Yakın zamanda yayımlanan bir Amerikan istihbarat raporuna göre, değişen iklim şartları, yükselen deniz suyu düzeyleri ve kaynak kıtlığından oldukça az etkilenmesi beklenen ABD’de diğer ülkelerde bu konuda karşılaşabilecek sorunların Amerikan ulusal güvenliği üzerine “ciddi etkisi” bulunabileceği bilgisine yer verildi.

Haber

25 Haziran’da yayımlanan raporda, “Küresel iklim değişikliklerinin Amerikan ulusal güvenlik çıkarları üzerinde önümüzdeki yirmi yıl içerisinde geniş kapsamlı etkileri görülecektir,” denildi.

Rapora göre, ABD gibi Avrupa’nın da böylesi bir iklim değişikliğinden pek fazla etkilenmesi beklenmiyor. Ancak üçüncü dünya ülkelerinde hava şartlarındaki değişiklikler, ürün kıtlığı, seller ve kuraklıkların yoksulluk, sosyal gerilim, çevresel bozulma, etkisiz liderlik ve zayıf siyasi kurumlar gibi mevcut sorunları daha da arttıracağı belirtiliyor.

Bu durumun dünya genelinde domino etkisi göstereceği belirtilen rapor Amerikan askeri ve güvenlik kuruluşları tarafından kaleme alındı.

Afrika’nın Çöller bölgesinin alt kısımları, Orta Doğu ve Asya’nın bazı kesimlerinin değişikliklerden en fazla etkileneceği kuzeye doğru göçte artış gözleneceği ve buna bağlı olarak mültecileri besleyecek kaynaklardan yoksun olan ülkelerin de dolaylı olarak zor durumda kalacakları bilgisine de aynı raporda yer veriliyor.

Bir yıldan biraz daha uzun bir zaman zarfında yayımlanan benzer iki rapor daha bulunduğunu ifade eden bir Amerikan askeri düşünce kuruluşu CNA Nisan 2007’de yayımladığı raporda iklim değişikliğinin siyasi istikrarsızlığı, devletlerin başarısızlığını, kıt kaynaklar üzerinde savaşları tetikleyeceği ve milyonlarca insanın mülteci konumuna düşeceğini ileri sürmüştü. Kasım 2007’de Stratejik ve Uluslar arası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından yayımlanan bir diğer rapor da ise iklim değişikliğinin küreselleşmenin sonu olacağı öngörüsüne yer veriliyordu.

Bu arada, AB dış politika şefi Javier Solana ise Avrupa için benzer uyarılarda bulundu. 2008 Avrupa Konseyi İlkbahar Zirvesi’nde AB liderlerine sunduğu bir raporda Solana, kıtanın giderek kısırlaşan kaynaklara yönelik rekabete hazırlıklı olması gerektiğini dile getirdi.

 

© EurActiv 2003-2012.