GENEL SPONSOR

MEDYA PARTNERI

Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme yönünde attığı somut adımlar, Azerbaycan yönetiminde rahatsızlığa neden oldu. Türkiye ve Ermenistan’ın ilişkileri normalleştirme yönünde anlaştıkları ve bu amaçla bir yol haritası öngörüldüğü açıklamaları üzerine Azerbaycan tepki gösterdi.

Haber

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Elkhan Polukhov, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi ile ilgili olarak “Her bağımsız devletin başka devletlerle ilişki kurma hakkı var” dedi. Sözcü, “Azerbaycan tarafı, Türkiye-Ermenistan ilişkilerin normalleşmesi ve sınırların açılması sadece, Ermeni askeri birlikliklerin Azerbaycan topraklarının çekilmesine paralel olarak gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyor” şeklinde konuştu. 

Sözcü Elkhan Polukhov, Azerbaycan medyasına yaptığı açıklamada ülkesinin, her egemen devletin başka devletler ile ilişkileri mormalleştirme hakkının bulunduğuna inandığını vurgularken Azerbaycan’ın beklentilerini de dile getirdi. Sözcü, şunları söyledi: 

“Her bağımsız devletin başka devletlerle ilişki kurma hakkı var. Ayrıca Azerbaycan tarafı, Türkiye-Ermenistan ilişkilerin normalleşmesi ve sınırların açılmasının sadece, Ermeni askeri birlikliklerin Azerbaycan topraklarının çekilmesine paralel olarak gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyor. 

Türkiye’nin Ermenistan ile müzakereler konusunda Bakü’yü bilgilendirip bilgilendirmediği sorulması üzerine Sözcü “Tarafların sürece ilişkin bilgi alış verişinde bulunduklarını” söyledi.

Görüşler

Ankara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Türkiye ile Azerbaycan arasında kamu diplomasisinin başarısızlığına dikkat çekti:

“Azerbaycan’la ilişkiler açısından bakıldığında bu konunun bir kamu diplomasisi fiyaskosu olduğunu değerlendiriyorum. Çünkü bu tür önemli konularda hala aradan 15 gün geçmiş olmasına rağmen ve Başbakan defalarca Karabağ sorunu çözülmeden ve Ermenistan’ın rızası alınmadan böyle bir açılım yapılmayacak güvencesini vermesine rağmen Azerbaycan’da ve Türk kamuoyunda bu denli büyük bir hassasiyet varsa demek ki Türkiye bunun kamu diplomasisi bacağını iyi yürütemiyor demektir. Yaptığınız değil, nasıl algılandığı önemli uluslararası ilişkilerde.”

Erhan, Türkiye’nin bu yıl içinde Ermenistan sınırın açarak yapıcı yaklaşımını sürdürmesi gerektiğini belirtti:

“Bu yaz aylarında Azerbaycan’ın da dâhil olacağı üçlü görüşmeler yoluyla belki Rusya’nın da arabuluculuğuyla Türkiye’nin Azerbaycan-Ermenistan arasındaki sorunların çözümünü belli ölçüde bir noktaya getirmesi; ki zaten uzun yıllardır kapalı kapılar ardında devam eden görüşmelerde bir noktaya gelinmişti Karabağ sorununda. Ama bu sonbahar aylarına doğru Azerbaycan’ın bu sefer rızasını ve gönlünü de alarak bu kapıyı açması gerekiyor. En azından bu noktada somut bir adımı ortaya koyması gerekiyor.”

Erhan, Rusya’nın Karabağ meselesini kullanarak Azerbaycan’ı etkisi altında tutmaya çalıştığını, ancak Türkiye’den Azerbaycan’a yapılacak üst düzey bir ziyaretle meselenin çözülebileceğini ifade etti:

“Rusya bu konuyu kullanarak Azerbaycan’ı kendi etki alanına almaya çalışıyor. Çünkü Azerbaycan’ın Türkiye’den kopartılması demek, Azerbaycan’ın Amerika’dan, Batı’dan kopartılması demek… Böyle bir ortamda Rusya’nın son derece açık tahriklerine açık olan Azerbaycan kamuoyunda Türkiye aleyhtarı birtakım yazıların çıkması beklenirdi, beklenmeliydi ve bunun önünü alacak birtakım adımlar atılmalıydı. Çözüm? Çok basit bir çözümü var bunun. Kalkarsınız Cumhurbaşkanı, Başbakan, yanlarına Genelkurmay başkanını da alırlar, beraber bugüne kadar yapılmış en üst düzey geziyi Bakü’ye yaparlar. Yani Aliyev’le Abdullah Gül kucaklaşırlar, bundan sonra ne Rusya’nın ne başka birinin etkisi olmaz bu işte ve bu iş burada biter. Ben Aliyev’in de açıkçası öyle Batı dünyasından uzaklaşmayı, Rusya’nın etkisi altına girmeyi öyle çok arzu ettiğini zannetmiyorum.”

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner ise Ermenistan’ın öncelikle Karabağ dışında işgal ettiği Azeri topraklarından çıkması gerektiğini, meselenin bir takvime bağlandıktan sonra Türkiye-Ermenistan sınırının açılabileceğini söyledi:

“Karabağ ile Karabağ dışında işgal altında kalan topraklar aynı şey değil. Öncelikli olarak Ermeniler Karabağ dışında kalan topraklardan çıkabilirlerse, ki bu işgal altındaki toprakların yarıdan fazlası yapıyor, Karabağ meselesi belli bir takvime bağlanabilir, görüşmelere bağlanabilir. Çünkü Karabağ’da nüfusun çoğunluğu Ermeni iken topraklar Azeri toprakları, bunu herkes tanıyor. Kanaatimce önce işgal edilen diğer yerlerden çıkılması gerekir. Bu, yakın bir gelecekte olabilecek bir gelişmedir. Ardından da Karabağ için bir takvim belirlenmelidir. Azeriler buna rıza gösterirse Türkiye sınırı açar. Sınırı açmanın ötesinde Ermenistan’ı dünyaya entegre de eder.”

 

© EurActiv 2003-2012.