Avrupa Birliği (AB) enerji özelleştirme süreci giderek ısınırken tüketiciler yeni enerji politikasının ne zaman ve ne şekil alacağını, değişikliğin fiyat indirimi mi yoksa sanayinin daha fazla kar etmesi mi olduğu konusunu merak etmeye başladı.

Arka plan:

AB liderlerinin Mart 200’de birliğin CO2 emisyonlarını 2020 yılına kadar yüzde 20 oranında azaltma ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımını aynı sürede yüzde 20 oranında arttırma kararı almaları üzerine Komisyon iki önemli politika paketi hazırladı.

19 Eylül 2007’de “üçüncü enerji paketi” açıklanırken, paket kapsamında AB enerji piyasasının kısmen özelleştirileceği bilgisine yer verildi. Komisyon’a göre, bu şekilde enerji fiyatlarında indirim ve tüketiciye daha fazla seçenek sağlanacağı belirtildi.

23 Ocak’ta yayımlanan “iklim ve enerji paketi” yüzde 20 indirim hedefi yönünde yeni bir adım oldu. AB karbon piyasasının gözden geçirimi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanımı konuları yanı sıra bu pakette Komisyon çevre için ayrılan AB sübvansiyonları gözden geçirimine, CO2 üretiminde tutu ve depolama işlemleri (CCS)  için yeni yasal çerçeveye yer verdi.

Her iki paketle ilgili sürtüşmelere rağmen giderek yükselen enerji fiyatları ve iklim değişikliğinin hissedilir etkisi alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.

Paylaşım efsanesi

6 Mayıs’ta Avrupa Parlamentosu Sanayi Komitesi (ITRE) büyük enerji şirketlerinin mülkiyet paylaşımı yöntemi ile parçalanması yani firmaların üretim ve dağıtım tesislerinin birbirinden ayrılması kararını benimsedi.

Oylama sonucu tasarıya karşı çıkan Almanya ve Fransa için hayal kırıklığı oldu. Her iki ülke Komisyon teklifine karşı bir karşı öneri geliştirerek enerji özelleştirilmesi için “üçüncü yol” olabileceğini ileri sürdüler. Komisyon’un bazı koşulların eklenmesi şartıyla “üçüncü yol”u dikkate alabileceğini açıklaması üzerine alternatif tasarı az bir farkla reddedildi. Berlin ve Paris hükümetleri Komisyon’un ileri sürdüğü şartların çok katı olduğunu konusunda görüş bildirdi.

Ancak komitenin oyu ve Komisyon’un tavrı üçüncü yol sorununun çözümü için yeterli olmadı. Fransa ve Almanya altı üye ülkenin de desteğiyle Konsey’de bir karşı azınlık bloku oluşturdular.

İklim bağlantısı

Komisyon, 19 Eylül’de paketle birlikte yayımladığı açıklamada, enerji özelleştirme paketi birliğin elektrik ve gaz piyasalarının teknik ve düzenleme durumlarına odaklanıyorsa da “tam bir rekabet içinde olan piyasaların daha güvenli, sürdürülebilir ve düşük karbon ekonomisine doğru yeni bir enerji gidişatı için gerek şart olduğu görüşüne yer verdi.

Brüksel böylece özelleştirmede gecikmelerin iklim ve enerji paketinde belirtilen iklim değişikliğini etkisiz kılma çabaları üzerinde olumsuz bir etki yapacağını ileri sürdü.

Bu endişelerin ortasında yatırım eksikliği ve yatırımcıların durumlarındaki belirsizlik yer alıyordu. Komisyon’a göre, enerji üretim ve iletiminde etkinliğin arttırılması için altyapı yatırımları ve elektrik şebekelerinin yenilenmesi için yatırımlar yapılması gerekiyordu.

Avrupa hala yenilenebilir enerji kaynaklarını finanse edecek kaynak bulmakta zorlanıyor.

İngiliz Liberal AP üyesi ve Parlamento CCS raportörü Chris Davies AB Emisyon Ticaret Planının (AB ETS) mali sorunları çözmekte yardımcı olabileceğini ileri sürüyor.

EurActiv’e verdiği bir mülakatta Davies, CCS teknolojisi ile tutulan ve depolanan CO2 gazına plan çerçevesinde çifte kredi verilmesi gerektiğini ve aslında Komisyonun konu üzerinde ayrılığa düştüğünü ancak karşılıklı ikna kanallarının hala açık olduğunu söyledi.

Tüketiciler beklemede mi?

AP vekilleri üçüncü yol tasarısı yanı sıra tüketicinin korunması için daha fazla tedbir alınması ve enerji fiyatlarının aşağı çekilmesi yönünde de olumlu oy kullandılar.
Hali hazırda enerji tüketicileri tedarikçilerle daha düşün fiyat için pazarlıklarda bulunabiliyor.

Tasarının kabulü halinde büyük tüketici gruplarının enerji tasarrufu sağlamak için daha yüksek fiyata tabi tutulması ve daha az enerji kullanan düşük gelirli hanelere daha ucuz elektrik sağlanması söz konusu.

Bu tür bir girişime sanayi çevrelerinin karşı çıkıp çıkmayacakları konusunda milletvekilleri bunun değil, iklim değişikliğinin endişe edilmesi gerektiğini belirttiler.

AB tüketici organizasyonu BEUC’u destekleyen vekilleri ani fiyat yükselmelerine karşı tedbir olarak geçici tavan fiyat uygulanmasından yana tavır aldılar.

© EurActiv 2003-2008.