Fransız Bankası Naxitis’in Yardımcı Baş Ekonomisti ve Euro bölgesi uzmanı Sylvain Broyer’e göre, yükselen pazarlardaki ekonomik toparlanmadan ilk yararlanan AB ülkesi Almanya olacak.

-         Almanya’da GSMH’nın bu yıl yüzde 6 oranında düşmesi bekleniyor. Bu derece sert bir düşüşü nasıl açıklıyorsunuz?

Almanya dış ticarete çok fazla bağımlı bir ülke. İharacat Alman GSMH’sinin yüzde 47’sini oluşturuyor. Kriz öncesinde Almanya özellikle Çin ve Doğu Avrupa ile ticaretinden önemli gelir elde etti. Fakat bugün dünya ticaretindeki yavaşlamanın olumsuz etkilerini yaşıyor. Bu senenin ilk çeyreğinde geçen yılın ayını dönemine oranla ihracatında yüzde 21’lik bir gerileme yaşadı. Özellikle otomotiv sektöründe ciddi bir dram yaşanıyor. Sadece otomotiv sektörü ihracatın yüzde 19’unu, istihdamın ise yüzde 7’sini temsil ediyor.

-         Alman ekonomisinin en hızlı toparlanan ekonomilerden biri olacağını düşünüyor musunuz? 

Bu kesin. Ekonomik toparlanma başladığında bundan öncelikle gelişen pazarlar faydalanacak. Almanya bugün ihracatının yüzde 30’unu bu ülkelere yapıyor. Almanya aynı zamanda altyapı yatırımlarına yönelik batılı kurtarma planlarından da önemli ölçüde yararlanacak.

-         2010 yılında Alman ekonomisinin Fransa ekonomisinden daha fazla büyüyeceğini söyleyebilir miyiz?

Bu çok kesin değil. Eğer Avrupa’da yeni önlemler alınmazsa, kurtarma planlarının etkisinin geçmesinin ardından 2010 yılının ikinci çeyreğinde yeni bir resesyon söz konusu olabilir. Aşırı tepkili davranan Almanya ekonomisi de bu resesyona dahil olabilir.

-         Uzun vadede, Fransa Almanya ekonomisinin gerisinde kalabilir mi?

Eğer Paris, Berlin’in gerçekleştirdiği reformları gerçekleştirmezse, bu mümkün.  2001’deki internet balonunun patlamasında büyük bir işsizlik ile karşı karşıa kalan Almanya, üretim yapısını büyük ölçüde uluslararası piyasalara uyumlu hale getirdi. Masrafları düşürmek ve rekabet gücünü artırmak için, Doğu Avrupa ve Asya genelinde üretim merkezleri kurdu. İstihdam piyasasında önemli bir esneklik sağladılar. Bu da işsizlik artışındaki yavaşlamayı açıklıyor. Almanya, Fransa’nın tersine Ar-Ge yatırımlarını sürdürdü. Bunun sonucunda, uluslararası piyasalardaki payını yüzde 9’da sabitledi. Oysa Fransa’nın payı sadece yüzde 4. 

KAYNAK: Capital

© EurActiv 2003-2012.