Salı günü (16 Şubat) Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan etmesinin ikinci yıldönümünü kutlayan Kosova, kendisine mali destek sağlayan Batılı dostlarını kaygılandırıyor. Batı, Kosova’nın yoksulluk, suç ve yolsuzlukla daha fazla mücadele etmesini bekliyor.
Haber
Etnik Arnavutların ağırlıklı olduğu iki milyon nüfuslu ülke Avrupa’nın en yoksul devletlerinden biri olan Kosova 1999’da Belgrad savaşının sona ermesinden bu yana toplam €4 milyarlık Batı yardımıyla ayakta durmayı başardı.
Ekonomik sıkıntılar ciddi boyutlara ulaşırken Kosova’ya yapılan mali yardımlar ülkenin GSYİH’sının yüzde 15’i seviyesinde seyrediyor. Maliye Bakanı Ahmet Shala Kosova’nın bu yılın bütçe açığını kapatabilmesi için daha fazla yardım talep edebileceğini söylüyor.
Ancak kendi ekonomik sıkıntılarıyla mücadele eden Batı ülkeleri, Kosova’nın ekonomisini artık tek başına ayağa kaldırması gerektiğine inanıyor.
İtalya’nın Priştina Büyükelçisi Michael Giffoni “Uluslararası yardım devam edecek ancak bu ekonomik sorunların giderilmesi için ve bu ülkenin kendini kalkındırması için yeterli olmayacak. Dış yardımlara bağımlılığın söz konusu olduğu kısır döngüyü kırmak gerek” şeklinde uyarıda bulunuyor.
Kosova ekonomisi metal ihracatına dayanıyor ancak hükümet yeteri kadar gelir sağlayamıyor. İş gücü piyasasına da her yıl 30,000 genç katılıyor. İhracat ithalatın ancak yüzde 10’unu karşılayabiliyor ve bu durum kamu finansmanına yük getiriyor.
Kosova’da işsizlik yüzde 40 oranında seyrediyor.
Priştina yakınlarındaki Raskove köyü sakinlerinden 62 yaşındaki Naxhie Rushiti birçoklarının hislerine tercüman olurken “Evimi 1999’da Yunanlı bir kuruluş inşa etti ama bugün son ve tek dileğimiz iki oğluma iş bulabilmek” şeklinde konuşuyor.
Genç nüfus
Kosova nüfusunun yüzde 65’i 30 yaş altındakilerden oluşuyor ve bunların büyük bir kısmı ülkeyi terk ederek Batı Avrupa’ya yerleşmenin yollarını arıyor. Bu nedenle genç nüfus insan tacirlerine €2,000-3,000 ödemeyi göze alıyor.
Başbakan Yardımcısı Hajredin Kuci Reuters haber ajansına ülkesinin önümüzdeki 3-5 yıl için de dış yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek “Hedefimiz yaşamak için dış yardım almak değil, ekonomik gelişme için destek bulmak” diyerek konuya açıklık getiriyor.
Aralarında ABD ve yakın Avrupalı müttefiklerinin de bulunduğu toplam 65 ülke Kosova’nın bağımsızlığını tanımış bulunuyor. Sırbistan, Rusya ve Çin ise Kosova’nın bağımsızlığını reddederek Birleşmiş Milletler üyesi olmasına karşı çıkıyor.
Ülkede Arnavutlar ve Sırp nüfus arasında süregelen gerginlik suç oranını yükseltiyor ve yabancı yatırımlara engel oluyor.
Merkezi Brüksel’de bulunan düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu (ICG) Balkanlar Sorumlusu Marko Prelce “Belli bir yasal çerçeve olmaksızın Kosova giderek yoksullaşan bir ülke olması tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor ve bu onlarca yıl sürebilir” uyarısında bulunuyor.
Kosova’da halen 10,000 NATO askeri, ile AB’den 2,000 polis gücü, hâkim ve savcı bulunuyor. Avrupa Komisyonu’nun 2009 raporuna göre, Kosova “Transit organize suç faaliyetlerinin odağında” bulunuyor.
Dahası Kosova hükümeti kuzeydeki toprakların yüzde 15’inin kontrolüne sahip değil. Bu bölgede 60,000 Kosovalı Sırp yaşıyor ve Arnavut hükümeti tanımıyor.
“Hukukun üstünlüğü yoksa kamu finans kaynakları istismar yetkililer tarafından istismar edilir ve sonra ekonomi olmaz. İyi bir ekonomi yoksa suçla mücadele edemezsiniz. Ve bu döngü Kosova’da sürekli tekrarlanıyor” şeklinde konuşan Engjellushe Morina Kosova İstikrar Girişimi isimli bir sivil toplum kuruluşunun yöneticisi.
NATO’nun Arnavutları yok eden Sırpları durdurmak üzere başlattığı bombalamanın ardından on yıl geçti. Kosova şimdi ekonomisini linyit kömürü, kurşun, çinko ve nikel gibi mineral zenginlikleri ile genç nüfusunun sahip olduğu enerji üzerine inşa etmeyi planlıyor.
Bu yıl ekonominin yüzde 4 civarında büyümesi gerekiyor. Bu diğer Balkan ülkelerine göre yüksek bir rakam. Ancak uzmanlar Kosova’nın işsizlik ve yoksullukla mücadele edebilmesi için daha fazla büyüme kaydetmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kişi başına yıllık gelir €1,760 oysa AB ortalaması €24,000.
Arka plan:
Bu en küçük Balkan ülkesi Sırbistan’dan 2008’de ayrıldı. Belgrad’daki güvenlik güçleriyle etnik Arnavut gerillalar arasında meydana gelen 1998-1999 savaşından dokuz yıl sonra Kosova bağımsızlığını ilan etti. Ülke 2008’den beri uluslar arası camianın ve NATO barış gücünün himayesinde.
Geçtiğimiz yıl nüfusunun yüzde 90’ı etnik Arnavutlardan oluşan iki milyon nüfuslu Kosova’da yeni bir anayasa yapıldı, ordu kuruldu, milli marş ve bayrak belirlendi, pasaportlar, nüfus cüzdanları hazırlandı ve bir istihbarat servisi hizmete sokuldu.
Ekim 2008’de Birleşmiş Milletler Sırbistan’ın talebini kabul ederek Hollanda’nın Lahey kentinden bulunan Uluslararası Adalet Divanı’nın Kosova’nın bağımsızlığının meşruiyetini incelemeye aldı. Nihai karara iki yıl içerisinde varılacağı bildiriliyor.
Priştina bu eski Sırp eyaletinin daha fazla ülke tarafından bağımsızlığının tanınması için çaba sarf ediyor. Ancak bağımsızlığının birinci yılında 54, ikinci yılında 11 ülke Kosova’yı tanıdı.
AB üyesi ülkelerin çoğu Kosova’nın bağımsızlığını kabul etmiş bulunuyor. Karşı çıkanlar arasında İspanya, Güney Kıbrıs, Yunanistan, Romanya ve Slovakya yer alıyor.
Yıldönümü kutlamaları devam ederken Belgrad hükümeti ise Kosova’nın Podujevo yakınlarındaki Livadice köyü civarında 12 Sırp’ın öldürülmesi ve 43’ünün yararlanmasıyla sonuçlanan Arnavut terör saldırısının dokuzuncu yılı olduğunu hatırlatmak için çaba sarf ediyor.


