GENEL SPONSOR

Danimarkalı parlamenterler, ROJ TV hakkında işlem yapılabilmesi için Türkiye’den kanıt beklendiğini söyledi. Danimarka Parlamentosu (Folketinget) Dış İşler Komitesi üyeleri, EurActiv Türkiye’nin ROJ TV, Güneydoğu sorunu, Kıbrıs, 301. Madde, türban ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik süreci hakkındaki sorularını yanıtladı. Röportajın ROJ TV ve Kürt sorunu ile ilgili ilk bölümünü yayımlıyoruz.

Danimarka Parlamentosu Diş İşler Komitesi

Arka Plan

Danimarka Parlamentosu (Folketinget) Dış İşler Komitesi’nin üyeleri 3-7 Mart 2008 tarihleri arasında TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış’ın daveti üzerine Türkiye’yi ziyaret etti. Başkanlığını iktidardaki Liberal Demokrat Parti (Venstre) üyesi Henrik Hoegh’ün yaptığı heyet, Ankara ve Diyarbakır’da temaslarda bulundu. Heyet, gezisini İstanbul’da tamamladı.

Danimarka heyeti, Ankara’daki temasları sırasında başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere TBMM AB Uyum Komisyonu üyesi Yaşar Yakış ve TBMM Dış İşleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan’ın yanı sıra önde gelen çeşitli kişi ve kadın hakları için çalışan STK’ların temsilcileriyle görüştü.

Danimarka heyeti, gezinin Diyarbakır ayağında da Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ’nın yanı sıra yine bölgede faaliyet gösteren insan ve kadın hakları örgütleri ile görüşmelerde bulunuldu. Heyet Başkanı Henrik Hoegh’ün yanı sıra heyet üyeleri arasında Liberal Parti’den (Venstre) Michael Astrup Jensen ve Erling Bonnesen, Muhafazakar Halk Partisi’nden (Konservative  Helle Sjelle, Sosyal Demokrat Parti’den Türk kökenli milletvekili Yıldız Akdoğan, Sosyalist halk Partisi’nden Anne Grete Holmsgaard, Sosyal Liberal Parti’den Simon Emil Ammitzboll yer aldı. Röportaj sırasında Danimarka’nın Türkiye Büyükelçisi Jesper Vahr da hazır bulundu.

ROJ TV SORUNU

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın 29 Şubat 2008 tarihinde Başbakanlık Resmi Konutunda Ankara’daki AB üyesi ülkelerin büyükelçilerine verdiği yemekte, terör örgütü PKK çizgisinde yayın yapan ROJ TV ile ilgili olarak Başbakan’ın eleştirilerine Danimarka’nın Ankara Büyükelçisi Jesper Vahr yanıt vermişti.

Vahr, “Tek sorun sadece ROJ TV değildir. Danimarka, Türkiye ile operasyonel alan da dahil olmak üzere bir çok alanda işbirliğine devam etmektedir. Ayrıca Türkiye, ROJ TV ile ilgili olarak daha çok kanıt sunmalıdır” demişti.

Büyükelçiye yemekteki yanıtını hatırlattığımızda aldığımız cevap ilginçti. Yemekle ilgili olarak basında tam olarak ne çıktığını bilmediğini vurgulayan Büyükelçi Vahr, gerçekte nasıl bir açıklama yaptığını Euractiv Türkiye’ye anlattı.

“ROJ TV’NİN BM TARAFINDAN TERÖRİST İLAN EDİLMESİNE ÇALIŞIYORUZ”

Polisiye konularda temel işbirliğinin devam ettiğini hatırlatan Danimarka’nın Ankara Büyükelçisi Jesper Vahr, “Danimarka ve Türkiye’nin hangi alanlarda işbirliği yaptığından çok Türkiye, Danimarka’nın terörizme karşı mücadelesinin ROJ TV’nin kapatılıp kapatılamamasına indirgenmesiyle ilgileniliyor” dedi.

Danimarka’nın, BM Güvenlik Konseyi’nde ROJ TV’nin terörist organizasyonlar listesine alınması için çalıştığı kaydeden Vahr, “Ayrıca Türkiye ve Danimarka arasında terörizme karşı işbirliği var. Resme geniş açıdan bakarsak olayın sadece ROJ TV meselesine indirgenmemesi lazım. Şu an da ROJ TV hakkında devam eden bir soruşturma var ve Türkiye’nin sağlayacağı tüm kanıtlara ihtiyaç duyuyoruz” dedi. 

ROJ TV İÇİN KANIT BEKLENİYOR

Vahr, Başbakan Erdoğan ile yapılan AB büyükelçileri toplantısında Danimarka’nın soruşturmada ilerleyebilmesi için Türkiye’nin yardımına ihtiyaç duyduğunu söylediğini aktardı.   

Sağlanacak belgeler doğrultusunda dava açılıp açılmamasına karar verileceğini vurgulayan Vahr, “Bu yüzden mahkemeye sunulacak kanıtlara ihtiyacımız var. Tabii ki Türkiye de bu kanıtları sağlama konusunda bize yardım etmeli” diye konuştu. 

TÜRKİYE’NİN KUZEY IRAK’A MÜDAHALESİ VE “KÜRT” SORUNU

Euractiv Türkiye ile Danimarka heyeti arasında yapılan görüşmede, Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinde yuvalanan PKK terör örgütüne karşı yaptı operasyon da gündeme geldi.

Genel olarak Irak müdahalesi hakkında bir şey söylemenin zor olduğunu belirten Sosyalist Halk Partisi (SF) üyesi Anne Grete Holmsgaard, “Diyarbakır’a gittiğinizde çok fakir bir bölgeyle karşılaşıyorsunuz. Ayrıca o bölgede normalde bazı haklara sahip olmasını beklediğiniz bir azınlık ile karşılaşıyorsunuz” dedi. 

Güneydoğu için politik bir çözüm bulunmazsa sorununun bir açmaza girebileceği uyarısında bulunan Holmsgaard, askeri yöntemlerle bir çözüm üretilemeyeceğini söyledi. Bölgedeki Türk ve Kürt’lerin rıza göstereceği bir politik çözüm bulunması gerektiğini dile getiren Holmsgaard, “Tabii ki çözüm olarak federasyon veya eyalet sistemi gibi başka bir yöntemden bahsetmiyoruz.  Ayrıca o bölgedeki insanlara bu ülkenin bir sakini olarak saygı gösterilmeli” dedi. 

“KÜRTLER KENDİLERİNİ TÜRKİYE’YE BAĞLI HİSSEDİYOR”

Danimarka Heyeti Başkanı Henrik Hoegh, temaslarında bölgede yaşayan Kürtlerin kendilerini Türkiye’ye daha bağlı hissettiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Yüksek yaşam standardı yakalandığında, politik çözüm de arkasından gelecek. Yüksek yaşam standardı derken, iş olanaklarının, yatırımların ve eğitimin kalitesinin arttırılmasını kastediyorum. Sorunun girdiği açmazın farkındayım ve eminim ki bu sorunla ilgilenen politikacılar ellerinden gelenin en iyisi yaparak sorunu çözmeye ve ortak bir hedef belirlemeye çalışıyorlar.

Politikacılar, eğer ortak nokta belirlenemezse, zaman geçirmek adına kendilerinin doğru yolda olduğuna inandırmaya devam edecek. Asıl tehlike de durumun böyle sürmesidir. Bölgede refahın arttırılması çok önemli. Sadece oraya refahı götürmek de yetmiyor. Bölgenin kendi refahını kendisinin de üretmesi gerekiyor. Bu sayede bölgede yaşayanlar kendilerini Türkiye’ye daha da bağlı hissedecekler.” 

Liberal Parti (Venstre) Milletvekili Michael Aastrup Jensen de, PKK’ya karşı yapılan operasyon için  “Ayrıca Kuzey Irak’ın bütün terörist gruplar için güvenli bir yer olmaktan çıkarılması lazım. Bu sorunun da üstüne gidilmesi gerekiyor”  dedi.

 

© EurActiv 2003-2008.