GENEL SPONSOR

MEDYA PARTNERI

AB'nin yeni anayasası olacak Lizbon Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi Türkiye'nin AB macerasını etkileyebilir. İKV uzmanı Zeynep Özler'in yorumuna göre Antlaşma ile gelecek kurumsal değişiklikler "genişlemeye dur diyenlerin" elini zayıflatacak.

EurActiv.com.tr

Lizbon Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi an artık an meselesi. Dün Çek Anayasa Mahkemesi'nin ve hemen ardından Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus'un antlaşmaya yeşil ışık yakması  AB çapında Lizbon'un 2010 yılına gelmeden yürürlüğe girebileceği yorumlarına neden oluyor.

Peki Lizbon Antlaşmasıyla getirilen kurumsal değişikliklerin Türkiye'nin AB üyeliğine etkisi ne olacak.

İktisadi Kalkınma Vakfı'ndan uzman Zeynep Özler konuyu ilişkin şu yorumda bulundu:

"Türkiye’nin üyeliği açısından bakıldığında, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı net bir siyasi tavır belirlemesi ve müzakere sürecinin iyi işleyişinin sağlanabilmesi için, AB’nin iç sorunlarını çözmesi büyük önem taşıyor. Böylece Türkiye’ye yönelik olarak güçlü bir siyasi irade ortaya koyulabilecek, Lizbon Antlaşması ile getirilen değişikliklerin kurumsal aksaklıkları ortadan kaldırması, Türkiye’nin daha az sorunlu bir Birliğe katılımını kolaylaştıracak.

Diğer taraftan, Antlaşma, genel anlamda gelecek genişlemeler ve özelde Türkiye’nin katılımına ilişkin öngörüler içermiyor.  Ancak, Lizbon Antlaşması'nın 27 üye tarafından onaylanması ile "Genişlemeye Dur" diyen kesimlerin eli zayıflayacak.  Bununla birlikte, nüfusun, AB Konseyi’nin ve Avrupa Parlamentosu’nun oluşumunda daha önemli bir etmen haline gelmesi, Türkiye aleyhinde kullanılabilir. Ne var ki, Lizbon Antlaşması’nın ileride yeni düzenlemeler yapılmasına olanak tanıdığı unutulmamalı. Bu çerçevede, Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe girmesini takiben kurumsal krizin aşılacağını ve AB açısından önemli bir iç sorunun geride kalacağını göz önünde bulundurarak; Türkiye, akılcı, kararlı ve temkinli bir AB stratejisi izlemeyi sürdürmelidir." 

© EurActiv 2003-2012.