Baltık Denizi’ndeki ekolojik sistemin denize kıyısı bulunan ülkelerin deniz kirliliğini azaltacak ortak tedbirler almamaları halinde göçeceği uyarısında bulunan Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vaktı (WWF) hükümetleri durumu düzeltecek yönde sorumluluk almamakla suçladı.
Haber
Su yosunlarının geniş çaplı çoğalmaları ve Baltık Deniz’in büyük bir kısmını kaplamaları deniz yatağında oksijen akışına engel oluyor. Yetkililer buna sebep olarak tarım atıkları, kanalizasyonların denize boşaltılmasını gösteriyor.
Dünyanın en büyük on “ölü bölgesi”nden yedi tanesi Baltık Denizinde bulunuyor ve bölgeyi WWF kayıtlarına göre en fazla hasara uğramışlar listesinin başına yerleştiriyor.
Bu duruma rağmen Baltık’a kıyısı bulunan Almanya, Danimarka, Estonya, Litvanya, Letonya, Rusya, Finlandiya, İsveç ve Polonya’nın gerekli tedbirleri almadığı ileri sürülüyor.
Çevre dostu bu organizasyon Baltık ülkelerine belli konularda alınması gereken tedbirlere göre not verdiklerini açıklarken bu konuların biyo çeşitlilikte azalma, zehirli madde boşaltılması, gemilerin sebep olduğu kirlilik, yosun çoğalması, balık stoklarında düşüş şeklinde sıraladı.
Dokuz Baltık ülkesi de “F” notunu alarak düş kırıklığına sebep oldular. Başarısızlığın başlıca unsuru ise ortak hareket edilememesi ve işbirliği oluşturulamaması.
“Baltık Denizi insanların çeşitli faaliyetlerinden etkilenmekte uluslararası ve ulusal düzeyde düzenlemeler ve yetkilerin kontrolü altında,” diyen WWF İsveç Sorumlusu Lasse Gustavsson, bu durumun değişmesi için ortak bir hareket noktası oluşturulması gerektiğinin altını çiziyor.”Baltık Denizi’nin şu anda ihtiyacı olan şey ulusal ve sektörel çıkarların ötesinde bir siyasi liderlik.”
WWF raporu Finlandiya’nın sektörler arası denizcilik politikasına sahip tek ülke olduğuna dikkat çekerken bu durumun diğer ülkeler için özendirici olmasını ümit ettiklerini belirtiyor. Ancak bu noktadan sonar Avrupa Birliği (AB) Denizcilik Politikası’nın etkili olabileceği ve ortak soruna ortak bir çözüm bulunabileceği vurgulanıyor
AB Denizcilik Stratejisi Yönergesi üye ülkelerin iyi çevre şartlarını 2021 yılına kadar oluşturmaları gerektiği öngörüsünde bulunurken metinde kaynakların denizcilik ekonomici ve sosyal etkinliklerine bağlı olarak korunmasının önemine dikkat çekiliyor.
Ek olarak Avrupa Komisyonu’nun denizcilik çevre standartlarının iyileştirilmesi konusunda Haziran 2009’a kadar bir Baltık Denizi Stratejisi teklif etmesi bekleniyor.
