5. Bogaziçi Konferansının açılışında İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt'in ardından Ali Babacan bir konuşma yaptı. Konuşmasında Türkiye'nin müzakere sürecinde katettiği yola değinen Babacan, hedefin tam üyelik olduğunu, bundan taviz verilemeyeceğini belirtti.
Haber
Türkiye'nin son dönemde iç politikada, gerek cumhurbaşkanlığı seçimi, gerek AKP'nin kapatılması istemiyle açılan dava sebebiyle bir kriz döneminden geçtiğini ve bu dönemi atlattığını söyleyen Babacan, 2007 seçimlerinin Türkiye'nin katılımcı ve temsili demokrasisinin zaferi olarak tarihe geçtiğini belirtti.
Türkiye'nin hem politik, hem de ekonomik anlamda açık bir topluma dönüştüğünü ve tüm zorlukların serbest ve açık bir tartışma ortamı yaratılarak; bilgiye ulaşmada her türlü teknolojik gelişime ayak uydurularak aşıldığını söyledi.
Avrupa Birliği sürecinin yavaş ilerlediği düşünülse de, ilerlemenin tam gaz devam ettiğini; 2007 yılında açılmış 4 başlığa 2008 yılında 4 tane daha eklendiğini ve bunların dışında birçok başlığın da açılmaya hazır olduğunu, ancak kimi üye ülkelerin olumsuz tutumları sebebiyle ilerleme sağlanamadığını açıkladı.
Babacan ayrıca,Kıbrıs sorunun çözümü konusunda 2004 yılında Türk tarafının olumlu bir tutumla evet demesine rağmen, Rum kesiminden hayır cevabının gelmesinin süreci sekteye uğrattığını; bu sebeple şu anda devam eden müzakereler için Rum kesiminin olumlu tutum takınması büyük önem taşıdığını belirtti.
Türkiye'de son bir aydır şiddetini artıran terör eylemlerine de değinen Babacan, Avrupa'dan bölücü örgüte karşı daha sağlam ve daha kapsamlı tutum beklediğini bildirdi.
İç reform süreci ve müzakere sürecinin farklı iki yol olarak algılanması gerektiğini söyleyen Babacan, şu anda 33 başlıktan 33'ü için de çalışmaların sürdüğünü, Kıbrıs sorunu ortadan kalktığında teknik olarak tam olarak hazır bir biçimde yola devam edilebileceğini vurguladı.
Hazırlanan Ulusal Program Taslağı'nın tabandan yukarı bir çalışmanın ürünü olduğunun altını çizen Babacan, Bakanlıklardan ve sivil toplum örgütlerinden katkı geldiğini, bu ayın 20'sine kadar da siyasi partilerden geri bildirim beklediklerini söyledi.
Babacan, son olarak, müzakere sürecinde ayrıcalıklı muamele beklemiyoruz dedi ve süreci belirleyen ana ilkelerden taviz verilmeyeceğini, tam üyelik dışındaki hiçbir hedefin dışına çıkılmayacağını vurguladı. Oyunun kurallarına göre oynanması gerektiğini ve oyunun ortasında kuralların değişmemesini gerektiğini söyleyen Babacan Türkiye'nin tam üyelik hedefine odaklandığını ve Avrupa'nın "pacta sund cervanda" ilkesine uyması gerektiğinin altını çizdi.




