Bosna-Hersek'te etnik grupların üzerinde dört yıldır pazarlık yaptığı polis reformu nihayet onaylandı.
Haber:
AB, üyelik sürecinin ilk adımı olan İstikrar ve Ortaklık Anlaşması'nı imzalamak için Saraybosna'ya polis reformunun gerçekleştirilmesini şart koşuyordu.
Konuya ilişkin açıklama yapan AB Komisyonu'nun Genişleme Komiseri Olli Rehn, polis reformunun gerçekleştirilmesinin SAA anlaşmasının yolunu açtığını söylerken, AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana da gelişmeyi kararlı bir adım olarak niteledi.
Söz konusu anlaşmanın AB dışişleri bakanlarının Lüksemburg'da 28-29 Nisan'da yapacakları toplantıda imzalanması bekleniyor. Bosna-Hersek'teki uluslararası yüksek temsilci Miroslav Lajcak'ın da büyük bir memnuniyetle karşıladığı yeni polis yasası, savaşı bitiren 1995 tarihli Dayton Antlaşması'yla birlikte Bosna-Hersek ve Sırp Cumhuriyeti şeklinde iki ayrı entiteden oluşturulan ülkenin ayrı polis kuvvetlerini tek çatı altında toplamayı hedefliyor.
Sırplar, federal birimlerini erozyona uğratacağı gerekçesiyle Batı tarafından desteklenen ve iki entitenin polis gücünü birleştirmeyi hedefleyen reform taslağının ilk versiyonunu dört yıl boyunca engelledi. Sırplar, Lajcak'ın tavizler içeren son teklifine ise geçit verdi. Bu nedenle, söz konusu reform paketinin sadece bir makyajdan ibaret olduğuna dair eleştiriler bulunuyor.
Polis Reform Tasarısı uzun süredir Bosna-Hersek'in gündemini meşgul ediyordu. Ülke içinde farklı entitelerin kendilerine has kanunları olması sebebiyle kanuni birçok boşluk, suça meyilli organize gruplar ve kişiler tarafından kullanılıyordu. Bosna-Hersek Federasyonu'nda suça karışan kimselerin Sırp Cumhuriyeti'ne, Sırp Cumhuriyeti'nde suça karışanların ise Bosna-Hersek Federasyonu'na kaçması ile suçlular üzerinde kanuni işlem yapılamıyordu. Polis reformuyla, grup ve kişilere ortak müdahale edilecek.
