GENEL SPONSOR

MEDYA PARTNERI

Avrupa Birliği’nin (AB) önde gelen ülkeleri ekonomik durgunluğu giderek daha fazla hissederken 11 Aralık’ta Brüksel’de bir araya gelen Avrupa Birliği (AB) liderleri en fazla CO2 yayan sanayi kollarına ücretsiz CO2 tahsisi konusunda anlaşmaya vardılar.

Haber

AB üye ülkeleri Brüksel zirvesinde sanayi üretiminde açığa çıkan CO2’in tutulması ve jeolojik alanlarda doğal yollarla depolanmasına ilişkin bir düzenlemenin yasal çerçevesini de belirleyecekler.

Bu bağlamda, İtalyan Başbakanı Silvio Berlusconi önce iklim anlaşmasını veto etme tehdidinde bulundu ancak daha sonra geri adım attı. “ Uzlaşma yolunda ilerliyoruz,” şeklinde konuşan Berlusconi gazetecilere, “İtalya’nın istediklerini elde etmek üzere olduğunu” söyledi.

AB dayanışma fonu

AB liderlerinin vardıkları mutabakata göre ETS planı çerçevesinde CO2 emisyon kotasının yüzde 10’unun Orta ve Doğu Avrupa’daki nispeten daha yoksul üyelerin temiz enerji üretimine geçişlerini kolaylaştırmak için “dayanışma fonu” adı altında toplanmasına karar verildi. Ayrıca yüzde 2’lik bir miktarın dokuz ülke arasında paylaştırılması karara bağlandı. Buna göre kotadan Romanya yüzde 29, Polonya yüzde 27 ve Bulgaristan yüzde 15 oranında yararlanacak.

AB ülkeleri keza AB emisyon ticaret sisteminde tahsis edilen miktarların açık artırmaya sunulmasından elde ettikleri kazancın “en az yarısını” düşük karbon teknolojilerine yatırım yapma kararı aldılar.

Enerji sektörüne “beklenmedik kâr”

Avrupa’nın enerji devleri Alman E.ON firması ile Polonya’nın kömüre dayalı enerji üretim sektörünün de daha esnek uygulamalara tabi olacakları bildirildi.

Anlaşma taslağına göre, enerji üretim firmalarının 2013 yılından itibaren CO2 emisyon kotalarının yalnızca yüzde 30’unu açık artırmada satın almalarına izin veriliyor. Bu payın 2020 yılına kadar yavaş yavaş artırılması planlanıyor. Her iki yılda bir düzenli gözden geçirmeler ve ilerleme süreçlerinde ara hedeflerin başarılıp başarılmadığının da izleneceği bildiriliyor.

Komisyon’un hazırladığı ilk tasarı metninde enerji sektörünün 2013 yılından itibaren emisyon izinlerini tamamını açık artırmada satın almaları öngörülüyordu.

Ancak Avrupa Parlamentosu (AP) Yeşiller grubu metne karşı çıkmakta gecikmedi. AP Yeşiller Grubu İngiliz üyesi Caroline Lucas’a göre, “Mevcut taslaklara bakılırsa çağın gerisinde kalan enerji sektörlerinin 2020 yılına kadar muafiyet elde etmeleri mümkün.”

Öte yandan AB Çevre Komiseri Stavros Dimas çok fazla ücretsiz kirlilik kredilerinin enerji sektörüne verilmesine ilişkin çekincelerini dile getirdi. Dimas The Financial Times’a, “Ücretsiz tahsislerle beklenmedik kazançlar elde edilebilir. Açık artırma ile para kamu sektörüne aktarılır ve makul gerekçelerle kullanılır. İnsanlar bunun farkına vardıkları anda paranın nereye gittiğini soracaklardır,” diye konuştu.

‘Karbon sızıntısı’ riskinin değerlendirilmesi

Tarafların üzerinde anlaşmaya varmaları gereken en karmaşık konulardan biri olan hangi tür sanayi kollarının fabrikalarını, istihdamlarını ve CO2 salımlarını birlik dışında konuşlandırma riskine maruz kaldıkları, yani başka bir deyişle “karbon sızıntısı” konusu.

Anlaşmaya göre, AB planı çerçevesinde brüt katma değerin en az yüzde 5’i oranında maliyet artışı gözlenen sanayi dallarının “riske” maruz kaldıkları belirlendi. İlaveten,  ihracat ve ithalatının yüzde 10’undan fazlası uluslararası rekabete tabi olan sektörler de risk altında kabul edilecek.

Kendilerinin “ileri derecede risk altında” olduğuna karar verilen sektörlerin bu sektörler en ileri teknolojiyi kullanıyorlarsa CO2 tahsislerinin tamamını ücretsiz edinmeleri karara bağlandı. Diğer sektörler ise emisyon haklarını satın almak zorunda kalacak ve sebep oldukları aşırı kirlilik için ceza ödeyecekler.

Birleşmiş Milletlerin Aralık 2009’da Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yapılacak toplantıda Kyoto Protokolünün selefini belirlemelerinden sonra Komisyon’un ücretsiz CO2 kredilerinin dağılımına ilişkin mevzuatı Haziran 2010 yılına kadar sunması bekleniyor.

“Karbon sızıntısı” riski taşımayan diğer sektörler için CO2 tahsislerinin 2013’e kadar yüzde 20’sini açık artırmaya sunmaları ve 2020 yılına kadar bu rakamın yüzde 70’e çıkarılması karara bağlandı.

AP Yeşiller Grubu taslak metnin Komisyon’un sunduğu ilk tasarıyla kıyaslanınca“dramatik bir geri çekilme” olduğunu düşünüyor. Yeşiller yayımladıkları bildiride, “ETS’ye ilişkin tasarılar risk canavarı olarak düşünülebilir. Böylesine büyük miktarlarda tahsisatların ücretsiz sağlanması ETS’yi Avrupa’nın kirliliğe en fazla sebep olan sanayi dallarının beklenmedik oranlarda kar sağlamaları için bir araç haline getirmektedir,” görüşüne yer verdiler.

© EurActiv 2003-2012.