önemli ve AB Kopenhag katılım kıstaslarında belirtildiği gibi bağımsız bir basın istiyor. Eğer Hırvatistan bunu başaramazsa birliğe katılması mümkün değil. O hâlde neden iki türlü kural olsun ki?” sorusunu soran Sargentini İtalya’yı bu konuda ilerleme kat etmeye çağırdı.

Sargentini yine de bu konuda ilerleme kaydetmenin zor olduğunu kabul etti.

"Medyada çoğulculukla ilgili tartışmalar Avrupa Parlamentosu’nda hararetli bir şekilde devam ediyor. Her şey İtalya’daki durum nedeniyle kilitlendi” diyen Sargentini konunun İtalya’da değil Avrupa genelinde elinde alınabileceğini kaydetti.

“Tek suçlu Komisyon değil. AB liderleri arasında Berlusconi’yi dışlayacak siyasi bir irade birliği yok”.

Medyada çoğulculuk üzerine vatandaş  girişimi

Sargentini bir sivil toplum örgütü olan Avrupa Alternatifleri Eş Başkanı Lorenzo Marsili ile bir araya gelerek Avrupa Vatandaş Girişimi’yle (ECI) medyada çoğulculuğun korunması çağırısında bulundu ancak bütün siyasi görüşlerin katılımını sağlayabilmek için geniş tabanlı bir uzlaşı zemini gerektiğini belirtti.

Lizbon Anlaşması’na göre Komisyon’un belli bir konuda yasa tasarısı hazırlaması  için en az dokuz üye ülkeden toplam bir milyon kişinin imzasının toplanması gerekiyor.

“Medyada çoğulculukla ilgili bir vatandaş girişimi başlatabilmek için Avrupa Parlamentosu ve sivil toplum arasında yılsonuna kadar bir toplantı düzenlemek istiyorum” diyen Marsili milletvekilleri ve sivil toplum temsilcilerinin birlikte bir koalisyon oluşturmasını istediğini söyledi.

“İlk girişimler harekete geçmek için büyük bir fırsat olacak çünkü gözler Komisyon’a çevrilecek ve Komisyon’un reddetme şansı fazla olmayacak.”

Çıkar mücadelesi

Ancak milletvekilleri medyada çoğulculuk üzerine bir vatandaş girişiminin başarılı  olmasının çok zor olduğuna dikkat çekiyor.

“Bu bir savaş  çünkü düşmanlarımız var” diyen Paolo Celot Avrupa İzleyici Çıkarları Birliği (EAVI) görevlisi olarak yaptığı açıklamada “Vatandaş girişimi için müttefikler bulmamız şart” dedi.

Celot AP’ın geçmişte medyada çoğulculuk konusunda neden başarılı olamadığı  sorusunu sorarak “Pragmatik olmalıyız. Belki medya endüstrisinin kendi içinde korunması gereken çıkarlar da olabilir” uyarısında bulundu.

Bu arada Bulgar AP üyesi Stanimir Ilchev ülkesinde siyasi seçkinlerin iş çevreleri elitlerine yakın olduklarını ve bu grupların medyayı ellerinde bulundurduğunu açıkladı.

Diğer katılımcılar ise AP’ın bu konuda yapacağı girişimin en yararlı hareket olacağı konusunda birleştiler.

Avrupa Yeşiller Partisi Eş Başkanı Monica Frassoni’ye göre “Sivil haklar komitesi medyada çoğulculuk konusunu bu yıl öncelikli hâle getirmeli. Meclis’in resmi duruşu Komisyon’u harekete geçirebilecek tek şey.”

Avrupa Komisyonu’ndan üye devletlerde medya çoğulculuğunun hangi düzeyde ele alınacağına ilişkin göstergeleri yıl sonunda önce açıklaması bekleniyor.

Taraflar:

İtalyan Liberal AP üyesi Niccolo Rinaldi “Medyada çoğulculuk siyasi gündemimin önceliğidir” derken bu konuda bir vatandaş girişiminin Avrupalılara demokrasi içinde yükselebilmelerine fırsat yaratacağını söyledi.

Hollandalı AP üyesi Sargentini dünkü oturumda “Eğer İtalya iş çevrelerinin ayrımcılık korkusuyla bağımsız medyada reklam yapmalarını  zorlaştırmaya devam ederse bu AB üyelerinin geleceğine nasıl bir mesaj gönderir?” sorusunu sordu.

Frassoni “Asıl sorun Komisyon. Komisyon’un medyada çoğulculuk noktasında yetkisi olmadığı  inancına karşı mücadele veriyorum. Vatandaş girişimini Komisyon’un bunu öncelik hâline getirmeye zorlamalıyız” dedi.

Bulgar AP üyesi Ilchev “Yalnızca ifade özgürlüğü ihlâlleri ve çoğulculuğun eksik olmasıyla karşı karşıya bulunmuyoruz. Bilinmeyenin doğası daha derin ve bildiğimizden daha karmaşık” diyerek yeni üye ülkelerde oligarşinin sorun yarattığını sözlerine ekledi.

Uluslar arası  Gazeteciler Birliği’nden Giovanni Melogli “Medyada çoğulculuk Avrupa’da demokrasinin geleceğinde yer alan en önemli konulardan biridir” dedi.

Açık Toplum Enstitüsü  Medya Program Müdürü Mark Thompson ise “Orta Avrupa’da medyada çoğulculuğa karşı ciddi tehditler söz konusu ki hepsinin acilen çözüme kavuşturulması gerekiyor” dedi.

Thompson “Yeni üyelerde kamu hizmeti veren medyanın olması gerektiği gibi çalışmadığı” uyarısında bulundu.

Thompson AP’ın bir izleme politikası belirlemeden önce Avrupa medyasında çoğulculuk konusunda daha geniş kapsamlı bir çalışma yapılması için Komisyon’a baskıda bulunması gerektiğini söyledi.

Leuven Katolik Üniversitesi Hukuk ve Bilişim Merkezi’nden Katrien Lefever “Ne yazık ki AB anlaşmalarında medyada çoğulculuğun nasıl korunacağına dair açık seçik ifadeler yer almıyor” dedi.

Lefever her bir üye ülkede medyada çoğulculuğu ölçebilecek bir gereci üniversitedeki çalışma arkadaşlarıyla birlikte geliştirdiğini kaydederek Komisyon’a bunu kullanması önerisinde bulundu.

Marsili “Bağımsız  çalışmaların giderek artması Avrupa medyasında çoğulculukla ilgili sorunları ortaya çıkarıyor” uyarısında bulundu.

Marsili “AB açıkların kabul edilmesindense özgürlüklerin kabul edilmesine doğru adım atması” gerektiğine dikkat çekerek medyada çoğulculuğun vatandaşların çıkarlarının korunması için büyük bir fırsat olduğunu söyledi.

© EurActiv 2003-2012.