AB liderleri 18 temmuz 2004’de Anayasa Antlaşması’nı (Constitutional Treaty) kabul etti. Antlaşmayı imzaladıktan sonra (2004 sonbaharı) bütün üye ülkelerin 2 sene içinde anayasayı onaylaması gerekiyordu. Bu dosyanın amacı, Anayasa Antlaşması Metni’nin Nice Antlaşması şartlarına dayanan hali hazırdaki sisteme getirdiği kilit değişiklikleri ortaya koymaktır.
Son gelişmeler ve atılacak adımlar:
- Antlaşma metni AB’nin bütün resmi dillerine çevrildikten sonra yasal açıdan gözden geçirilip, 29 Ekim’de Roma’da imzalanacaktır.
- Antlaşmanın imzalanmasını takip eden iki yıl içinde ise üye devletlerin antlaşmayı onaylaması gerekecektir.
- Çoğu üye ülke, antlaşmayı parlamentolarında onaylayacak. Diğer birkaç ülke ise antlaşmayı onaylamak için referandum düzenleyecek. Şimdilik bu ülkeler arasında Danimarka, İrlanda, İngiltere, İspanya, Portekiz, Polonya, Hollanda, Lüksemburg, Belçika ve Fransa bulunmakta. Bu gruba başka ülkeler de katılabilir.
Arka Plan:
AB, 50 yıllık tarihi boyunca bir çok kez revize edilmiş antlaşmalar (treaties) tarafından yönetilmektedir. Avrupa Toplulukları’nı kurun üç orijinal antlaşma, sırasıyla Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (1951), Avrupa Topluluğu (1957) ve Atom Enerjisi Topluluğu Antlaşmaları ‘dır (1957). Avrupa Birliği’ni kuran dördüncü antlaşma ise Maastricth Antlaşması’dır (1992).
Kurucu antlaşmalar çeşitli vesilelerle yeniden düzenlendi: Füzyon (Birleşme) Antlaşması (1965), Tek Avrupa Senedi (1986), Amsterdam Antlaşması (1997) ve 1 Şubat 2003 tarihinden bu yana yürürlükte olan Nice Antlaşması (2001). Bunların dışında yeni üye ülkelerle imzalanan Katılım Antlaşmaları da uygulanan düzenlemeler arasındadır.
“Avrupa İçin Bir Anayasa Oluşturan Antlaşma”sı (Anayasa Antlaşması), Euratom Antlaşması hariç varolan bütün antlaşmaların yerine geçen tek bir metindir. Anayasa Antlaşması, AB’ye yerel ve uluslararası kanunlar altında tek bir yasal kişilik kazandırmaktadır. (Aynı kurumları paylaşan Euratom Antlaşması ise ayrı yasal yapı olarak yürürlükte kalacaktır).
Maastricht Antlaşması, üç sütün üzerine kurulu yeni bir yapıyı, Avrupa Birliği’ni oluşturmuştur: Topluluk sütunu ( Üç Topluluk Antlaşması ile ilişkili olarak), Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası sütunu, Adalet ve İçişleri sütunu.
Amsterdam Antlaşması ise Adalet ve İçişleri konularından büyük bir kısmını Topluluk sütunu kapsamına almış ve büyük ölçüde cezai durumlarda adli ve polis işbirliğine indirgemiştir. İkinci ve üçüncü sütunlar, birinci sütunda kullanılan metoda (Topluluk Metodu) nazaran daha çok hükümetler arası düzeyde yürütülen karar alma süreçlerine ve eylem araçlarına sahiptir.
Dış politika ile güvenlik ve savunma alanlarının kapsamına giren bazı uygulamalar haricinde Anayasa Antlaşması, üç sütunu bir araya getirecektir.
Antlaşmaların bir çok kereler düzeltildiği AB tarihi boyunca ilk defa olarak şeffaf “Konvansiyon metodu” uygulanarak Anayasa Antlaşması’nın oluşturulması sağlanmıştır. Bu sürecin ardından Antlaşma, hükümetler-arası konferans çerçevesinde tartışmaya açılacaktır. Hükümet temsilcileri (15 üye ülke ve 13 üye adayı ülke), Ulusal Parlamentoların temsilcileri, Avrupa Parlamentosu ve Komisyonu, Avrupa sosyal ortaklarının temsilcileri ve Avrupa Ombudsman’ının yanı sıra Bölgeler Komitesi ve Ekonomik ve Sosyal Komitesi’nden gözlemciler gibi Anayasa tartışmasının önemli tarafları 2003 yılında Konvansiyon’un oluşturduğu taslak antlaşma metni çerçevesinde tartışmaya başlamışlardır.
Bütün üye ülkelerin Anayasa Antlaşması’nı onaylanması gerekiyor. Bazı ülkeler, onaylamak için halklarına danışırken diğerleri ise Antlaşmayı ulusal parlamentolarında kabul ettikten sonra onaylayacak. Fakat Antlaşma’nın imzalanmasının üzerinden iki yıl geçmesine rağmen üye ülkelerin ancak beşde dördü antlaşmayı onayladı. Bu durum Avrupa Konseyi tarafından daha sonra değerlendirecek. Anayasa Antlaşması’na ileride uygulanacak düzenlemeler içinse üye ülkelerin oy birliği ile antlaşması gerekiyor. Özellikle “nitelikli çoğunluk” ile alınan kararların fazlalaştırılması gibi konular Avrupa Konseyi’nin oybirliğiyle karar almasını gerekmektedir.
Üye devletlere AB’yi terk etme imkanı sağlayacak “çıkış şartı” da Anayasa metninde yer aldı.
Anayasa Antlaşması, dört bölümden oluşmaktadır.
- I. Bölüm: Amaçların tanımı, güçler, karar-alma süreçleri ve Birlik’in kurumları.
- II. Bölüm: Temel Haklar Sözleşmesi
- III. Bölüm: Hali hazırdaki Antlaşmaların (Treaties) şartları çerçevesinde Birlik’in politika ve eylemleri
- Part IV: Anayasa’nın uygulanmasını ve yeniden gözden geçirilebilmesini se içeren son maddeler.
Anayasa, AB’nin faaliyetlerinde kullanılan yasal araçları basitleştirmektedir. Araçların sayısı da onbeşden altıya indirilecektir. Bu araçlar arasında kanunlar ve çerçeve kanunlar (yasama kararları), yönetmelikler ve kararlar (kararların uygulanması), tavsiyeler ve fikirler (bağlayıcı olmayan kararlar) bulunmaktadır
Konu Başlıkları:
Kurumsal çerçeveye getirilen yenilikler
Kurum | Değişikler | Yürürlüğe giriş tarihi (Anayasa’nın yürürlüğe girmesinin dışında) |
Avrupa Konseyi |
|
|
AB Dışişleri Bakanı |
|
|
Bakanlar Konseyi | Bakanlar Konseyi'nin Dışişleri Konseyi dışındaki oluşumlarının başkanlığı Üye Devletlerin birinin Bakanlar Konseyi’ndeki temsilcisi tarafından eşit dönüşüm esasıyla en az bir yıllık dönemlerle üstlenilir. Bu dönüşümün kurallarını Avrupa Konseyi belirleyecektir. |
|
Avrupa Parlamentosu |
| Parlamento teklifi ve teklifin ardından Avrupa Konseyi’nin 2009 Avrupa seçimlerinden önce Parlamento’nun yeni düzeni ile ilgili kararı oy birliği onaylamasıyla |
Komisyon |
| Kasım 2014 |
Nitelikli Çoğunluğun (qualified majority voting) tanımı
Avrupa Konseyi’nin üzerinde anlaştığı tanıma göre nitelikli çoğunluk için AB’ye üye ülkelerin %55’i (en az 15 ülke olabilir) ve bu ülkelerinde AB nüfusunun en az %65’ini temsil etmesi gerekmektedir.
Engelleyici azınlık (blocking minority) ise en az 4 üye ülkeden oluşabilir. Buna rağmen engelleyici azınlığın en az %45’ni temsil eden (üye devletler bazında veya nüfus bazında) Konsey üyeleri, Konsey’in belli bir sorunu tekrardan görüşmesini talep edebilir. Bu prosedür en az 2014 yılına kadar uygulamada kalacaktır. Bu tarihten sonra Konsey isterse uygulamayı kaldırabilir.
Konsey, kendi inisiyatifini, üye devlet inisiyatifini veya Komisyon önerisini dikkate alarak harekete geçtiği takdirde nitelikli çoğunluğu, Konsey üyelerinin %72’si (AB nüfusunun % 62’sini temsil etmek koşuluyla) oluşturmaktadır. Bu uygulama, özellikle adalet ve içişleri, ortak dış politika ve güvenlik politikası, ekonomik ve parasal politika, ve gelecekte olası bir üye devletin üyeliğinin askıya alınması veya geri çekilmesi konularında yürürlüğe girmektedir.
Anayasa metni, sadece bazı üye ülkelerin oy kullanma hakkı olduğu alanlardan özellikle bahsetmektedir (ör. Eurozone veya güçlendirilmiş işbirliği). Bu gibi durumlarda, sadece oy hakkı olan ülkelere aynı yüzdeler (ilgili politika alanına göre) uygulanmaktadır.
Nüfus değerleri: EU-27 | ||
Ülke | Nüfus | Nüfusun AB-27 içindeki yüzdesi |
Almanya | 82.54 | 17.04 |
Fransa | 59.90 | 12.37 |
İngiltere | 59.33 | 12.25 |
İtalya | 57.48 | 11.87 |
İspanya | 40.98 | 8.46 |
Polonya | 38.19 | 7.88 |
Romanya | 21.71 | 4.48 |
Hollanda | 16.26 | 3.35 |
Yunanistan | 11.05 | 2.28 |
Portekiz | 10.48 | 2.16 |
Belçika | 10.40 | 2.15 |
Çek Cumhuriyeti | 10.21 | 2.11 |
Macaristan | 10.12 | 2.09 |
İsveç | 8.97 | 1.85 |
Avusturya | 8.09 | 1.67 |
Bulgaristan | 7.80 | 1.61 |
Danimarka | 5.40 | 1.11 |
Slovakya | 5.38 | 1.11 |
Finlandiya | 5.22 | 1.08 |
İrlanda | 4.03 | 0.83 |
Litvanya | 3.45 | 0.71 |
Letonya | 2.32 | 0.48 |
Slovenya | 1.99 | 0.41 |
Estonya | 1.35 | 0.28 |
Kıbrıs | 0.73 | 0.15 |
Lüksemburg | 0.45 | 0.09 |
Malta | 0.40 | 0.08 |
Toplam | 483.44 | 100 % |
Oybirliği ise vergi, sosyal politikaların bir bölümünde ve dişleri, güvenlik ve savunma politikalarının kapsadığı birkaç alanda uygulanmaya devam edilecek. Ayrıca kendi kaynakları hakkında kanunlar, Anayasa’nın mali perspektifleri ve gelecekte gerçekleşebilecek revizeler için de oybirliği gerekmektedir.
Yeni oylama sistemi 1 Kasım 2009’dan itibaren yürürlüğe girecektir.
Güçlendirilmiş İşbirliği
Savunma alanında etkin olacak “Daimi yapılı işbirliği”sayesinde üye devletler daha yakın işbirliği içine girerken, daha karmaşık ortak askeri görevleri de üstlenebilecekler.
Üye devletler, Konsey’in oybirliğiyle alacağı karara bağlı olarak ortak dışişleri ve güvenlik politikası alanında “güçlendirilmiş işbirliği” inşa edebilirler. Ancak bundan sonra çekirdek grup, nitelikli çoğunluk oylamasının mı veya olağan yasama sürecinin mi uygulanacağına karar verir.
Anayasa’nın kapsadığı diğer alanlarda işbirliği yapmak isteyen üyeler, basitçe Komisyon’dan işbirliğinin çerçevesini ve amaçlarını belirten bir teklifi Konsey’e sunmasını rica etmelidirler. Konsey’de Avrupa Parlamentosu’nun fikrini aldıktan sonra Avrupa kararı yoluyla onayını sunar.
Güçlendirilmiş işbirliği, Euro grubu ülkeleri içinde mümkün olmaya başlamıştır. Bu sayede grup ülkeleri, ortak vergi politikalarını nitelikli çoğunluk oylaması ile alınan kararlar doğrultusunda uygulayabilirler (ör. Muamele vergisi veya KDV’nin uyumlaştırılması).
Ekonomik ve Parasal Birlik
Anayasa Antlaşması’nın çatısı altındaki Euro alanı üyeleri, karar almak için daha da büyük bir güce sahip olacaklar. Euro alanı üyesi ülkelere yapılan tavsiyelerin uygulanmasının yanında büyük bütçe açıklarına karşı alınacak önemlerin onaylanması tamamen “Euro- Ecofin Konseyi”nin tasarrufu altındadır. Yeni üyelerin Avrupa Parasal Birliği’ne girebilmeleri için son sözü yine Euro-Ecofin Konseyi söyleyecektir. Ayrıca Euro alanı üyesi ülkeler uluslararası finans kuruluşları karşısında bir bütün olarak temsil edilebileceklerdir.
Özgürlük, güvenlik ve adalet alanı
Bu alanın kapsamı içine giren bütün konularda Topluluk metodu takip edilecektir. İltica, göç, ve cezai durumlarda adli işbirliği konuları da dahil olmak üzere çoğu alanda nitelikli çoğunluk oylama sistemi uygulanacaktır. Buna rağmen ulusal çıkarının tehlikede olduğunu düşünen herhangi bir üye devlete Avrupa Konseyi’ne itiraz başvurusunda bulunma imkanı sağlayan “acil fren”ler de sistemin içine monte edilmiştir. (Bu önlem İngiltere’nin teklifi üzerine alınmıştır. Amaç, hukuk sisteminin temel prensiplerine getirilecek yasama ihlallerini önlemektir.)
Anayasa Antlaşması, “Konseyi, oybirliğiyle alınabilecek kararlar ışığında Avrupa Kamu Savcılığı ofisini kurmakla yetkilendirmiştir. Savcılığın yetki alanı, “Birlik’in mali çıkarlarını tehdit eden suçlar” çerçevesinde sınırlandırılacaktır. Bu sınır daha sonra “sınır ötesi boyutta işlenen ciddi suçlar”ı kapsayacak şekilde genişletilebilecektir.
Artan şeffaflık
Anayasa’nın şartları uyarınca önemli sayısı da üye devletten 1 milyon vatandaş, imza toplayarak Komisyon’u yasa koyucuya uygun öneride bulunması için harekete geçirebilir.
Konsey’in yasama görevini icra ettiği toplantıları, halka açık düzenlenebilecektir.
Ulusal Parlamentolar Komisyon’un attığı bütün adımlardan haberdar edilecektir. Eğer ülkelerin üçde biri herhangi bir Komisyon önerisinin ikincil öneme sahip prensiplerle uyumsuz olduğuna kanaat getirirse Komisyon önerisini yeniden gözden geçirmek zorunda kalır.
Antlaşma, temel hakların daha iyi korunmasını garanti altına almaktadır.
