GENEL SPONSOR

Avrupa Birliği’ne (AB) ait hava yolu şirketleriyle ABD’ye giriş yapan yolcuların özel bilgilerini paylaşmasına ilişkin anlaşma bir Amerikan yetkiliye göre geçen yıl yüzlerce terör şüphelisinin yakalanmasına yardımcı oldu. Amerikalılar AB makamlarının anlaşmaya yeşil ışık yakmasını bekliyor.

Haber

Söz konusu anlaşma aslında 2007’den bu yana yürürlükte. Ancak şimdi anlaşmanın Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından onaylanması gerekiyor. Bu arada Lizbon Anlaşması’nın Aralık 2009’da yürürlüğe girmesiyle birlikte meclisin yetkileri de artırılmış bulunuyor.

Anlaşma ilk kez New York ve Washington’a 11 Eylül 2001’de düzenlenen terör saldırıları  sonrasında imzalandı. Ancak Avrupa Adalet Divanı 2006 yılında anlaşmanın yasal açıdan kusurlu olduğuna hükmetti.

AP’ın Strasburg’daki toplantısı öncesinde Amerikan İç Güvenlik Bakanlığı  veri korunması birimi görevlisi Mary Ellen Callahan pazartesi günü Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada “Avrupa Parlamentosu’na ne yapacağını söylemek bana düşmez. Söyleyebileceğim tek şey ABD’nin PNR anlaşmasına destek verdiğidir. Ve biz hem terörle hem de sınır ötesi suçlarla mücadelede bu anlaşmanın çok başarılı olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Ancak şubat ayında Washington’ın terörle mücadele stratejisi AP üyelerinin Amerikan yetkililerine Avrupa bankalarına ait transfer verilerine erişim izni vermeyi reddetmesi üzerine sekteye uğradı. Obama yönetiminin baskılarına rağmen AP geri adım atmadı.

Callahan Brüksel ve Strasburg’daki görevinin “lobicilik” olarak algılanmaması gerektiğini belirterek aslında AB kanun koyucuları ver koruma tedbirleriyle ilgili olarak bilgilendirmek üzere geldiğini kaydetti.

PNR anlaşmasına göre havayolu şirketlerinin okyanus ötesi uçuşlarda Amerikan otoritelerine 19 kalem bilgiyi vermesi gerekiyor. ABD yolcu isimleri, doğum tarihleri, adresleri, banka kartı bilgiler, koltuk numaraları, gidiş-geliş ve ara bağlantı noktaları gibi bilgilerin paylaşılmasını talep ediyor. Verilerin Amerikan İç Güvenlik Bakanlığı’nda dokuz yıl süreyle saklanıyor ve ek sekiz yıllık sürede yalnızca istisnai durumlarda bu bilgilere erişilebiliyor.

Brüksel merkezli The Center isimli düşünce kuruluşunda düzenlenen bir tartışma programında Callahan geçen yıl ABD’de yakalanan teröristlerin üçte birinin PNR anlaşması sayesinde yakalandığını belirtti, anlaşmanın yüzlerce teröristin ele geçirilmesine katkıda bulunduğunu sözlerine ekledi.

Amerikalı yetkili eldeki bilgilerin Merkezi İstihbarat (FBI) veya diğer hükümet kuruluşlarına iletilmesi durumunda veri kullanımına ilişkin çok sıkı tedbirler alındığını kaydetti.

Callahan "PR verilerini terörizm soruşturmalar, ağır suçlar ve tutuklama talepleri gibi konularda diğer bazı kurumlarla paylaşabiliriz. PNR bilgilerini 216 kez paylaştık ve bunların çoğu hukuku davaları ile ilgili olarak Amerikan Adalet Bakanlığı ile gerçekleşti” dedi.

Geçen hafta anlaşmayla ilgili olarak bir araya gelen komite toplantısında AP üyelerinin bu söylemleri yeterli bulmadıkları ve daha sıkı veri korunması tedbirleri öneren yeni bir anlaşma talep ettikleri öğrenildi.

Bununla birlikte meclis Avrupa Komisyonu’nun havayolu şirketlerinden talep edilen bilgilere ilişkin olarak Kanada ve Avustralya için de benzer şartlar oluşturmasını, daha geniş kapsamlı bir çerçeve hazırlamasını bekleyecek.

Bu arada AB iç  işleri bakanları Avrupa içi uçuşlarda uçuş bilgilerinin terör ve ağır ceza suçları gibi durumlarda denetlenmesi için savcılara yetki verilmesi için baskı yapıyor. Avrupa Komisyonu bu konuda da geniş kapsamlı bir çerçeve hazırlıyor.

Callahan bu konuda son olarak “ABD bağlayıcı bir anlaşma için güçlü bir destek verebilir öyle ki AB ile bilgi alışverişinde mahremiyetin korunmasına ilişkin kurallar geliştirebiliriz. Bu çok önemli bir konu ama aynı zamanda anlaşmaların her biriyle uyumluluk şartı bulunması da aynı şekilde önemli” dedi.

 

© EurActiv 2003-2010.