GENEL SPONSOR

MEDYA PARTNERI

Avrupa Parlamentosu'nun farklı partilerden olan üyeleri, Ergenekon soruşturmasına ve hükümetin demokratik açılımına destek vererek, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini belirtti.

Haber

Avrupa Parlamentosu'nun 3 üyesi, Avrupa Birliği'nin çalışmaları konusunda bilgilendirmek maksadıyla Türk gazetecilerine yönelik düzenlenen program kapsamında Brüksel'de Türk gazetecilerle bir araya geldi. Toplantıya Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü ve Hıristiyan Demokratlar Partisi üyesi Hollandalı Ria Oomen Ruijten, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helen Flautre ve Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ve Kıbrıs masasından sorumlu parlamenterlerinden İngiltere İşçi Partisi Milletvekili Richard Howitt katıldı. AP'li yetkililer, verdikleri brifingin yanı sıra Türk gazetecilerin sorularını da cevapladı

Ria Oomen Ruijten, toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye hakkında hazırlanan raporun yakında açıklanacağını söyledi. Raporun içerisinde Alevi haklarının iyileştirilmesi ve komşu haklarının iyileştirilmesi gibi maddeler olduğunu aktaran Ruijten, ayrıca demokratik açılımı da değerlendirdi. "Türkiye'de tam bir bölünme var." diyen Ria Oomen Ruijten, Türkiye'de demokratik açılıma karşı olanları eleştirdi. Türkiye Raportörü, "Bazıları ülkenin tam birleşmesine karşı, onlar için Kürtler büyük mesele." dedi. Türkiye'de ordunun da önemli bir sorun teşkil ettiğini ifade eden Ruijten, ayrıca "Türkiye'de bazı yargı reformlarının yapılması, yargıda köklü değişikliklerin yapılması gerekiyor." diye ekledi. Ruijten, yargı reformlarının hızla yapılmasının Türkiye'nin yararına olacağını dile getirdi.

Türkiye hakkında hazırlanan raporda azınlıklar konusunun ve Nabucco'nun da yer alacağını ifade eden Türkiye Raportörü, müzakerelerde enerji başlıklarının açılmasının da gündemde olduğunu aktardı. Ruijten, Ermenistan ile imzalanan protokol anlaşmasının da raporda olumlu bir şekilde kaydedildiğini belirtti. Türkiye'de insan hakları konusunda hala sorunlar olduğunu savunan Avrupalı siyasetçi, "Yazdığımız rapor pozitif ve yapıcı olacak. Eleştirel olsa da endişelenmeyin." dedi.

Bir gazetecinin "ülkenin birleşmesinden" neyi kastettiğini sorması üzerine ise Ria Oomen Ruijten, "Açık olarak Kürtlerle olan birleşimden bahsediyorum." cevabını verdi. Ergenekon konusunda hükümeti desteklediğini ve soruşturmanın devam ettirilmesini istediğini ifade eden AP'li siyasetçiye ayrıca Kafes kod adındaki darbe planları da soruldu. Ria Oomen Ruijten, Kafes Planı hakkında ise "Her şey ortaya çıkarılmalı." diye vurguladı.

Medyanın, kamuoyunun aydınlatılması ve gerçeğin ortaya çıkması için katkıda bulunması gerektiğini sözlerine ekleyen Ria Oomen Ruijten, şu ifadeleri kullandı: "Ergenekon ağı çözülmek zorunda. Mahkemeye gidilmesi gerekiyorsa sonuna kadar gidilmeli. Bu her kesimin ülkeye güvenin artmasını sağlayacaktır. Her vatandaş demokratik kurumlara saldırıların bu cezalandırılması gereken bir durum olduğunu ve cezalandırılacağını bilmeli. Mahkemeler kararlılıkla meselenin üzerine giderse vatandaş bunu anlayacaktır ve bu anlayış yerleşmiş olacaktır." Ruijten, ortada bir suç varsa bu konuda karar merciinin de yargı olduğunun altını çizdi.

Türkiye raporu hakkında bilgi vermeye devam eden Hollanda asıllı siyasetçi, bütün dini cemaatlerin aynı haklara sahip olmasını ümit ettiğini aktardı. Ayrıca raporda ombudsmanlık ve namus cinayetleri ile ilgili eleştiriler olduğu bilgisini verdi ve "Ombudsmanlık Anayasa Mahkemesi'ne taşındı ama hâlâ bir gelişme yok. Türk hükümetini bunu hızlandırması gerekiyor. Bu sizin faydanızadır." dedi.

"TÜRK YARGISI BAĞIMSIZ AMA TARAFSIZ DEĞİL"

Ergenekon davası ile ilgili olarak Avrupa Parlamentosu'nun da bir raporu olduğunu hatırlatan Ruijten, "Soruşturma bağımsız olmalı. Yargının soruşturma olduktan sonra bunun etkisinde kalmaması önemli. Sizin sorununuz; yargınız bağımsız ama tarafsız değil." dedi. Bir gazetecinin Türkiye'de darbe planı yapanlara yönelik idari bir baskı uygulayıp uygulamaması hakkındaki görüşleri sorulan Ria Oomen Ruijten, "Hükümet darbe planlarını yargıya bırakıyor; ama idari yaptırımlar da konuşulmalı." dedi. Ruijten, "Derin devlette nelerin olup bittiği belli. Hükümet ise böyle şeylere karışmamalı. Yargı süreci bağımsız olarak yürüyebilmeli. Toplumun yargıya inanıcı sarsılmamalı. Yapılacak çok şeyler var. Refah içinde yaşanması için herkesin işbirliği gerekiyor." ifadelerini kullandı.

DOĞAN GRUBUNA: GÜCÜNÜZÜ KAMUOYUNU BİLGİLENDİRMEKTE KULLANIN, MENFAATLERİNİZİ SAVUNMAKTA DEĞİL

Türkiye Raportörüne toplantıda Doğan Grubu'na yönelik vergi cezasına değinilerek, hükümetle medya grupları arasındaki ilişki hakkında da bir soru yöneltildi. Ruijten de bu konuda "Medya gücünü kamuoyunu bilgilendirmede kullanmalı. Bir takım gruplar kendi güçlerini kamuoyunu bilgilendirmek için kullansınlar, kendi menfaatlerini savunmak için değil. Ama kendi menfaatlerin için yapıyorlar. Ben bunları uygun görmüyorum." dedi.

Kendisine Rumların baskısıyla ilerleme raporunda değişiklik yapıldığı iddiaları da sorulan Türkiye Raportörü Ruijten, "Bu bir yalan. Biz bir protokol imzalanması gerektiğini söylüyoruz. Bu raportörün değil tüm cemiyetin fikri. Metinde değişiklik yapılmadı. Ama raporlar son aşamada değiştirilebiliyor. Kıbrıs konusunda Türkiye ve Rumlar tarafından çözüm isteniyor." diye konuştu.

"TÜRKİYESİZ AB'NİN GELECEĞİNİ DÜŞÜNMEK, AB'NİN BİR KOLUNU KESMEK GİBİ OLACAKTIR"

Toplantıda Türk gazetecilerle konuşan bir diğer Parlamenter ise Yeşiller Grubu'ndan Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre oldu. Helene Flautre, ilk olarak Türkiye'nin AB üyeliği konusuna değinerek, "Türkiyesiz AB'nin geleceğini düşünmek, AB'nin bir kolunu kesmek gibi olacaktır." dedi. Türkiye'nin AB üyeliğine ekonomik gerekçelerle karşı çıkanlara "Zengin fakirlerden arınmış gibi paranoyak bir düşünce var; bu anlayış çok problemli. Yapılması gereken şey bütün müzakerelerin masaya getirilmesidir" diye seslendi. Bazı meselelerin Türkiye aleyhine kullanılabildiğini ifade eden Flautre, "Kıbrıs sorunu çözülmesi istenecektir." dedi. Flautre Kıbrıs konusunda şöyle ekledi: "Kıbrıs'ta Türkler üzerine düşeni yaptı. Yeni plan Annan Planı'ndan farklı olmayacaktır. Ama bu konuda Türkiye cezalandırılıyor."

Toplantıda Türk gazeteciler, Helene Flautre'ye Türkiye'nin yönünü Doğu'ya döndüğü yönündeki yorumları sordu. Flautre ise "Ortadoğu açılımından dolayı Türkiye'yi tebrik etmeliyiz." dedi. Türkiye'nin Ortadoğu ülkeleri ile olan olumlu ilişkilerinden övgüyle bahseden AP üyesi, "Bu Türkiye'nin bir potansiyelidir. Türkiye bölgesine çok açık bakmalı. Davutoğlu ile görüşüyoruz. O da görüşmeler yapıyor. Türkiye Suriye ile İsrail arasında aracı olabiliyor." dedi. Konuşmasında "Türkiye'nin Ortadoğu'daki açılımlarından dolayı AB olarak kendisini tebrik etmeliyiz." vurgusunda bulundu. Ancak İran konusunda bir parantez açan AP'li yetkili, "İran'ın AB olarak kabul edeceğimiz bir rejimi var. Ahmedinejad da muhatap kabul ettiğimiz bir lider değil." dedi. Flautre, Türkiye'nin İran'ın nükleer sorununu çözmesinin ise "çok büyük bir olay" olacağını kaydetti.

CHP GERİ DÖNÜŞÜMÜ YANLIŞ YANSITTI

Türkiye'deki demokratik açılım konusuna da değinen Yeşiller Grubu üyesi AP parlamenteri, PKK'lıların dağdan indirilmesine yönelik "CHP geri dönüşümü yanlış yansıttı." dedi. Türkiye'de demokratik açılımlar için şartların zor olduğunu söyleyen Flaute, "Hükümet cesur; ama engeller var, CHP var. Burada demokratikleşme ile ilgili bir sorun da var, yeni anayasa gerekiyor. Herkesin bu süreci bozmak için elinde imkanı var, PKK'nın imkanı var ordunun imkanı var." dedi.

"SARKOZY VE MERKEL AĞZINI AÇTIKÇA TÜRKİYE'NİN AB İNANCI ZAYIFLIYOR"

Toplantıda son olarak da Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ve Kıbrıs masasından sorumlu parlamenterlerinden İngiltere İşçi Partisi Milletvekili Richard Howitt konuştu. İngiliz parlamenter, "Sarkozy ve Merkel ağzını açtıkça Türkiye'nin AB inancı zayıflıyor." dedi.

Kendisini bir Türk dostu olduğunu söyleyen Howitt, "Merkel ve Sarkozy ne zaman ağzını açsa inanıyorum ki Türkiye'deki insanların AB'nin sözlerini tutacağına dair inancı zayıflıyor. Türkiye'nin AB'ye girmesini gönülden destekliyorum." dedi. Gazetecileri AB'ye üyelik konusunda inançların zayıflamaması için "kamuoyunu bilgilendirmeye" çağıran Howitt, "Fransa İngiltere'nin katılımını da zamanında çok engelledi. Fransa sonuna kadar Türkiye'nin üyeliğini engelleyemeyecektir." diye konuştu.

Ama üyelik konusunda bazı sorunların varlığını da kabul ettiğini aktaran İşçi Partili AP parlamenteri, "Türkiye'nin katılım süreci inişli çıkışlı bir süreç izliyor. Birçok kimse bu süreçte Türkiye'nin yüzüstü düşeceğini düşünüyordu. Ama ne zaman kriz çıksa sorunlar hep çözüldü. Sarkozy ve Merkel sonsuza kadar başkan kalmayacak." ifadelerini kullandı. (Ajanslar)

© EurActiv 2003-2012.