AB Komisyonu İzlanda ile müzakereleri başlatmaya hazır olduğunu belirtti. İzlanda'ya rekor sürede onay verildi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, geçen yıl üyelik başvurusunda bulunan İzlanda'nın katılım müzakerelerine hazır olduğunu bildirdi. Türkiye'yi uzun süre bekleten AB Komisyonu, İzlanda'nın başvurusuyla ilgili değerlendirmeyi hemen kabul ederek bu ülkenin "birçok farklı alanda gereken üyelik yükümlülüklerini üstlenmeye iyi hazırlandığı" sonucuna vardı. AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle, İzlanda'nın uzun demokrasi geçmişiyle, piyasa ekonomisiyle ve AB müktesebatına uyumuyla üyelik müzakerelerine hazır olduğunu söyledi.
Komisyon yaptığı açıklamada İzlanda’nın demokrasi ve insan hakları başta olmak üzere üyelik için gereken pek çok kritere sahip olduğu belirtilirken ülkenin sağlıklı bir bütçe oluşturmaya ve pek çok alanda reforma ihtiyaç duyduğunun da altı çizildi.
REKOR SÜREDE ONAY
Bugüne dek bir aday ülke hakkında en hızlı değerlendirme raporunu 14 ayda tamamlayan AB Komisyonu'nun İzlanda hakkında 7 ayda karar vermesi dikkati çekti. Üyelik başvurusunu 23 Temmuz 2009 tarihinde sunan İzlanda'nın katılım müzakerelerine başlayabilmek için 27 üye ülkeden ve Avrupa Parlamentosu'ndan onay alması gerekiyor. Avrupa ortak pazarına ve Schengen ortak vize bölgesine dahil olması nedeniyle halihazırda AB müktesebatının yüzde 60'ına uyum gösteren İzlanda'nın katılım müzakerelerinin 1-2 yıl sürmesi öngörülüyor. 320 bin nüfuslu İzlanda'nın AB müzakerelerinde en fazla balıkçılık konusunda zorlanması bekleniyor.
Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, AB'nin İzlanda için bir yol haritası çizdiğini söyledi ve şöyle kaydetti:
“Bu tavsiye İzlanda üyeliğe hazır anlamına gelmiyor. Raporumuzda, çalışılması gereken alanları belirtiyoruz. Yargı bağımsızlığından makro-ekonomik politikalara uzanan, çevre politikaları, tarım ve balıkçılığı da içine alan bir kaç alanda İzlanda’nın yapması gereken yapısal reformlar var.”
İzlanda’nın sorunlu alanlarından birini de "Icesave" hesapları krizi oluşturuyor. 2008 yılında İzlanda’nın en büyük finansal kuruluşu Landsbanki’ye bağlı Icesave offshore hesaplarında, büyük bir kısmı İngiliz ve Hollandalı olan yatırımcılar önemli tutarda kayba uğramıştı. Yaklaşık 5 milyar Dolar civarındaki kayıpların İzlanda tarafından ödenip ödenmeyeceğinin kararlaştırılması için 6 Mart’ta ülkede referandum yapılacak.
İzlanda uzun yıllar birlik üyeliğine karşı mesafeli durmuş ancak ülkede yaşanan büyük ekonomik kriz sonrasında geçen yıl Avrupa Birliği’ne tam üyelik başvurusunda bulunmuştu.
Stefan Füle'nin, Komisyon'un İzlanda'ya yeşil ışık yaktığını açıklamasıyla, Birliğin genişlemenin önüne bir set çektiği eleştirilerini de bir nebze bertaraf etmiş olduğu yorumları yapılıyor.


