Bükreş’te devam eden NATO zirvesine ilişkin olarak EurActiv-Romanya grubunun hazırladığı bir rapora göre, kimi analistler Makedonya’nın NATO’da tam üyeliğe kabul edilmemesinin ülkenin Avrupa Birliği (AB) üyeliği üzerinde olumsuz etki yapabileceğini ileri sürüyor.
Arka plan:
1949’da kurulan Kuzey Atlantik Paktı (NATO) bu zamana kadar beş kez genişleyerek üye sayısını 16’dan 26’ya çıkardı.
Berlin Duvarı’nın yıkılması ve Sovyetler’in çöküşü NATO’nun mevcut sınırlarını biraz daha doğuya doğru genişletmesine sebep olurken kayda değer genişleme 2004 yılında pakta Estonya, Latviya, Letonya, Bulgaristan, Romanya, Slovakya ve Slovenya üye oldular.
ABD Makedonya, Hırvatistan, Arnavutluk, Ukrayna ve Gürcistan gibi diğer eski komünist rejim ülkelerini de bu ittifaka katılmaya zorlarken Makedonya, Hırvatistan ve Arnavutluk’un NATO’ya dâhil edilmesi yönünde uzlaşmaya erişildi. Ne var ki, Ukrayna ve Gürcistan’ın üyeliği konusunda tartışmalar sona ereceğe benzemiyor. Özellikle Rusya komşusu konumundaki bu iki ülkenin NATO’ya katılım için yeteri olgunluğa ve istikrara kavuşmadıklarını ileri sürüyor. Avrupa ülkeleri ise bu konuda mutabakata varabilmiş değil.
2 Nisanda Bükreş’te NATO Zirvesi’nde biraraya gelen liderler Hırvatistan ve Arnavutluk’u ittifaka davet ettiler. Ancak Yunanistan uzun süreden beri Atina ve Üsküp arasında devam eden “isim” anlaşmazlığı nedeniyle komşusu Makedonya’nın kabulünü veto etti.
Yunanlı yetkililer Makedonya’nın komşuluk ilişkilerini ihlal ettiğini iler sürerek NATO’ya üyeliğe hazır olmadığını savundular.
Ancak Makedon müzakereci Nikola Dimitrov Yunanistan’ın bu iddialarını reddetti. Dimitrov Yunanistan’ın veto kullanmasından sonra AP’ye verdiği demeçte, “NATO ölçütlerini yerine getiremediğimiz için değil kim olduğumuz için cezalandırılıyoruz,” diye konuştu.
Zirve’de düş kırıklığı yaşayan Makedonya toplantının geri kalan kısmını boykot etti. Üsküp’teki Yunanistan Büyükelçiliği’nde her ihtimale karşı önlemler arttırıldı.
Sık sık Yunanistan ve Bulgaristan’ın kınamalarına maruz kalan bu küçük Balkan ülkesinde Üsküp havaalanına “Büyük İskender” adı verilmesi Atinalıları kızdırdı. Öte yandan Bulgaristan birçok kez kendi ortaçağ ve yakın çağ tarihinin Makedon kitaplarında yer almasına içerlediğini açıkladı.
Toprak bütünlüğünün üç ülke arasında sorunların kaynağı olduğu görülüyor. Bulgaristan Dış İşleri Bakanı Dimitar Tsanchev 2 Nisan’da yaptığı açıklamada, ülkesinin “Makedonya’nın üzerinde bulunduğu coğrafyada tarihi, kültürel ve diğer gerçeklere saygı duyulması gerektiğinde ısrar ettiğini bugün bu bölgede Bulgaristan da dâhil olmak üzere üç ulusun yaşadığını” belirtti.
Ancak Tsanchev Makedonya’nın NATO’ya katılmasının engellenmesinin Avrupa ve Avro-Atlantik bütünleşmeyi geciktireceğini de belirtti.
Kimi Avrupalı liderler benzer endişeleri dile getirdiler. Bükreş’te akşam yemeği öncesinde NATO’nun genişlemesi tartışmaya açıldı. AB dönem başkanı Slovakya’nın Başbakanı Janez Jansa Makedonya’nın NATO’dan tam üyelik daveti almaması halinde bu durumun AB’nin genişlemesi için de kötü bir işaret olabileceğini belirtti.
Dahası, Arnavutluk Başbakanı Sali Berisha Reuters’a, “Makedonya’nın NATO’ya geciken üyeliğinin köktencileri Balkanlar’da istikrarsızlığı körükleme yönünde cesaretlendirebileceğini” söyledi.
AB Genişleme Komiseri Olli Rehn 2 Nisan’da Brüksel’de EurActiv Romanya’ya, “AB ve NATO arasında üyeliğe ilişkin resmi bir bağlantı yok. Ancak elbette ki NATO üyelik kıstaslarının çoğu AB’ninkilerle örtüşüyor,” açıklamasında bulundu.
Makedonya AB ile üyelik müzakerelerine bu yıl içerisinde başlamayı ümit ediyor. Ancak ülkenin ilerleme durumu ile ilgili olarak Komisyon “Makedonya’nın önde gelen siyasi aktörleri arasında sıklıkla karşılaşılan gerilim ve sorunların yapıcı diyalogu zorlaştırdığı ve siyasi kuruluşların işlevlerinin gözardı edilmesinin reformları yavaşlattığını” belirtti.
NATO Zirvesi ayrıca Gürcistan ve Ukrayna’nın da NATO’ya katılma ümitlerini suya düşürdü. Liderler bu iki ülkeye resmi aday statüsü vermeyi reddetti. Ancak gelecekte her ikisinin de NATO üyesi olabileceği ifade edildi.
Görüşler:
Avrupa Hareketi Başkanı ve eski Makedonya Büyükelçisi Dimitar Mircev EurActiv’e Bükreş’ten gelen haberlerin kötü olduğunu ancak önümüzdeki aylarda dramatik yansımalar beklemediğini söyledi. Eski büyükelçi ülkesinin 1995 yılında Yunanistan’la imzalanan ara anlaşmayı iptal edebileceği uyarısında bulunarak anlaşma çerçevesinde Yunanistan’ın uluslararası kuruluşlara Makedonya’nın katılımını desteklemesi gerektiğini belirtti.
“Bu, bizim Yunanistan’la imzalamış olduğumuz anlaşmanın otomatikman iptali demek oluyor. En ciddi sorun budur,” şeklinde konuşan Mircev ülkesinin AB üyelik perspektifinin kendisini endişelendirmediğini çünkü benzer bir engellemenin 2013 yılında Makedonya AB ülkelerinden üyelik onayı beklerken Yunanistan’dan gelebileceğini söyledi.
Micev Makedonya’nın eski çağ tarihinin bir kısmını çalmaya teşebbüs ile komşuluk ilişkilerini ihlal ettiği iddiasına cevaben bunun “komik” olduğunu belirtti. “Küçük bir ülkeyiz. NATO ya da AB’ye üye değiliz. Eşit ortak da değiliz. Kimsenin tarihine de el koymuyoruz.”
Makedonya A1 Televizyonu Diplomasi Editörü Goran Momiroski EurActiv Romanya’ya verdiği görüşte Makedonya’nın NATO üyeliğini Yunanistan’ın veto etmesinin Avroatlantik bütünleşmesi üzerinde kesinlikle bir yük olacağını çünkü ülkesinin son 15 yılda NATO ve AB üyeliği için çok çaba harcadığını söyledi. “Biz, NATO ve AB’nin bize verdiği kıstaslara göre davranıyoruz ancak yeni hükümet kuruldu. Bu durum kesinlikle ülkenin Kasım’da beklenen AB ilerleme raporuna yansıyacaktır. NATO Zirvesi’ndeki bu kararın sonucu olarak Makedonya’nın siyasi gündemini olumsuz yönde etkileyecek birçok sorun ortaya çıkmış bulunuyor.”
AP Bulgar üyesi Evgeni Kirilov EurActiv’e zirvede Makedonya’nın uğradığı başarısızlığın “makul” olduğunu Makedon yetkililerin sadece Yunanistan değil Bulgaristan’la da iyi komşuluk ilişkilerinde neler yapmaları gerektiğini öğrenmelerinin kendiler için iyi olacağını söyledi. Kirilov sorunun gerçek nedeninin sadece “isim” anlaşmazlığı olmadığını, Makedonların Yunanistan eski çağ tarihi ve Bulgaristan’ın orta ve yakın çağ tarihini tahrif ettiğini ileri sürdü.
Bulgaristan’ın Makedonya’ya durumu anlamakta ve istikrarı koruma konusunda yardımcı olabileceğini ifade eden AP üyesi Kirilov aksi halde AB birleşme sürecinin yavaşlama riski ile karşı karşıya olduğunu söyledi.
AP Yeşiller grubu güvenlik politikası sözcüsü ve dış politika koordinatörü Angelika Beer ise “Yunanistan’ın NATO’ya üyelik davetini veto etmesi ülkenin Avro-Atlantik bütünleşmesinde duruşu hakkında aydınlatıcı olmuştur. Makedonya AB ve NATO üyelikleri konusunda çok çaba sarfediyor. ‘Makedonya Yunandır’ gibi komik bir slogan nedeniyle engellenmeyi haketmiyor,” diye konuştu.
Uluslararası Kriz Grubu’ndan Sabrine Fraser EurActiv’e NATO’nun Makedonya’yı üyeliğe davet etmemesinin düş kırıklığı yarattığını belirtti. Kararı “güvenlik hüsranı” olarak niteleyen yetkili ayrıca Yunanistan’ın takındığı tavrın da kendisini şaşırttığını söyledi. Fraser ayrıca Batı Balkanlar’daki durumun özellikle Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmiş olması nedeniyle şu anda “çok hassas” olduğunu ifade etti.
“Makedonya bölgede bir denge unsurudur. Kosova konusunda genellikle olumlu hareket eden bir ortaktır. Dolayısıyla eğer Makedonya NATO’ya üyeliğe kabul edilmiş olsaydı, bölge daha da istikrarlı hale gelebilirdi.” Makedonya’nın AB ve NATO üyeliklerinin birbiriyle bağlantılı olmadığını belirten Fraser benzer şekilde “isim” probleminin Makedonya’nın AB katılım çabalarını da olumsuz yönde etkileyebileceğinden korktuğunu belirtti.
