Kıbrıslı Türk ve Rum liderler 2010 yılının Kıbrıs sorunu için çözüm yılı olacağını ümit ettiklerini belirttiler. Ancak gözlemciler Kuzey Kıbrıs’ta seçimler yaklaşırken şimdiki liderlerin bu konuda pek az vakti kaldığı uyarısında bulunuyor.
Haber
2009’da yapılan son toplantıda yayımladıkları ortak bildiride Güney Kıbrıs lideri Dimitri Hristofiyas ile KKTC lider Mehmet Ali Talat yoğun müzakerelerin Ocak 2010’da yapılacağını duyurdular.
Toplantıların 11, 12, 13 ve 18, 19, 20 Ocak günlerinde Birleşmiş Milletler (BM) Özel Temsilciliği konutunda ve BM tampon bölgesinde yapılacağı bildiriliyor. Yayımlanan bildiriye göre “Bu toplantılarda liderler İdari ve Yetki Paylaşımı, Ekonomik meseleler ve AB konusunu ele alacaklar; mülkiyet konusunu masaya yatıracaklar.”
Hristofiyas nisan seçimlerinden önce sorunun çözülmesi gibi bir hedefleri bulunmadığını belirterek görüşmelerin seçimler sonrasında yeni lider kimse onunla da devam edeceğini söyledi.
Hristofiyas ara anlaşma kavramını reddederek bunun söz konusu olmadığı belirtti.
Kıbrıslı Rum lider Türkiye’nin uluslararası anlaşmaları, BM ilkelerini ve insan hakları sözleşmesini ihlal ettiğini kaydetti.
Kıbrıs basını ayrıca Hristofiyas hükümetinin uluslararası camia ile yakın işbirliğinde bulunarak Türkiye’ye Kıbrıs sorunuyla ilgili tutumunu değiştirmesi için baskı yapılmasını istediğini duyurdu.
Bölgesel haber kaynaklarına göre, KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu’nun seçimleri kazanması ve çözüm yanlısı “güvercin” kanatta başı çeken Talat’ın yerini alması bekleniyor.
Eroğlu Türk basınına yaptığı açıklamada “Seçimlerden önce anlaşma olmayacak. Görüşmeler seçimlerden sonra devam edecek” dedi. Eroğlu’nun böyle bir açıklamayı kendisinin müzakereler önünde bir engel olarak görülmesini engellemek için yaptığı ileri sürülüyor.
Taraflar:
Zaman gazetesinin haberine göre, Türk Dış Politika uzmanı Mensur Akgün Kıbrıs sorununun çözümsüz kalması halinde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) katılımının durma noktasına geleceğini kaydetti.
İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim görevlisi Akgün Türkiye’nin AB üyesi olma hevesini kaybedeceği ve herhangi bir tavizde bulunmaya hazır olmadığını söyledi.
Türkiye’nin üyelik görüşmelerinin 2010’da durup durmayacağına ilişkin bir soru üzerine:
“Hiç kimse istemese de bu mümkün. Ne Rumlar ne de Türkler ne de Fransızların böyle bir temennisi var. Ancak gelişmelere baktığımızda o yöne gitmekte olduğumuzu görüyoruz. Müzakere edecek bir başlık olmayabilir. Türkiye’nin Güney Kıbrıs bandıralı gemilere limanlarını açmaması nedeniyle sekiz başlık askıya alındı. Beş başlık Türkiye’nin tam üyeliğini engellemek üzere Fransa tarafından bloke edildi. Kıbrıslı Rumlar kısa bir süre önce altı yeni başlığı daha veto edeceklerini duyurdu. Türkiye’nin üyeliğinin önünde başka engeller de var” şeklinde cevap verdi.
Arka plan:
Hıristofiyas’ın Şubat 2008’de Güney Kıbrıs ‘ta liderliğe seçilmesi üzerine Hıristofiyas ile Talat’ın iyi ilişkiler içinde olması nedeniyle adanın yeniden birleşmesi gündeme geldi. Adaya Türk askerinin 1974’te adım atmasından bu yana Kıbrıs iki bölgeye ayrılmış bulunuyor.
Yeni güven ortamının en çarpıcı işaretlerinden biri Lefkoşa’da Ledra geçişinin geçen nisanda açılması oldu.
Marksist-Leninist AKEL Partisi lideri Hıristofiyas ile kendisi gibi solcu lider olan Talat barış görüşmelerini başlattı. Görüşmelere BM’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alexander Downer da katılıyor.
Hıristofiyas EurActiv’le söyleşide uluslararası camiadan Türkiye’ye yapıcı olması mesajını iletmesini istemişti.
Aralıkta yapılan Avrupa Konseyi toplantısı sonuç bildirgesinde Türkiye’nin defalarca çağrıda bulunulmasına rağmen hava ve deniz limanlarını Güney Kıbrıs uçak ve gemilerine açmaya yanaşmadığı, Güney Kıbrıs Kesimi ile ilişkilerin normalleştirilmesi için herhangi bir çaba göstermediği not edildi. Bu nedenle Türkiye’nin AB ile üyelik müzakerelerinde sekiz başlığın görüşülmesi askıya alınmış bulunuyor.


