Avrupa Parlamentosu’nda (AP) yeni bir aşırı sağcı şüphelilerden oluşan siyasi grup kuruldu. Grup üyeleri “muhalefetin sesi” olacaklarını ve ikinci Lizbon Anlaşması halk oylaması öncesinde “Hayır” kampanyasında etkin rol oynayacaklarını belirtti.

Haber

EFD Grup Eş Başkanı Nigel Farage (UKIP) Brüksel’deki açılışta yaptığı konuşmada bu grubun hedefini ve amacını “mecliste muhalefetin sesi olmak” şeklinde nitelendiriyor. Ve buna çok fazla ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyor.

Bu yeni oluşum AB’nin bütünleşmesine ve göçmen politikalarına güçlü bir şekilde karşı çıkan ve egemenliğin uluslara geri iadesinden yana tavır alan ulusal partilerden oluşuyor.

UKIP ile İtalya’nın Kuzey Ligi ulusal delegeler içinde en kalabalık olanları. İngilizlerin 13, İtalyanların 9 milletvekili bulunuyor. Diğer partiler arasında Danimarka Halk Partisi ile Gerçek Finler Partisi ve Hollandalı Yenilenen Siyasi Parti (SGP) yer alıyor.

İrlanda referandumuna karşı kampanya

Grup aynı zamanda AB’nin İrlanda’daki referandum sonuçlarını göz ardı ederek, anayasal anlaşmanın uygulamaya devam edilmesi yönündeki kararına karşı mücadele etmeye hazırlanıyor.

Farage bu konuda yaptığı açıklamada “İrlandalıların, kendilerine son AB zirvesinde verilen bu sözde garantilerin doğrusu üzerinde yazıldıkları kağıt kadar değeri olmadığını anlamaları için ikinci halk oylaması öncesinde elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye konuştu.

Kısa bir süre önce kurulan Avrupa Muhafazakârlar ve Reformistler (ECR) grubu gibi EFD de mecliste gerçek muhalefet yapacaklarını ileri sürüyor.

Ancak Muhafazakar grup lideri Geoffrey Van Orden EurActiv’e EFD’nin açıklamasını eleştirerek “burada siyasi uçlarda yer alan insanlardan söz ediyoruz” dedi.

Orden EFD ile ECR arasında çok keskin ayrılıklar bulunduğunun altını çizerek asıl sorunun bir grubun genel teamüllere uygun partileri mi yoksa grup üyelerinin kenarda kalmaktan yakındıkları bir oluşum mu olduğunu iddia ediyor.

Farrage: Grubumuzda ırkçı yok

Medya EFD’de yer alan bazı partileri aşırı sağcı, göç karşıtı, yabancı düşmanı ve bazı hallerde ırkçı olarak nitelendiriyor.

Bu iddiaları ortadan kaldırmak için grubun siyasi programı yabancı ve Yahudi düşmanlarının veya ırkçılığın diğer türlerini destekleyenlerin gruba üyeliklerinin reddedilmesi ifadesine yer verildiği belirtiliyor. Öte yandan aynı oluşum Avrupa uluslarının kendi sınırlarını; tarihi, geleneksel ve kültürel değerlerini koruma hakkınsa sahip olduklarından söz ediyor.

EurActiv’e konuşan Farage bu hassas alanda “Tek tek partilere bakmak ve bunların açık sınırlara karşı ilkeli ve güçlü bir duruş sergileyen gruplar olduklarına karar vermek veya bu gruplarda bir ırkçı, yabancı düşmanı veya Yahudi karşıtı gündemin baskın olduğuna karar vermenin asıl soru olduğuna” dikkat çekiyor. Farrage yeni grubun tüm üyelerinin ilkeli ve güçlü duruş sergilediklerinin altını çiziyor.

Ancak Orden diğer partilerin bu tür şeyler söyleme gereği duymadıklarını çünkü bunların zaten olması gerektiğini ileri sürüyor. “ Avrupa Muhafazakârlar grubuna katılmak isteyen bazı partilere bakacak olursanız onları reddettiğimizi görürsünüz. Bu bizim genel teamüller çerçevesinde bir grup oluşumuzun ispatıdır.”

İtalyan Kuzey Ligi’nde Fiorelli Provera açılış konuşmasında “Avrupa’nın hükümet kararları değil halk iradesi üzerine inşa edilmesi gerektiğini” söyledi.

Taraflar:

Farage, Avrupa Parlamentosu’nda bütünleşme yanlılarının “uzlaşması”nı eleştirdi.  “Bazı araştırmalar EPP grubunun ve PES grubunun yüzde 97 oranında önemli konulara birlikte aynı oyu verdiklerini ortaya koydu. Bu parlamento’da çoğunluk içinde bir uzlaşı hâkim ancak projeler ne olursa olsun devam etmeli.  Geçen meclis dönemimde 500 milletvekilinin İrlanda’daki referandum sonuçlarını göz ardı ederek Anayasa Anlaşması’nı uygulamaya devam etmeleri bir skandaldır. Grubumuz bu tür şeylerle mücadele için buradadır. Önce İrlanda’daki ikinci halk oylaması sürecinden işe başlayacağız. Son referandumda, İrlanda’daki her eve sekiz sayfalık bir kitapçık bıraktık. Lizbon Anlaşması ve anlaşma gerekleriyle ilgili bilgi verdik.”

Kendi ülkesinde ırkçılık suçlamalarını göğüslemeye çalışan Danimarka Halk Partisi’nden Morten Messerschmidt “Partimiz AB’nin açık sınır politikasına ve demokratik eksikliklere karşı. Bu konular üzerinde hem AB hem de Danimarka’da çok çalışacağız” dedi.

SGP’den Hollandalı AP üyesi Bastiaan Belder grubun Avrupa’da tek bir süper devlet düşüncesine muhalefet etmesine desteklediğini ve bütünleşmeyle ilgili gerçekçi bir görüş benimsediğini söyledi.

Gerçek Finliler Partisi’nden Timo Soini de benzer şekilde grubun siyasi tutumunu yücelterek şüphecilerin sayısının Finlandiya’da artmakta olduğunu söyledi. “14 yıldan sonra güçlü bir direniş oluşturabildik.”

EurActiv’le yaptığı söyleşide Hill and Knowlton’un Brüksel Ofisi CEO’su Elaine Cruikshanks, şüpheci partilerin yeni mecliste çok etkili olacaklarını sanmadığını söyledi. “Geçmişte yaşanan tecrübelere dayanarak bu milletvekillerinin ister lobicilik ister kendi milletvekili arkadaşları arasında olsun görüş alışverişine genellikle kapalı olduklarını görüyoruz. Sonuç olarak, bunlar anlaşma imzalanırken konudan uzak kalacaklardır. Ve bunun yeni mecliste çok bir şey fark ettireceğini sanmıyorum.”

Arka plan:

Özgürlük ve Demokrasi Avrupa’sı (EFD) adı verilen grup 2004 Avrupa seçimleri sonrasında kurulan Bağımsızlık/Demokrasi grubunun varisi durumunda.

Meclisteki bu yeni oluşum sekiz önde gelen siyasi partinin 30 milletvekilinden meydana geliyor. Bu partiler arasında AP’da 13 temsilcisi bulunan İngiliz Bağımsızlık Partisi (UKIP) ile dokuz temsilcisi bulunan İtalyan Lega Nord (Kuzey Ligi) yer alıyor.

 

© EurActiv 2003-2012.