GENEL SPONSOR

MEDYA PARTNERI

Almanya'nın Göç, Mülteciler ve Uyum'dan Sorumlu Bakanı Maria Böhmer, Federal Meclis İçişleri Komisyonu’na sunduğu Almanya’daki yabancı kökenli vatandaşların durumunu ele alan 7. raporunda, göçmenlerin potansiyelinden daha güçlü bir şekilde yararlanılması gerektiğini söyledi.

Haber

Çok dillilik ve kültürel bilgi potansiyelinin tanınmasının birey ve toplum açısından önemini vurgulayan Böhmer, işveren ve hizmet sektöründe çalışanların göçmenlerin yeteneklerinden çok iyi bir şekilde yararlanabileceğini bunun da göçmenleri teşvik edeceğini aynı zamanda işverenlerin de globalleşme sürecinde elle tutulur bir avantaja sahip olacaklarını söyledi. Bakan ayrıca, göçmenlerin başka ülke ve kültürlere birer köprü görevi gördüğünü bunun da kültürel çeşitlilik açısından bir fırsat olduğunu ve bireyin isminin değil yeteneklerinin önemli olduğunu belirtti.

Bakan Böhmer, şimdiye kadar 500 kuruluşun ve 4 milyondan fazla çalışanın imzaladığı “Charta der Vielfalt” (Çeşitlilik Şartı) antlaşmasına dikkat çekti. Çok çeşitliliğin bir fırsat olarak değerlendirilmesinin gelecekteki görevlere gözlerini kapamak anlamına gelmediğini söyleyen Bakan Böhmer, uyum politikalarının amacını göçmenlerin eşit fırsatlara sahip olması olarak tanımladı. Böhmer, başarılı bir uyum politikasının anahtarını kalıcı eğitim, akademik öğretim ve çalışma olarak tanımlarken, uyumun temelinin yeterli düzeyde yabancı dil bilgisine dayandığının altını çizdi.

Bu konudaki gayretlerin daha da yoğunlaştırılması gerektiğini söyleyen Bakan, genel Almanca kurslarının yanısıra göçmenlere yönelik mesleki Almanca eğitiminin da teşvik edilmesi gerektiğini, 2007-2013 yılları arasındaki dönem için Avrupa Sosyal Yardımlaşma Fonu’ndan toplam 330 milyon Avro bütçe ayrıldığını ve bu bütçe ile yılda 30.000 kişinin mesleki Almanca kurslarından yararlanabileceğini söyledi.

Bakan Böhmer: “Eğitimin temeli okul öncesi dönemde ailelere ve kreşlere dayanıyor. Göçmen ailelerin çocukları kreşe gitmeli, eğitmenlerin ise Alman dilini öğrenmeyi zevkli hale getirmeleri gerekli. Buna ek olarak, aileler özellikle de anneler konuya entegre edilmelidir: Prensipte teşvik etmek ve talep etmek olarak özetleyebiliriz. Çocukların Almanca öğrenmeleri konusunda ebeveynlere de görev düşüyor”.

Bakan Böhmer, eyaletleri de Ulusal Entegrasyon Planı’nda belirttikleri üzere, göçmen oranının yüksek olduğu okullara maddi destek sağlamaya çağırdı. “Bu okulların daha fazla maddi desteğe ihtiyacı var, çünkü daha fazla öğretmen ve sosyal görevliyle birlikte daha fazla zamana ihtiyaç var”.

Bakan Böhmer ve heyeti, bugün 5 günlük bir ziyaret için Türkiye'ye geldi. İstanbul, Gaziantep, Antakya ve Ankara'da temaslarda bulunacak heyet, Almanya'daki Türk vatandaşlarının entegrasyonu ve dinler arası diyalog konularında görüşmeler yapacak. Devlet Bakanı Böhmer Gaziantep'te Ludwigshafen ve Gaziantep arasında imzalanacak olan bir dostluk anlaşmasının töreninde hazır bulunacak ve "Ludwigshafen Parkı"nın açılışına katılacak. Antakya'da ise resmi temasların yanı sıra heyetin Hıristiyan ve Müslüman cemaatlerinin temsilcileriyle görüşmeleri öngörülüyor. 

 

© EurActiv 2003-2012.