GENEL SPONSOR

MEDYA PARTNERI

Hırvatistan Romanya ve Bulgaristan’ın 2007’de Avrupa Birliği’ne (AB) katılımının ardından birliğe katılacak ilk ülke olmaya hazırlanıyor. Eski Yugoslav cumhuriyetlerinden biri olan Hırvatistan’ın katılımının 2010’da gerçekleşmesi bekleniyor.

Kilometre taşları

·     29 Mart 2007: Telif hakları yasasıyla ilgili başlık müzakereye açıldı.

·     26 Haziran 2007: Altı yeni başlık açıldı: Hizmet sağlama özgürlüğü, şirketler yasası, mali hizmetler, bilgi toplumu ve medya, istatistik ve finans denetimi. Böylece açılan toplam başlık sayısı 12’ye yükseldi.

·     19 Aralık 2007: İki yeni başlıkla ilgili müzakereler başladı: Avrupa ötesi ağlar, finansman ve bütçe hükümleri.

·     17 Haziran 2008: AB Hırvatistan’la iki yeni başlık açtı: İşçilerin serbest dolaşımı, sosyal politika ve istihdam. Böylece açılan toplam başlık sayısı 20’ye yükseldi. AB üyelik müzakerelerinde aday ülkelerde 35 başlık müzakere ediliyor.

·     Aralık 2008: Slovenya dokuz başlığın açılmasını Hırvatistan’la yaşadığı sınır anlaşmazlığı nedeniyle veto etti. Anlaşmazlık Adriyatik kıyısındaki kara parçaları üzerine gelişti. Derin deniz sahanlığına erişim hakkı söz konusu olduğu için bu topraklar önem arzediyor.

·     11 Eylül 2009: Hırvatistan Başbakanı Jadranka Kosor ve Slovenya Başbakanı Borut Pahor sınır sorununun Hırvatistan’ın üeliği önünde engel teşkil etmemesi gerektiğini bildirdiler. 

·     29 Eylül 2009: Ljubljana’daki Meclis AB ilişkiler komitesi vetonun kaldırılması yönünde oy kullandı. Söz konusu veto açılan müzakere başlıklarının kapatılmasını engelliyordu.

·     14 Ekim 2009: AB Hırvatistan’la ilgili yeni bir ilerleme raporu ve genişleme stratejisi yayımladı. Her iki belgede de katılım yol haritasını başarılarına yer verildi.

·     2010: Hırvatistan üyelik müzakerelerinin sona ermesi bekleniyor.

Özet

İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında Hırvatistan eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin bir üyesiydi. Haziran 1991’de Hırvatların bağımsızlık ilân etmesi Sırp yoğunluklu Yugoslavya ile ve Hırvatistan’ın kendi içindeki etnik Sırplarla savaş başladı.

·     1992: AB, Zagreb’le diplomatik ilişki kurdu.

·     Ekim 2001: İstikrar ve Ortaklık Anlaşması (SAA) imzalandı.

·     2001 sonu: Avrupa Komisyonu Hırvatistan için 2002-2006 dönemini kapsayan bir stratejiyi CARD programı vasıtasıyla yürürlüğe koydu.

·     21 Şubat 2003: Hırvatistan resmen AB üyelik başvurusunda bulundu.

·     Haziran 2004: Avrupa Konseyi görüşmelerin başlamasına yeşil ışık yaktı.

·     Aralık 2004: AB, üyelik müzakerelerinin 2005 ilkbaharında başlatılabileceğini ancak bunun için Hırvatistan’ın uluslararası savaş suçları mahkemesi ile tam bir işbirliğinde olması gerektiğini bildirdi.

·     16 Mart 2005: AB katılım görüşmelerini Zagreb’in istenen şartları yerine getirmediği gerekçesiyle erteledi.

·     Ekim 2005: Hırvatistan ile resmi görüşmeler başlatıldı. Ekim 2005’te başlatılan izleme süreci Ekim 2006’da tamamlandı. Bilim ve araştırma başlığı müzakereleri açıldı. Haziran 2006’da müzakereler tamamlandı.

·     29 Mart 2007: Telif hakkı yasasıyla ilgili başlık açıldı.

·     19 Aralık 2007: Brüksel’de 4. AB-Hırvatistan Katılım Konferansı’nda Avrupa ötesi ağlar ile finansman ve bütçe hükümleri başlıkları açıldı.

·     30 Ekim 2008: 7. Katılım Konferansı’nda dört başlık kapandı. Böylece müzakere edilmesi gereken başlık sayısı 21’e indi.

·     Kasım 2008- Eylül 2009: Hırvatistan müzakere süreci Slovenya ile yaşanan sınır anlaşmazlığı nedeniyle askıya alındı. Diplomatik çabalara rağmen Çek Cumhuriyeti dönem başkanlığı kördüğümün çözülmesinde başarılı olamadı. Hırvatistan ve Slovenya başbakanları bu durumun Hırvatların birliğe katılımı için bir sorun oluşturmaması gerektiğini belirten tahkim anlaşmasını Eylül 2009’da imzaladılar. Anlaşma Hırvat Parlamentosu’nda onaylandı. Şimdi Slovenya Meclisi’nin onayı bekleniyor.

·     24 Mart 2010: 2005’ten bu yana toplam 35 müzakere başlığından 30’u açıldı ve 17’si tamamlandı.

Konu başlıkları:

Katılım yol haritasında belirlene siyasi ön şartları yerine getiren Hırvatistan üyelik için birçok alanda özellikle hukukun üstünlüğü konusunda ilerleme kaydetti. Ancak daha çok şeyin yapılması gerekiyor; başta hukuk ve idari reformlar, yolsuzlukla mücadele, azınlık hakları ve mültecilerin geri dönüşü gibi konular olmak üzere… Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi (ICTY) ile işbirliği sürdürülmekle birlikte Avrupa Komisyonu Hırvatistan’ın mahkemenin gerekli gördüğü belgelere erişimini güçlendirdiğine dair bir takım endişelere sahip.

Ekonomiye gelince, Hırvatistan yolunda giden bir pazar ekonomisine sahip. Ekonomi diğer bazı üye devletlerdeki kadar ileri ve istikrarlı.

Komisyon ülkenin düşük enflasyon ve kayda değer makroekonomik istikrara” ulaşma çabalarını memnunlukla karşılıyor.

Hırvatistan’a sağlanan mali yardım yeni Ön Katılım Yardım Enstrümanı (IPA) adı altında sağlanıyor. 2009 IPA programlarının toplam değeri €151 milyon olarak açıklanırken Hırvatlar ayrıca Batı Balkan bölgesinin yararlandığı €200 milyonluk IPA kriz paketinden de faydalanacak.

5 Kasım 2008’de kabul edilen genişleme stratejisine göre Komisyon Hırvatistan’la üyelik müzakerelerinin son aşamasına 2009 yılı sonuna kadar gelinmesi için bir yol haritası hazırladı.

Ekim 2009 tarihli Komisyon raporuna göre, yol haritası Hırvatistan’ın 12 müzakere başlığını kapatabilmesi ve reformları başarıyla tamamlayabilmesini sağladı.

Slovenya ile yaşanan sürtüşme Hırvatistan’ın AB’ye 2009’da katılım ümitlerini söndürdü. Birçok alanda ülkenin ilerleme kaydetmiş olmasına rağmen Slovenya’nın Avrupa Konseyi’ndeki vetosu nedeniyle bazı müzakere başlıkları resmen kapatılamadı. Eylül 2009’da Slovenya’nın vetodan vazgeçmesi üzerine görüşmelerde kesinti sona erdi.

Hırvatistan’ın birliğe üyeliği konusunda diğer olumlu gelişme Çek Cumhuriyeti’ne Avrupa Konseyi’nin 29-30 Ekim 2009 tarihli Hırvatlarla ilgili sunduğu garantiler oldu. Çek Cumhurbaşkanı Václav Klaus Lizbon Anlaşması’nı İkinci Dünya Savaşı sonrasında Çek Cumhuriyeti’nden sürülen Almanların toprak talebinde bulunmamaları garantisi verilinceye kadar imzalamadı.

Brüksel’de bir araya gelen AB liderleri resmi garantileri Lizbon Anlaşması’na ilişkin 30 numaralı Protokol’de deklare ettiler. Ancak Lizbon anlaşmasının metninde değişikliğin imkânsız olması sebebiyle düzeltmenin bir başka zamana bırakılması gerekti. Çek kaynaklarına göre ilgili paragraf Hırvatistan’ın katılımı sırasında yapılabilecek. Bu durum Hırvatların AB’ye katılımına kesin gözüyle bakıldığını gösteriyor.

Taraflar

Yeni Genişleme Komiseri Stefan Füle 23 Mart’ta yaptığı açıklamada Hırvatistan’ın AB üyelik görüşmelerinin sonuna gelindiğini ancak yine de yapılması gereken çok iş bulunduğunu ve son dönemecin en zorlusu olduğunu söyledi.

Eski Genişleme Komiseri Olli Rehn ise 14 Ekim 2009’da “Hırvatistan’ın dört yıl süren yoğun katılım görüşmelerinden sonra artık bitiş çizgisine yaklaştığını” kaydetmişti.

“Bununla birlikte Hırvatistan’ın müzakerelerin sonuçlandırılmasında önce reform çabalarını sürdürmesi hatta artırması gerekiyor; özellikle hukuk, yolsuzlukla mücadele ve organize suçlarla mücadele konularında. Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi’nin (ICTY) erişim talebini acilen dikkate alarak bu sorunu çözmesi gerekiyor.”

Avrupa Parlamentosu AB-Hırvatistan ortak Parlamenterler Meclisi Başkanı Gunnar Hökmark ise Ljubljana ve Zagreb arasındaki yakınlaşmanın sınır anlaşmazlığının giderilebilmesinde önemli olduğunu düşündüğünü söyledi. Hökmark daha da önemlisi bu yakınlaşmanın Hırvatistan’ın AB’nin 28. Üyesi olma kapısını açacak bir anahtar olduğuna dikkat çekti.

İstikrar ve Ortaklık Konseyi 27 Nisan 2009’daki 5. Toplantısında Hırvatistan’ın Kopenhag Kriterleri’nin tamamlanmasında gösterdiği ilerlemeye övgüde bulunarak mültecilerin dönüşü ve konut ihtiyaçlarına ilişkin tedbirlerin uygulanmasını hızlandırmasını talep etti.

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yetkeler Kongresi Başkan Vekili Ian Micallef, Hırvatistan ve Slovenya arasındaki sınır anlaşmazlığı konusunda varılan anlaşmanın kendilerini tatmin ettiğini belirtti. Micallef 16Eylül 2009’daki konuşmasında “Bu, doğru yönde atılmış bir adımdır ve Avrupa Konseyi’nin bu iki üyesi arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açmalıdır; bölge üzerinde kesinlikle olumlu etkisi olacaktır” dedi.

Hırvatistan’ın ICTY Başsavcısı Serge Brammertz ile işbirliğinde bulunması konusunda beklenen şey Hırvatistan’ın uluslararası mahkemeye 1995’teki Fırtına Operasyonu ile ilgili belgeleri kendilerine teslim etmesi olduğu kaydedildi. 4 Haziran 2009’da başsavcı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni “uzun süreden beri devam eden soruşturmada çok az ilerleme kaydedildiği” ve “şu ana kadar askeri belgelerin büyük bir kısmının mahkemeye teslim edilmediği” yönünde bilgilendirdi.

Çek Cumhuriyeti dönem başkanlığına gönderilen bir mektupta Uluslararası Af Örgütü Hırvat yetkililerin 1991-1995 savaşında işlenen suçlarının soruşturulmasında ilerleme kaydedememiş olmalarının ve mahkeme ile tam bir işbirliğine gitmemelerinin kendilerini endişelendirdiğini belirtti.

© EurActiv 2003-2012.