Avrupa Birliği’nin (AB) Lizbon Anlaşması çerçevesinde oluşturulacak iki yeni makamı için göreve getirilecek adaylarla ilgili çalışmalar neredeyse yarılandı. İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt bu konuda 9 Kasım Pazartesi günü Berlin’de yaptığı açıklamada isimler üzerinde karara varılmasında Fransız-Alman ortaklığının bir etkisi olmayacağının altını çizdi.
Haber
Berlin Duvarı’nın yıkılışının 20inci yıldönümü nedeniyle Berlin’de bulunan Reinfeldt gazetecilere “Şimdi bütün AB devlet ve hükümet başkanlarını telefonla arıyorum. Kimlerin bu pozisyonları istediğini öğrenmeye çalışıyorum. İstişareleri hemen hemen yarıladık” diye konuştu.
Bu hafta içinde konuyla ilgili özel bir zirve toplanması bekleniyor.
İngiliz The Times gazetesinin haberine göre Reinfeldt Fransız-Alman ortaklığının AB2nin yeni cumhurbaşkanının ve dış işleri bakanının kim olacağını belirlemede etkili olmayacağı konusunda uyardı. Reinfeldt “Bize ne yapacağımızı söyleyip sonra da bunun cevabını bizden beklemeleri gibi bir şey söz konusu değil” dedi.
AB zirveleri öncesinde Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya gelmeyi alışkanlık haline getiren Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy birlik içerisinde söz sahibi olan bu iki ülkenin iki önemli makamla ilgili pozisyonlarının eşgüdümlü olması için çalışmalarını sürdürüyor. Sarkozy’nin kısa bir süre önce “Visegard Grubu” adı altında bir araya gelen eski komünist ülkelere tepkisi göstermesi bazı diplomatlar arasında kendisini çifte standart uyguladığı şeklinde suçlamalarına yol açtı.
Adı geçen yeni pozisyonlar dışında da çalışmaları sürdüren İsveç dönem başkanlığı yetkilileri yalnızca bu iki görev için değil aynı zamanda Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği makamı için de aday beklediklerini duyurdu. Halen bu pozisyon Dış İlişkiler Yüksek Temsilciliği ile birleştirilmiş vaziyette. Ve Temsilcilik görevini Javier Solana yürütüyor. Lizbon Anlaşması’nın 1 Aralık’ta yürürlüğe girmesiyle birlikte iki pozisyonun birbirinden ayrılması bekleniyor.
Berlin’de liderlerin bir araya geleceği akşam yemeğinde aday isimlerinin kesinlik kazanması bekleniyor. Belçika Başbakanı Herman Van Rompuy’nin Avrupa Konseyi’nin ilk başkanı olması yönünde belirgin bir mutabakat göze çarpıyor. Bu makamın görevleri arasında AB liderlerinin toplantılarına başkanlık etmek yer alıyor ve Avrupa Komisyonu başkanlığına benzer şekilde on beş kişilik personelden oluşması ve 2,5 yıllık görev süresine sahip olması bekleniyor.
AB Dış İşleri Bakanlığı için süregelen çalışmalar pazartesi günü daha karmaşık bir görüntü sergiliyordu. Özellikle İngiliz eski Dış İşleri Bakanı David Miliband’le ilgili söylentiler ayyuka çıkmıştı.
Görünüşe göre Avrupa Sosyalistler Grubu Başkanı Poul Nyrup Rasmussen ve Martin Schulz’un eski İngiliz bakanın bu görevle kesinlikle ilgilenmediğini söylemelerine rağmen Pazartesi günü son dakika kararla Miliband’ın Berlin’e gelmesi adaylık söylentilerini güçlendirdi.
İç siyasi hesaplamalar ve Başbakan Gordon Brown’ın İşçi Partisi’nin önümüzdeki yıl yapılacak seçimleri kazanamaması gibi ihtimaller nedeniyle Miliband AB görevine talip olmaktan kaçındı. Ancak kendisinin bu pozisyonla artık ilgilenmediğini açıklamasının tamamen siyasi bir taktik olduğu da dile getiriliyor.
Daha önce varılan siyasi anlaşmaya göre bu görevin merkez-soldan bir isme verilmesi beklenirken Sosyalist-Demokrat Avusturya Başbakanı Werner Faymann kapalı kapılar ardında göreve sol görüşlü bir ismin getirilmesi için kulislere devam ediyor.
Diğer isimler arasında eski İtalyan Başbakanı Massimo D'Alema da yer alıyor. Ancak D'Alema’nın komünist geçmişinin sorun yaratabileceği belirtiliyor. Ayrıca adaylar arasında İngiltere’den bir kadın siyasetçi, halen AB Ticaret Komiserliği’nde bulunan Barones Catherine Ashton’ın, ya da eski AB komiseri şimdiki Yunanlı Eğitim Bakanı Anna Diamantopoulou’nun da ismi geçiyor.
AB başkanı için düşük profilli aday aranıyor!
AB Başkanlığı için Avrupa liderleri arasında arayış sürüyor. Berlin duvarının yıkılışının 20. yılı törenlerinde biraraya gelen liderler bu konuda kulis çalışmalarını sürdürdüler.
Son olarak üzerinde varılan anlaşmaya göre yeni AB başkanı ve yardımcısının 19 Kasım'da yapılması beklenen AB Liderleri Zirvesi'nde netleşmesi bekleniyor.
Merkel ve Sarkozy'nin kendilerini gölgede bırakacak güçlü bir AB lideri istemediği çoktan anlaşılmış bulunuyon. Bu yüzden düşük profilli bir lider aranıyor.
Bunun için öne çıkan iki isim Herman Van Rompuy ve Jan Peter Balkenende.
Hollanda Başbakanı Balkenende her ne kadar aday olmadığını açıklasa da, kulislere göre ismi en çok geçen adaylardan birisi o.
Sürpriz bir şekilde ortaya sürülen Belçika Başbakanı Van Rompuy'un en büyük şansının ise "silik kişiliği" olduğu belirtiliyor.
Alman Handelsblatt gazetesi Rompuy için "Renksizlikle gri arasında gidip gelen bir profile sahip" diyerek dalga geçiyor.
Bu arada AB Başkan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı için ismi en çok geçen İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband'ın yarıştan çekildiği açıklandı.
Avrupa Parlamentosu'ndaki sosyalistlerin talip olduğu b pozisyon için Fransa Dışişleri Bakanı Kouchner'in yanısıra başka isimler de gündeme gelebilir.