GENEL SPONSOR

MEDYA PARTNERLERI

Batılı uzmanlar salı günü Brüksel’de yapılan bir toplantıda Avrupa’nın sera gazı çıkışının önüne geçmek için yaptığı çalışmaların Rusya’da kömüre dayalı enerji üretiminin artırmasıyla gölgede kaldığını ileri sürdüler.

Haber

Amerikan Küresel Güvenlik Analizi Enstitüsü kıdemli uzmanı Kevin Rosner, Rusya’nın gaz ihracat sözleşmelerini yerine getirebilmek için kömüre dayalı enerji üretimine geçtiğini kaydetti.

Rosner German Marshall Fund tarafından desteklenen “Rus Kömürü: Avrupa’nın karşılaştığı Yeni Enerji Zorlukları” isimli araştırmasını Friedrich Ebert Vakfı’nın ev sahipliği yaptığı bir etkinlikte halkla paylaştı. Chatham House kuralları çerçevesinden gerçekleştirilen tartışmalara bazı uzmanlar ve yetkililer katıldı.

Araştırma metninde, Rusya’nın bir petrol ve doğal gaz devi olduğu, kömür rezervlerinde ABD’den sonra dünyada ikinci sırada bulunduğu not edildi. Rosner analizin asıl amacının bu kömür rezervlerinin kullanılması durumunda dünya iklimi üzerinde en alt düzeyde etkili olacağının temin edilmesi olduğunu söyledi.

Diğer konuşmacılar kömürün Rusya’da 26 bölgede çıkarıldığını ve kömür üretiminin bir istikrar unsuru olarak görüldüğüne dikkat çektiler.

Bir konuşmacı “Kimse tek bir kömür madenini kapatmaya cesaret edemez” diye konuştu.

Rusya’nın kömür sanayi petrol ve doğal gaz sektörüne göre daha az merkezi olup büyük bir kısmı özelleştirilmiş bulunuyor.

Ancak Rusya’da elde edilen kömür düşük kaliteli ve konuşmacıların belirttiğine göre yanma sırasında çıkan gazların atmosfere salıverilmesi iyi bir yöntem değil.

Rosner konuşması sırasında “Rus kömürü rekabete dayanıklı değil. Örneğin Avustralya ve Güney Afrika’da üretilen ve İngiltere’de tüketilen kömür karşısında tutunamadı. Çünkü içindeki sülfür miktarı oldukça yüksek ve nemli. Bu nedenle doğal gaz taraftarlarının ‘Gaz da orada kömür de. Kömür ihracata uygun değil. Öyleyse şist gazını alın ve kömürü toprak altına gömün’ demelerinin ardındaki neden budur” dedi.

Mucize çözüm şist gaz mı?

Tortul kaya tabakalarından elde edilen şist gazının bildik teknolojik yöntemlerle sıvılaştırılması zor. ABD’de geliştirilen şist gazı ülkenin gaz alanında kendi kendine yeter hale gelmesini sağladı, hatta dünyada gaz fiyatlarının düşmesine neden oldu. Uzmanlar şist gazının kömür havzalarından elde edilebileceğini ve bunun Rusya için de bir mucize çözüm olabileceğini ileri sürüyor. Ancak konuşmacılar Rusya’nın şist gazı elde edilmesi için belli bir yöntem geliştirmediğinden şikâyetçi oldu.

Uluslararası Enerji Kurumu şist gazının geliştirilmesiyle birlikte 2007-2030 döneminde elde edilen gaz miktarının yüzde 71 olacağını duyurdu.

Son yayımladıkları bildirilerde Gazprom yetkilileri şist gazından ümitsiz olduklarını belirterek benzeri teknolojilerin gelişiminin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinden söz ettiler.

Konuşmacılar şist gazının geliştirilmesinin Ukrayna için çok önemli olduğunu söylediler.

Ancak şist gazının elde edilmesi sırasında karşılaşılan teknolojik sorunların bir engel teşkil ettiğinden de söz edildi. Rosner’in araştırmasına göre Batılı stratejilerin Rusya ile teknoloji paylaşımı ülkenin kendi iç enerji piyasasının özelleştirilmesine ve sera gazı çıkışını ne derece kesebileceğine bağlı.

Taraflar

Rosner Dünya Bankası’nın enerji tasarrufu raporunun Rusya’ya enerji tasarrufuna yönelerek enerji üretim kapasitesini artırmamasını istediğini kaydetti.

Rosner “Kısacası rapor bize Rusya’nın enerji üretim kapasitesini artıracak bir üçüncü yol olduğunu söylüyor.

“Raporda ayrıca yatırımların ve maliyet şartlarının enerji üretim sektörü dikkate alındığında tasarrufu artırmadığına dikkat çekiliyor” dedi.

Arka plan:

Rus Başbakanı Vladimir Putin ülkesinin gaz ihracatına devam edeceğini, bu arada iç talebi de karşılayacağını ve kömür ya da nükleer enerji gibi diğer yakıt kaynaklarını da değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Sonuç olarak yeni bir Rus enerji stratejisinde şimdi yılda 130 milyon ton olan kömür tüketiminin 2020’de 300 milyona çıkması öngörülüyor.

Dahası eğer Rusya iç piyasada doğal gaz için teşvikleri azaltırsa kömürün alternatif bir yakıt seçeneği olarak gündeme geleceği ve artan talebin üretimde artışla karşılanması bekleniyor.

Rusya CO2 indirim hedeflerini pek endişe etmiyor. Rusya’da zehirli gaz çıkışı ülkenin ağır sanayinin 1990’larda sekteye uğramasından sonra kayda değer ölçüde azaldı. 2007’de emisyonlar 1990’lardaki düzeyin yüzde 34’üne düştü. Dolayısıyla Rusya’nın beklenen hedefe ulaşabilmesi için CO2 emisyonlarını 2020’ye kadar yüzde 9 oranında artırması gerekecek!

 

© EurActiv 2003-2012.