Dünya Ticaret Örgütü’ne üye 40 ülke, küresel ticareti serbestleştirme görüşmelerini yıl sonuna kadar tamamlamak için bugün Cenevre’de bir araya geliyor. DTÖ uzmanlarına göre Doha Turu, 1986-94 yıllarında gerçekleşen ve dünya ekonomisine milyarlarca dolar kazandıran Uruguay Turu’ndan iki- üç kat daha değerli. AB Ticaretten Sorumlu Komisyon Üyesi Peter Mandelson da Doha’da başarısızlığın küresel ısınma, gıda fiyatları ve enerji güvenliği konularındaki çok taraflı anlaşmaları da olumsuz etkileyeceğini söylüyor.
Haber
Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Pascal Lamy 150’den fazla devletin gümrük hadlerinin düşürülüp pazarların rekabete açılması ve bundan bütün tarafların kârlı çıkması için sürdürülen görüşmelerden ümitli görünse de, uzmanları ekonomik durgunluğun Doha görüşmelerini zora sokacağı görüşündeler.
Avrupa Birliği, ABD, Japonya, Brezilya, Hindistan, Güney Afrika ve Çin gibi dünya ticaretin baş aktörlerinin de bulunacağı görüşmeler, “bir ölüm kalım” görüşmesi havasında geçecek gibi görünüyor. Görüşmelerde alınacak sonuçlar küresel ticaretin geleceği açısından çok önemli. DTÖ’nün 2003 yılında Cancun’da gerçekleşen başarısız konferansından bu yana, 152 üye ülke Doha görüşmelerinde bir anlaşma zeminini sağlamaya çalışıyor. Gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelere serbestçe tarım ürünü satmak isterken, gelişmiş ülkeler de sanayi ve hizmet ürünleri ile gelişmekte olan ülkelere girmek istiyorlar. Dünya Ticaret Örgütü Başkanı Pascal Lamy ise, 2001 yılında meydana gelen 11 Eylül saldırılarının ardından başlayan Doha görüşmelerinde son raunda girildiğini söylüyor.
Öte yandan Kasım ayında ABD’de gerçekleşecek başkanlık seçimleri yüzünden, küresel ticaret anlaşması şu an için ABD gündeminin ilk sırasında yer almıyor. Bununla birlikte, gelecek yıl Avrupa Komisyonu’na yeni bir başkan seçileceği ve Hindistan’daki genel seçimler dikkate alındığında, 2009 yılı da ticaret görüşmelerinde bir sonuca varılması açısından çok uygun bir zaman olmayacak gibi görünüyor.
Pascal Lamy, Doha’nın gündeminde olan konuları dondurup, bir ya da iki sene sonra yeniden masaya yatırmanın bir seçenek olmadığını söylüyor. Eğer bu görüşmelerde bir anlaşma sağlanamazsa, Doha’nın unutulacağını düşünen tek isim Lamy değil. Dünya Ticaret Örgütü ekonomistleri Doha Turu’nun küresel ekonomi için, 1986-94 yıllarında gerçekleşen ve dünya ekonomisine milyarlarca dolar kazandıran Uruguay Turu’ndan iki-üç kat daha değerli olduğunu ifade ediyorlar.
Dünya Bankası tarafından yapılan hesaplara göre, ticari bariyerler yüzünden her yıl 200 milyar dolar kaybediliyor. Doha turu ile dünya ticaretinin 100 milyar dolar artması hedefleniyor. Kalkınmakta olan ülkelerin beklentilerinin yanı sıra, gelişmiş ekonomiler arasında da çok sayıda anlaşmazlık söz konusu.
ABD’nin Avrupa’ya daha fazla tarım ürünü satma talebini Fransa ret ediyor. Gelişen ülkeler gelişmiş ekonomilerin yılda 270 milyar dolara ulaşan ve fakir ülkelerin ticari çıkarlarına ters düşen tarım sübvansiyonlarını kaldırılmasını istiyor. Hindistan tekstil ve deri mamulleri ihracatının kısıtlanmasından şikayet ediyor. Hizmet ürünlerinde ticaretin serbestleştirilmesi, gümrük uygulamalarının basitleştirilmesi, balıkçılık sübvansiyonlarının düzenlenmesi, anti-dumping ve fikri hakların yeniden gözden geçirilmesi masaya yatırılacak başlıca konular arasında yer alıyor.
AB Ticaret Komisyonu Peter Mandelson da geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Cenevre’de meydana gelecek bir başarısızlığın, küresel ısınma, gıda fiyatları ve enerji güvenliği konularındaki çok taraflı anlaşmaları da olumsuz etkileyeceğini söylemişti.
Sonuçta, uzmanlara göre bakanların tarım ve sanayi ürünlerine yönelik ticaret engellerini düşürmekte anlaşmaya varacaklarına kesin gözüyle bakılmıyor. Pascal Lamy bile başarı beklentisinin yüzde 70-80 sınırının altında tutuyor.


