Hollanda Utrecht Üniversitesi’nden Prof. Aleidus Woltjer, , ATAD’ın Soysal-Savatlı kararı ardından hükümetine sunduğu Türkiye raporunda Hollanda’nin Türklere yönelik vize ve göçmen politikalarının geçmişini ve bugününü kıyasladığını ve zorlaşan koşulları ele aldığını bildirdi.
İKV AB göç politikası, Türk Vatandaşlarına uygulanan vize ve serbest dolaşım hakkı konularında düzenlediği seminer ve konferanslara devam ediyor. Bu seride düzenlenen seminerlerin yedincisi dün Hollanda Utrecht Üniversitesi’nden Prof. Aleidus Woltjer’in katılımıyla gerçekleşti.
Seminerde AB’nin gelişmekte olan göç politikası, Türk vatandaşlarının serbest dolaşımı ve Ankara Antlaşması ve Katma Protokol’den kaynaklanan haklar, AT Adalet Divanı’nın konuyla ilgili kararları ve üye devletlerin konuya yaklaşımları ele alındı.
Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’nın hizmet sağlamak amacıyla Türk vatandaşlarına Avrupa ülkelerine vizesiz giriş imkanı tanıyan son Soysal-Savatlı davası kararı ardından Hollanda Hükümeti’ne bir rapor sunan Prof. Woltjer seminerde Hollanda-Türkiye vize ilişkilerinin tarihçesini özetledi.
Buna göre 1953 yılında Hollanda ve Türk hükümetlerinin nota değişimi ile başlattığı vizesiz geçiş uygulaması 3 aylık turistik ve aile ziyaretlerini kapsıyordu. 1957 yılında Avrupa Konseyi ülkelerinin imzaladığı ve Türkiye’nin 1961 yılında taraf olduğu Avrupa Anlaşmasıyla örgüte üye ülkeler arasında vize uygulaması kalktı. Yani 1973 yılında Türkiye ve Hollanda arasında herhangi bir vize uygulaması bulunmamaktaydı.
Burada 1973 tarihinin önemini belirtmekte fayda var. ATAD’ın Soysal Savatlı kararında da açıkladığı üzere Katma Protokol’ün 41. maddesinin 1. fıkrası (standstill hükmü) uyarınca, üye devletler tarafından hizmet sunmak (veya almak) veya iş kurmak amacıyla AB ülkelerine giden Türk vatandaşlarına uygulanan maddi ve usuli koşulların ağırlaştırılamayacaktı. Vize uygulaması da, hukuka uygun bir yorumla, Türk vatandaşlarının durumunu ağırlaştıran usûli bir önlem (yani yeni bir kısıtlama) olarak yorumlandı.
Eğer bir AB üyesi devlet, Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği tarihte (ki bu tarih, söz konusu Protokol’ün yürürlüğe girdiği 1 Ocak 1973 tarihinden başlamak üzere, her bir üye devlet için AB’ye üyelik tarihidir) söz konusu 41/1. madde hükmü kapsamındaki Türk vatandaşlarına (hizmet sunmak veya almak veya iş kurmak amacıyla AB ülkelerine giden Türk vatandaşları) vize uygulamıyor idiyse, bugün de uygulayamayacak; uyguluyor idiyse de, bunun şartlarını ağırlaştıramayacaktır.
Bu sebeple 1973 tarihinde Türkiye’ye vize uygulamayan Hollanda’nın günümüzde uyguladığı politika ATAD’ın kararına aykırılık teşkil ediyor.
Zira 1980 yılında Türkiye Deklarasyonu’nun yürürlüğe girmesiyle Hollanda da ikili anlaşmayı ve Avrupa Anlaşması’nı askıya aldı.
Woltjer’e Hollanda hükümetine sunduğu raporun içeriğini ve önerilerinin neler olduğunu sorduk. Raporun herhangi bir öneri niteliğini taşımadığını ancak hükümetin pozisyon oluşturması adına önem taşıdığını söyleyen Profesör , 1973’te yürütülen politikalarla günümüzde uygulanan prosedürün karşılaştırılmasının ele alındığını kaydetti.
Raporda gerek Hollanda hükümetinin, gerek AB göç politikalarını gelişimini ele aldığını bildiren Woltjer, hükümetine varolan süreci ve son gelişmeleri bildirdiğini ancak herhangi bir öneride bulunmadığını bildirdi. Profesör, hazırladığı raporun hem Hollanda hükümetine hem de Avrupa Komisyonu’na ışık tutmasını umduğunu kaydetti.
“Kendi ülkemin entegrasyon sınavını geçemedim”
Seminer sırasında Woltjer ayrıca Türk vatandaşlarının Hollanda’da kısa ve uzun süreli kalışları için gerçekleştirmeleri gereken koşulları özetledi. Maksimum 90 gün olarak belirlenen kısa süreli kalışlar için geçerli bir pasaportun olmasının, kişiye özel maddi koşulların sağlanmasının , yasal ve açıklayıcı kalış maksadı olması ve vize ücretinin ödenmesi gerektiğini belirten Profesör, uzun süreli kalışlar için daha fazla dokümana gerek olduğunu, vize ücretinin de daha yüksek olduğunu kaydetti. Yerleşme hakkı almak içinse Hollanda Hükümeti tarafından hazırlanan bir testten geçilmesi gerektiğini kaydeden Woltjer, kendisinin dahi testte yer alan soruları çözmekte zorlandığını ve testi geçemediğini kaydetti.
Bir başka olumlu gelişme: Şahin davası
Woltjer Hollanda’da Türk göçmenlere yönelik olumlu hukuki gelişmeler olduğunu da kaydetti ve ATAD’ın Şahin davası kararıyla, Hollanda’nın yabancılardan aldığı yüksek miktarda oturum harcının iptal edildiğini söyledi. Buna göre Hollanda'da artık yabancılardan 830 ve 188 Euro arasında değişen oturum hacı alınmayacak. Türkler de diğer Avrupa Birliği (AB) vatandaşları gibi 32’den 39 Euro’ya çıkarılan harcı ödeyecekler.
Prof. Aleidus Woltjer , 1996 yılında Leiden Üniversitesi'nde Göç Hukuku Enstitüsü'nü kuranlar arasında yer alıyor. 2000 yılında ödül kazanan bu Enstitü, iş kurma ve sığınmacı hakları konusunda çok önemli çalışmalar yürüttü.. Woltjer, halihazırda, Utrecht Üniversitesi'nde Avrupa Göç Hukuku alanında ders veriyor.Kendisi ayrıca, Uluslararası Hukuk, İltica ve Ceza Hukuku Uzmanlar Komitesi'nde görev yaparak, Avrupa Komisyonu'na Yönerge önerilerinde bulundu.


