KKTC Parlamenterler Birliği, Avrupa Toplulukları Adalet Divanının (ATAD) Orams davasıyla ilgili kararını ''asla tanımayacaklarını'' açıklayarak, Kıbrıs müzakerelerini sürdürmenin ''hiçbir yararı ve anlamı olmadığını'' savundu.

Haber

Birlik, ''Türkiye'yle birlikte bu tutumu bütün dünyaya duyurmak için her türlü çalışma ve eylemi yapmak gerektiğini'' belirtti.

Parlamenterler Birliği Genel Başkanı Macit Hakkı Yusuf yazılı açıklamasında, ATAD'ın kararını, ''KKTC'nin varlığını inkar etmekte, kanunları ve hukuk sistemini tanımamakta ısrar eden haksız ve adaletsiz bir karar olarak'' niteledi.

Parlamenterler Birliği Başkanı Yusuf, ''sürdürülen müzakereler başarılı bile olsa, alınan her karar bu gibi mahkemeler tarafından Rumlar lehine bozulacağına göre bu müzakerelere devam edilmesinin hiçbir yararı ve anlamı yoktur'' ifadelerini kullandı.

Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Derneği, ''Kıbrıs Türk halkanın, haklı davası ve devletinden, Avrupa Birliği (AB) istiyor diye vazgeçmeyeceğine'' işaret ederek, ''Kıbrıs Türk halkının, gerekirse devleti için yeniden her şeyini ortaya koyacağını'' bildirdi.

Dernek Başkanı Yılmaz Bora yaptığı yazılı açıklamada, ''Ne Orams davaları ve ne de siyasi amaçlı ABAD kararları Kıbrıs Türk halkını haklı olduğu davadan asla vazgeçiremez'' ifadesini kullandı. Bora, ''Gelinen aşamada, görüşmelere devam etmenin bir anlamı kalmadığını'' iddia etti.

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) da, insanların mülkiyet hakkının kutsallığına inandığını ve buna saygı gösterdiğini, ''ancak 1963 yılından beri süregelen Kıbrıs sorununda mahkeme kararlarıyla bir sonuca ulaşmaya çalışılmasını Kıbrıs'a yapılabilecek en büyük ihanet olarak gördüğünü'' belirtti.

KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan yaptığı açıklamada, savaşlar nedeniyle Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların pek çok kez yer değiştirdiğini, göçmen olduğunu ve mallarından ''koparıldığını'' ifade ederek, ''Siyasi nedenlerle yaşanan bu olumsuzlukların siyasi bir anlaşma ile düzeltilebileceğini'' kaydetti.

İki liderin BM parametreleriyle sorunu çözmek için görüştüğünü ifade eden Kaptan, şöyle devam etti: ''BM parametreleri 'Kuzey'deki kurucu devletin toprak mülkiyeti ve nüfusu net bir çoğunlukla (en az 2/3 oranında) Kıbrıslı Türklere ait olacak' diyor. Kıbrıs Rum tarafı, bir çözümde samimi ise meseleyi müzakere masasında çözmek için çaba harcayacağına, haksız olarak tek taraflı olarak elde ettikleri AB üyeliğini de kullanarak Kıbrıs Türk tarafını köşeye sıkıştırmaya çalışıyor.''

''24 Nisan referandumu ile Kıbrıs Türk halkına büyük bir şok yaşatanların, mülkiyet sorununu mahkemeler yolu ile çözmeye çalışmanın görüşme sürecine olumlu hiçbir etkisi olmayacağını bilinmesi gerektiğini'' belirten Ahmet Kaptan, ''bu gidişlerin Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumları esenliğe değil, kalıcı ayrılığa götüren yol olduğunu'' kaydetti.

 

© EurActiv 2003-2012.