Avrupa Komisyonu Başkanı Barroso'nun Nisan ayında Türkiye'ye yapacağı ziyarette hükümetten reformlar konusunda "iyi haber" almayı bekleyen Brüksel'in umutları, AKP hakkında açılan kapatma davasına takıldı.
Arka Plan:
Referans'tan Cansu Çamlıbel'in haberine göre, Türkiye'nin üyelik sürecini zora sokacak risklere gebe 2009 yılı yaklaşırken, AB çevlerinde Türkiye'nin yeniden iç siyaset gündemine kapanmasının faturasının ağır olabileceği uyarısı yapılıyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun 10 Nisan'da yapacağı Türkiye ziyaretine hazırlanan Brüksel, ziyaretin Ankara'nın reform sürecine dönüşü için vereceği güçlü taahütler ile sembolik bir anlam kazanmasını hedefliyordu.
Eski komisyon Başkanı Romano Prodi'nin 2004 ziyaretinden dört yıl sonra ilk kez Ankara'ya gidecek olan Barroso'nun ziyareti için planalanan tarihin AKP hakkında açılan kapatma davasının hemen arkasına denk gelmesi Brüksel'de kafaları karıştırdı.
301
Son haftalarda Komisyon, Ankara'ya gönderdiği mesajlarda, "301 değişikliği için son tarih 10 Nisan. Barroso'nun ziyareti sırasında iyi haberin ilan edilmesini bekliyoruz. Aksi takdirde Başkan Barroso eleştirileri kamuoyu önünde yüksek sesle dile getirecek" uyarısı yaptı.
Ancak Avrupa Komisyonu, geçen hafta AKP hakkında açılan kapatma davası ile sarsıldı. Türkiye'deki demokratik sürecin zedelenmesinden duyulan rahatsızlığa, reform sürecine dönüşün yeniden ertelenmesi ihtimaline yönelik kaygılar da eklendi. Anayasa krizi ile başlayan ve seçimler ile geçen 2007'nin ardından Türkiye'nin 2008'de yeniden iç siyaset gündemine odaklanması Brüksel için adeta felaket senaryosu.
2009 TÜRKİYE İÇİN KRİTİK YIL
Komisyon yetkilileri, Türkiye'nin üyelik sürecini zora sokacak risklere gebe 2009 yılı yaklaşırken Türkiye'nin içine kapanmasının faturasının ağır olabileceği uyarısı yapıyor. 2009'u Türkiye için kritik bir yıl haline getiren nedenlerin başında limanların Rum gemi ve uçaklarına açılması sorunu geliyor.
Komisyonun 2009 ilerleme raporuna kadar Ankara'nın limanların açılması için adım atmaması durumunda Türkiye'nin müzkare sürecinin tartışmaya açılması olasılığı yüksek. Siyasi bir tartışma bertaraf edilse dahi, müzakere başlıklarının önemli bir bölümünün açılması ve hepsinin kapanmasının limanlar sorununa kilitlenmesi nedeni ile Türkiye'nin müzakereleri teknik anlamda da durma noktasına gelebilir.
KIBRIS
Bugün yapılacak Talat-Hristofyas görüşmesinin ardından Kıbrıs'ta çözüme dönük yeni görüşmelerin başlaması ise Türkiye'nin elini rahatlatabilir. Bu nedenle Ankara'nın Ada'daki yeni süreç konusunda izleyeceği yapıcı tutumun AB ile müzakerelerin geleceği açısından yaşamsal önem taşıdığı vurgulanıyor. Komisyon kaynakları, Kıbrıs'ta kritik dönemece girilirken Türkiye'nin bir an önce iç politikadaki kavgalar yerine dış politikayı öncelikli gündem haline getirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
KOMİSYON YÖNETİMİ DEĞİŞECEK
2009'daki Avrupa Parlamentosu seçimleri ve AB Komisyonu'nun yönetiminin değişecek olması da Türkiye'nin müzakerelerini doğrudan etkileme potansiyeli olan diğer faktörler. Haziran'daki Parlamento seçimleri öncesinde özellikle Hristiyan Demokrat siyasetçilerin Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin seçim kampanyasına benzer, Türkiye karşıtı söylemler benimse ihtimali yüksek.
Öte yandan bugüe kadar Türkiye konusunda baskılara rağmen dengeli bir çizgi izlemeye çalışan Barroso Komisyonu'nun 2009 sonbaharında görevi devredeceği yeni Komisyon'un kimlerden oluşacağı da merak konusu.
OLLI REHN'İN YERİNE KİM GELECEK?
Müzakelerin devamı için yoğun çaba sarfeden, 27 Nisan sürecini Türkiye'nin kazasız atlatacağına şahsen kefil olarak büyük riskler alan Genişlemeden Sorumlu Üye Olli Rehn'in yerine atanacak kişinin farklı bir tutumda olması olasılığı da Ankara'nın işini zorlaştırabilecek senaryolar arasında sayılıyor.
Avrupalı teknokratlar, Türkiye'nin Brüksel'de daha bugünden konuşulmaya başlayan tüm bu senaryoların muhtemel getiri ve götürülerini hesaplamaya başlaması gerektiğini belirtiyor. Ankara'nın zorlu 2009 yılını göğüsleyebilmesi için Kıbrıs'ta, reformlarda ve açılış kriteri olan müzakere başlıklarının hazırlıklarının tamamlanmasında şimdiden yüksek performans sergileyemeye başlaması telkini yapılıyor.



