Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri ve Avrupa’nın önde gelen diğer siyasetçileri Fransa’nın altı ay süreli Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını değerlendirdiler.
Haber
Bu dönemde Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy kimi küresel krizlere Avrupa’nın cevabını iletirken geçen hafta gerçekleştirilen AB zirvesinde sera gazı salımlarını önleyecek önemli bir iklim değişikliği paketi üzerinde üyelerin anlaşmaya varmalarını sağladı.
“Daha himayeci bir Avrupa” sloganıyla görevi sürdüren Fransız dönem başkanlığı politika önceliklerini Ağustos 2007’de açıkladı.
Bununla birlikte Fransa’nın AB dönem başkanlığı daha önceden öngörülmesi mümkün olmayan ve İrlanda’nın Lizbon Anlaşması’nı reddi, Rusya’nın Gürcistan’ı istilası, küresel mali ve ekonomik kriz ile Avrupa’nın iklim değişikliği ve enerji paketi üzerinde ayrılığa düşmesi gibi bazı krizlerle karşılaştı.
Buna rağmen Fransa AB liderliğinde her konuda etkin bir rol oynadı ve Sarkozy gibi dünyaca tanınan ve Avrupa Konseyi başkanlığına eşi benzeri görülmemiş bir ün getiren biri tarafından idare edildi.
Sarkozy: Bu işi sevdim
Geçen hafta gerçekleştirilen zirve sonunda Sarkozy birliğe liderlik etmenin “harikulade” bir deneyim olduğunu ve ufkunu epey açtığını söyledi.
“Avrupa beni değiştirdi,” diyen Fransız Cumhurbaşkanı ayrıca gösterdiği çabaların sonucunda “Avrupa’da iş yapma yöntemini değiştirmeye başladıklarını, daha az konuşup daha çok iş üretmeye başladıklarını” ileri sürdü.
Dün AP genel kurul toplantısından önce konuşan Sarkozy “bu işi sevdiğini” yineledi ve 2009 Çek ve İsveç dönem başkanlıkları için bunun yüklü bir mesaj olarak algılanabileceğini belirtti. “Umarım benden sonra gelenler de bu işi benim kadar severler.”
Sarkozy özellikle 2008’in ikinci yarısında başgösteren küresel krizlerle mücadele ile takdir topladı. Nitekim kendisi bu durumun profiline katkıda bulunduğunu dile getirdi. “Olaylar bize yardım etti. Avrupa’nın imajı bugün, Fransa’nın dönem başkanlığı öncesinden daha güçlü.”
Fransız cumhurbaşkanı keza üye ülkelerin tam bağımsızlıklarının en önemli şey olduğunu vurgulamakta da gecikmedi. “Avrupa ulusların düşmanı değildir; uluslar da Avrupa’nın düşmanı değil. Demokratik yönetimlerin sorunlarını anlamamış olsaydık bugün başardığımızı başaramazdık.”
Sarkozy’nin başkanlığı üzerine değerlendirme: “her anlamda başkanlık” mı yoksa rüzgar gülü başkanlık mı?
Bir bütün olarak bakıldığında Avrupalı liderler genelde Sarkozy’nin AB başkanlığından takdirle söz ediyorlar. Enerji, dinamizm ve tutku Sarkozy’nin stilini açıklamak için kullanılabilecek sözcükler.
AP EPP-ED Grup Başkanı ve Fransız merkez sağ hükümet partisi üyesi Joseph Daul Fransa’nın AB dönem başkanlığı sırasında kayda değer başarı gösterdiğini ve “daha siyasi bir Avrupa”yı, dünya sahnesinde saygı duyulan ve uluslar arası müzakerelerde liderlik vasfına sahip bir Avrupa’yı mümkün kıldığını söyledi.
Gerçekten de Avrupa yanlısı ve dünya çapında şöhrete sahip olan Sarkozy’i AP Sosyalist Grubu Başkanı “her yönüyle bir başkan” olarak tanımladı.
“AB başkanlığınız oldukça iyi. Sanırım bunun olumlu bir deneyim olduğunu söyleyebiliriz.”
Ancak kimileri Fransızların AB dönem başkanlığını küresel siyaset arenasında AB’yi uluslar arası anlamda göz önünde tutarken Sarkozy’nin her zaman gereğinden fazla davranışlar sergilediğini düşünüyor.
AP Fransız Yeşil üyesi Daniel Cohn-Bendit Sarkozy’nin rüzgar gülüne benzediğini rüzgar ne yandan eserse o tarafa döndüğünü söyledi. Bendit’e göre Fransız lider her şeyi her yolda denemek istiyor.
Diğer politikacılar da Sarkozy’nin AB üzerindeki etkileri konusunda daha az olumlu fikirlere sahip. Fransız sosyalist AP üyesi Gilles Savary, Sarkozy’nin başkanlığı aşırı şekilde kişiselleştirdiğini, Jean Monner ve Jacques Delors gibi AB’nin atalarının Avrupa yanlısı ruhunu hafife aldığını ileri sürüyor.
Savary, Barroso’nun karmaşık yapısının Avrupa’nın siyasi bütünleşme politikasını bir “işbirliğine” dönüştürdüğüne inanıyor.
Diğerleri ise “bekle-gör” yanlısı bir tutumla meseleye yaklaşırken, IFRI düşünce kuruluşu dış ilişkiler danışmanı Dominique Moisi Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada başkanlığın dünyaca olumlu algılandığını söyledi.
“Avrupa Kafkasya’da kriz meydana geldiğinde uluslararası düzeyde var olduğu izlenimini verdi. Sarkozy tarafından geniş kapsamlı bir şekilde uygulanan Brown planıyla ekonomik düzeyde Keynesçi bir dürtü ile hareket etti.”
Taraflar:
AP liberal grup lideri Graham Watson Fransız dönem başkanlığının karşılaştığı zorlukları enerji, coşku ve yaratıcılıkla karşıladığını” ve Sarkozy’nin Avrupa dayanışmasının gücünü gösterdiğini söyledi.
Bununla birlikte Watson iklim değişikliği anlaşmasını eleştirerek, “AB zirvesi Liberallerin ve Demokratların umduğunu vermedi,” dedi.
Sarkozy geçen hafta iklim anlaşmasını coşkuyla karşılamış ve bunun “tarihi” bir olay olduğunu söylemişti. Ancak Watson bu durumun “gelecekte daha sert eleştirilebileceğini ve karbon fiyatlarını aşağı çekmeye çalışan özel sektöre ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım miktarının azaltılması gibi tavizlere sebep olabileceğini” ileri sürdü.
AP GUE7NGL Grubu’ndan Francis Wurtz “Fransa’nın AB dönem başkanlığına arka çıkacağız. Bu dönem başkanlığını bu yılın ilk yarısında meydana gelen ciddi olaylarla anımsayacağız.”
Wurtz da keza iklim değişikliği paketinden memnun kalmadığını belirterek anlaşmanın “tarihi” bir yanı bulunmadığını söyledi. “Bu durum büyük oyunculara çevreye hasar verme hakkı mı veriyor? Avrupa’nın sebep olduğu emisyonların sadece küçük bir kısmıyla birlik dışında mücadele edilecek. Bu model genel bir model olursa bilimsel hedeflerin ve dünyanın belirlediği hedeflerin kimilerini kaçırmış olacağız.”
Öte yandan İrlanda Başbakanı Brian Cowen geçen hafta ülkesinin ikinci kez Lizbon Anlaşması’nı 2009’da referanduma götürebileceği yönündeki açıklamasından ve bazı tavizler elde ettikten sonra Sarkozy’nin liderliğindeki Fransız dönem başkanlığının “mükemmelliğinden” söz etti.
Avrupa’nın küresel mali kriz karşısındaki tutumuna ilişkin olarak PES Başkanı Poul Nyrup Rasmussen Sarkozy’e, “Siz, 27 ülkenin liderlerinin anlaşmaya varabilmesi konusunda yapabileceğiniz her şeyi yaptınız ama lütfen sonuçları abartmayın. Bu hala mali bir kriz,” diye konuştu.
