Dresden'deki Osmanlı sergisinde çok değerli eserler sergileniyor. Görkemli Osmanlı çadırının Polonya'dan savaş ganimeti olarak Dresden'e geldiği öne sürülüyor. Çadırın restorasyonu 18 yıl sürdü. Sergide 600 kadar eser yeralıyor. Osmanlı kendi döneminde Avrupa kültürünün parçasıydı. Sergi geçen hafta Almanya ve Türk dışişleri bakanları Westerwelle ve Davutoğlu tarafından açılmıştı.
Almanya'nın Dresden kentinde geçen hafta törenle açılan Osmanlı sergisi büyük ilgi görüyor.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ve Saksonya Eyaleti Başbakanı Stanislaw Tillich ile birlikte Dresden kentindeki "Türkische Cammer" yani "Türk Odası" adlı Osmanlı sergisinin resmi açılışını yaptı.
Bakan Davutoğlu açılışta yaptığı konuşmada, Westerwelle ve Tillich'e teşekkür ederek, serginin Almanya, Türkiye ve Saksonya arasındaki ilişkilerin tarihten bu yana ne kadar köklü olduğunu gösterdiğini söyledi.
"Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler sadece devletler arası ilişkiler değil, aynı zamanda halklar arası, uluslar arası köklü ilişkilerdir" "Türk-Alman ilişkilerinin gelecekte daha da gelişeceğini teyit ediyorum. Teşekkür ediyorum".
Rezidans Sarayı'nda açılan bu sürekli sergi için Tillich'e teşekkür eden Westerwelle, "Bu sergi sadece Saksonya'yı değil, Dresden'i değil, tüm Almanya'yı süslüyor. Bu sergi ayrıca Türkiye'nin ne kadar büyük bir kültür ulusu olduğunu gösteriyor" dedi.
Bakanlar ve Tillich daha sonra sergiyi gezdi.
Davutoğlu ve eşi ile Westerwelle daha sonra sergi için açılan özel defteri imzaladı.
Rezidans Sarayı'nda açılan sürekli sergide 15. ila 19. yüzyıl arasında Dresden kralları tarafından toplanan ya da satın alınan yaklaşık 600 parça Osmanlı silahı ve eşyası yer alıyor.
Davutoğlu sergiyi gezdikten sonra onuruna verilen resepsiyona katıldı.
Almanya’nın Dresden kentindeki sergide 16’ncı ile 19’uncu yüzyıl arasında Saksonya prenslerine hediye edilen ve onların satın aldığı Osmanlı eserleri ile savaş ganimetleri yer alıyor.
600 eser sergileniyor
Dresden Sarayı’nda açılacak olan Türk Odası, 16'ncı yüzyılda Saksonya Prensliği'ni etkisi altına almaya başlayan Osmanlı kültürünü gözler önüne seriyor. Dresden Devlet Sanat Koleksiyonları bünyesinde yer alan ve Silah Müzesi’nin bir parçası olan Türk Odası yaklaşık 600 eserden oluşuyor. 750 metrekarelik alanda sergilenen eserler arasında taşlarla süslü silahlar, kaftanlar, at koşum takımları bulunuyor. Silah Müzesi Direktörü Dirk Syndram, serginin en önemli parçalarından birinin Osmanlı sultan çadırı olduğuna dikkati çekiyor.
”Bu çadır 1729 yılında Polonya’dan Dresden’e getirilmiş. O dönemde Saksonya Prensi aynı zamanda Polonya Kralı’ydı. Saksonya Prensi, büyük askeri bir şölen düzenleyerek, sahip olduğu bütün büyük çadırları burada biraraya getirmiş. Ancak bu çadırın Polonya’ya nasıl geldiğini bilmiyoruz.”
Bildunterschrift:
Restorasyon 18 yıl sürdü
Deri ve ipek kumaştan yapılan Osmanlı çadırının restorasyonu aralıklarla 14 yıl sürdü. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana gözlerden uzak kalan koleksiyondaki eserler yaklaşık 18 yılda restore edildi. Restorasyon çalışmaları 5 milyon eurodan fazlaya, serginin düzenlenmesi ise yaklaşık 5 milyon 600 bin euroya mal oldu. Silah Müzesi Direktörü Syndram, bu koleksiyonun savaş ganimetlerinin yanı sıra prense sunulan hediyeler ve satın alınan parçalardan oluştuğunu belirtiyor.
Padişah kılığında Alman prensi
"Çünkü Dresden Sarayı’nda Osmanlı eserlerine olan ilgi büyüktü. Saksonya Prensi de Osmanlı padişahı kıyafetleri içinde, padişah rolünü üstlenerek geçitlere, çeşitli şölenlere, düğünlere, bu bölgede önemli olan karnavala katılırdı.”
Silah Müzesi Direktörü Syndram, Saksonya prenslerinin Osmanlılara olan ilgisini ”Türk modası” olarak nitelendiriyor. Syndram, Avrupa’nın diğer bölgelerine kıyasla Saksonya’daki Türk modasının daha uzun, 16'ncı yüzyıldan 19'uncu yüzyıla kadar devam ettiğini vurguluyor.
Korkuyla karışık hayranlıkhttp://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,5319621_ind_2,00.html
”Duyulan hayranlık, o dönemde korkuyla karışıktı. Zira Osmanlı İmparatorluğu, o zamanlarda Avrupa’nın en güçlü ve askeri açıdan en önemli imparatorluğuydu. Saksonya’da da kendi toprakları dahilinde Osmanlılarla bir çatışma yaşanmasından kaygı duyuluyordu. Ama diğer yandan bu eserlerin güzelliği, egzotik olması heyecan yaratıyordu. Bu nedenle de bu eserler biriktirildi ve kullanıldı.”
Yaklaşık 300 yıl boyunca Saksonya prenslerinin saraylarını süsleyen bu eserler, günümüzde Türk Odası’nı ziyaret edenlere ne ifade ediyor?
‘Osmanlı, Avrupa kültürünün parçasıydı’
Türk Odası’nın bir sanat müzesi olduğunu vurgulayan Dresden Devlet Sanat Koleksiyonları Genel Müdürü Martin Roth, burada sergilenen eserler sayesinde Osmanlı kültürünün öğrenileceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürüyor:
”Aynı zamanda öğrendiğimiz bir şey daha var, ki ben bunu çok önemli buluyorum: Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa kültürünün de bir parçasıydı. Buradan uzakta olan bir imparatorluk değildi, sınırları uzakta değildi, burada biliniyordu. Bu diğer kültüre olan ilgi büyüktü. Bu ilgi hem Osmanlılardan gelen hem de burada üzerinde çalışılan eserler sayesinde görülebiliyor.” (DW)
